M. Esed’in ve Ötekilerin Meâl ve Tefsirlerindeki Yanlışlar


BELÇİKALI mühtedi Müslümanlardan Abdülaziz kardeşimizden bizzat dinledim: Şu anda tam tarihini hatırlamıyorum, 1975 veya 1977’de olacak, hacca gitmiş, dönüşte bazı İslâm ülkelerine de uğramış. Tanca’da meşhur Muhammed Esed’i de ziyaret etmiş. Bu zat Avusturyalı bir Yahudi iken ihtida eden çok zekî, çok kültürlü, çok ziyalı (aydın) bir kişidir; Arapça dahil olmak üzere beş altı lisan bilirdi. Bizde daha ziyade, İngilizce’den Türkçe’ye çevrilen Kur’ân meâli ve tefsiri ile tanınır.

Muhammed Esed, Tanca’da bahçe içinde bir villada yaşıyormuş. Abdülaziz ve yanındakiler kaşane gibi evde hazretin üçüncü hanımını görmüşler. Amerikalı bir hanımmış, dekolte kıyafetliymiş, elinde bir sigara ağızlığı varmış, misafirleri görünce “Hello!..” demiş.

Belçikalı mühtedi dostum, büyük ve tanınmış bir İslâm mütefekkirinin (düşünürünün) hanımının kıyafetinden rahatsız olmuş; bize taaccüp ve üzüntü ile bahs etmişti.

Muhammed Esed, rahmet-i Rahman’a kavuşmuş bulunuyor. Aleyhinde konuşmak istemem. Lâkin İngilizce’den Türkçe’ye çevrilen ve epey “sükse” yapan Kur’ân meâli ve yorumu hakkında Müslüman kardeşlerimi uyarmak isterim.

Beyan dergisinin 47’nci sayısında (Ocak 2003) Ahmet Tekin imzasıyla bir makale yayınlanmış, bunda Esed’in kitabı tenkit edilmişti. Bu tenkitler üzerine Yeni Şafak gazetesinde Sami Hocaoğlu takma adıyla Mustafa İslamoğlu, Esed’in müdafaasına soyunmuş, yedi gün boyunca Ahmet Tekin’in, Esed’i tenkit eden bendenizin, tefsir profesörü Suat Yıldırım’ın haksız olduklarını iddia etmişti.

Esed’in Kur’ân meâl ve yorumu “Kur’ân Mesajı” adını taşıyor. Bir gazete tarafından Ramazan’da okuyucularına dağıtıldığı için hayli yayılmıştır.

Önce bu kitabın İngilizce aslı ile ilgili bilgi vereyim:

“Bu tefsirî meâl, merkezi Mekke’de olan Rabitâtü’l-Âlemi’l-İslâm tarafından M.Esed’e yayınlanmak üzere sipariş ediliyor. İlk cildi Cenevre’de basılıyor. Rabıta, Nedvî’nin, sekreterinin ve merhum Hasanü’l-Benna’nın damadı Dr.Said Ramazan’ın da içinde bulunduğu sekiz kişilik bir heyeti bu kitabı inceleyip duyurmak ve Avrupa’da dağıtımını sağlamakla görevlendiriyor. Heyet, inceleme sonucu, bu kitabın yayılmaması, Müslümanlara dağıtılmaması sonucuna varıyor ve basılan 100 bin adet kitabı, hamur yapılmak üzere kâğıt fabrikasına gönderiyorlar. Bunun için M. Esed’e ödenen paranın da geri istenmemesine karar veriyorlar. İslâmî bir kuruluş olan Rabıta’nın yayınlamaktan vazgeçtiği bu kitabı M.Esed Darü’l-Endülüs’te basma yoluna gidiyor. Bu hadisenin bütün safahatı ile birlikte görgü şahidi sayın Doç. Dr. Mustafa Bilge bu yazdıklarımızı te’yide her an hazırdır.” (Kur’ân Yolunda Kalem Oynatanlar, Ahmet Tekin, Kelâm Yayınları, İst. 2006, S. 170)

Değerli Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, Esed’in tefsirli meâlini okumuş ve konu hakkında ilmî bir rapor hazırlamıştır. Kitapta vahim ve büyük yanlışlıklar olduğunu iddia etmektedir. Prof. Suat Yıldırım da Esed’in kitabını tenkit edenlerdendir.

Şimdiye kadar değerli eserler telif etmiş ve yayınlamış bulunan Ahmet Tekin hoca, “KUR’ÂN YOLUNDA KALEM OYNATANLAR” adıyla 335 sayfalık bir kitap çıkartmış bulunuyor. Bu kitapta:

(1)Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 300 bin dolar telif ücreti ödenerek Prof. Hayreddin Karaman’a, Prof. Mustafa Çağrıcı’ya, Prof. İbrahim Kafi Dönmez’e, Prof. Sadettin Gümüş’e hazırlatılan “Kur’ân Yolu Türkçe Meâl ve Tefsir”,

(2) Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Süleyman Ateş’in “Yüce Kur’ân’ın Çağdaş Tefsiri”,

(3) Yahudilikten İslâm’a dönmüş merhum M. Esed’in “Kur’ân Mesajı”,

(4) Meşhur Yaşar Nuri Öztürk’ün Yüce Kitabımızın meâllendirilmesi ve yorumlanması konusundaki sayısız büyük yanlışları ortaya konulup tenkit edilmektedir.

Son yıllarda ülkemizde Kur’ân meâllerinin ve tefsirlerinin sayısı hayli çoğaldı. Bu meâl ve tefsirler niçin yayınlanıyor? Bu konuyu aydınlatalım:

(1) Bir kısım müfessirler sırf Allah rızası için, Kur’ân-ı mübîne bir hizmet olsun diye meâl ve tefsir yazmakta ve bunları ya kendileri bizzat yayınlamakta, yahut bir yayıncıya verip telif ücreti almaktadır. Meâl ve tefsiri para kazanıp zengin olmak niyet ve kasdı ile hazırlamayanların bir miktar telif ücreti almalarında bir mahzur (sakınca) ve ahlâksızlık olmasa gerektir.

(2) Bazıları Allah rızası için değil de sırf para kazanmak, zengin olmak, köşeyi dönmek için meâl ve tefsir hazırlayıp bastırmaktadır. Bunların yaptıkları “Âmeller niyetlere göredir” hadîsine göre değerlendirilir.

(3)Meâl ve tefsir yazan bazı kimseler icazetli din âlimidir, kendilerinde müfessirlik ehliyeti vardır. Tefsirlerini rivâyet ve dirayet metodu üzerine yaparlar ve Ehl-i Sünnet yolundan ayrılmazlar. Tefsir perdesi altında dinde reforma, tahrife kalkışmazlar. Bunların tefsirleri muteber tefsirdir.

(4) Bazı kimselerin ilmi, Arapçası, ehliyeti, icazeti yoktur.Bu gibilerin yazdığı meâl ve tefsirler “Hevâ ve re’y tefsiridir” ve kesinlikle makbul değildir.

(5) Bazı yayınevleri Fransızca’dan, İngilizce’den Kur’ân meâli tercüme ettirmektedir ki, bunun ciddiyetsiz bir iş olduğunu söylemeye bile lüzum yoktur.

(6) Birtakım fesat komitaları dinimizi bozmak, Müslümanların kafalarını karıştırmak, İslâm’ın temellerini dinamitlemek için kasıtlı olarak bozuk fikirler, görüşler, ihtiva eden tefsir ve meâl çıkartmaktadır. Son olarak “Dinde Reform... Dinde yenilik...Dinde değişiklik... Light/ılımlı İslâm... Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü...” modaları ve cereyanları çıkartılmıştır. Birtakım tefsir ve meâllerde bu fikirler işlenmektedir.

(7) Ülkemizde bazı ilâhiyatçıların (bazı dedim, hepsini kasd etmiyorum) Farmason Cemâleddin Afganî’nin müridi oldukları herkesçe bilinen bir gerçektir. Cemâleddin Afganî her Müslümanın ictihad yapmasını isteyen bir kişiydi. İşte onun bugünkü talebeleri, ağlarına düşürdükleri Müslümanlara yanlışlarla dolu meâl ve tefsirler vermekte ve “Alın kutsal kitabınızı elinize ve dininizi kendi kafanıza göre yorumlayın” dercesine cahillere ictihad kapısını açmaktadır.

Reformcuların, yenilikçilerin, mezhepsizlerin, Afganîcilerin, Diyalog ve Hoşgörücülerin üzerinde en fazla durdukları ayet Bakara Sûresi’nin 62’nci ayetidir. Onlar bu ayeti yanlış yorumlayarak; Hz. Muhammed’i (Salat ve Selam olsun ona), Kur’ân-ı Kerim’i, İslâm dinini inkâr eden Ehl-i Kitabı cennete sokmakta, onları ehl-i necat olarak görmektedir ki, bu yorumları İslâm dininin ruhuna, Kur’ân’a, Peygamberin risaletine ve tâlimatına tamamen aykırıdır.

Milyonlarca Müslümanın yeni Kur’ân tercüme, meâl ve tefsirleri konusunda mutlaka uyarılması gerekmektedir. Bu uyarı birkaç bin tiraj yapan kitaplarla olmaz. Konuyu çok güzel anlatan ve aydınlatan broşürler hazırlanmalı ve bunlar milyonlarca adet basılmalıdır.

Bazı bozuk meâl ve tefsirlerde “Üç semavî din... Üç tevhid dini... Üç İbrahimî din...” gibi tâbirler geçmektedir. Bunlar İslâm’a uygun değildir.

* Hazret-i Adem’den bugüne kadar tek geçerli din İslâm’dır.

* Atamız İbrahim aleyhisselam Yahudi ve Nasranî değildi, Müslümandı.

* Allah İslâm’dan başka bir din kabul etmez,

* Allah katında hak ve geçerli din İslâm’dır.

* İslâm’ın dışında necat yoktur.

* Bütün peygamberlerin, Hz. İbrahim’in, Hz. Musa’nın, Hz. İsa’nın dini İslâm’dır.

Resûl-i Kibriya aleyhissalâtü vesselâm efendimizin risâleti ve dâveti kendisine ulaştıktan sonra bunları inkâr ve tekzip eden kâfirdir ve cehennemde muhalled kalacaktır.

Müslümanlar Müslümanlar Müslümanlar!... Kur’ân ve meâl ve tefsiri alırken şu hususlara dikkat ediniz:

(1) İcazetli bir din alimi tarafından yazılmış olsun,

(2) Bu âlim, müfessirlik ehliyetine sahip bulunsun,

(3) Ehl-i Sünnet ve Cemaat yolunda ve çizgisinde bulunsun,

(4) Mezhepsiz ve reformcu olmasın,

(5) Diyalogcu ve hoşgörücü olmasın.

(6) Mason Afganîci olmasın.

(7) Tefsire ve meâle kendi kafasından, heva ve re’y mahsulü fikir ve görüşler koymasın.

Muhammed Esed’e Allah’tan rahmet diliyorum, taksiratının afv edilmesi için dua ediyorum. Esed kesinlikle müfessir değildir. Mühtedi olmak, çok geniş bir kültüre sahip bulunmak, zeki olmak tefsir yazmak için yeterli şartlar değildir. O bir fikir adamıdır. Vaktiyle Cenevre’de basılan ve sonra bir heyet tarafından tedkik edilen ve nüshaları kağıt fabrikasına gönderilerek imha edilen bir “Tefsir bi’l-heva ve’r-re‘y” nasıl oluyor da Türkiye’de yayınlanıyor ve halkımıza, gençliğimize sunuluyor?

Ben bir Müslüman olarak dinimi Esed’den öğrenmem.

Allah’ın rahmeti her şeyi kuşatmıştır. Ona rahmet dilerim, yanlışları konusunda din kardeşlerimi uyarırım.

Sevgili Müslümanlar!.. Akıllı olalım, mantıklı olalım, uyanık olalım, firasetli olalım, dikkatli olalım, ihtiyatlı olalım...

(Ahmet Tekin hocanın kitabını okuyunuz. KUR’AN YOLUNDA KALEM OYNATANLAR. Kelam Yayınları. Tel: 0 216/651 78 21... 0 533 336 65 70... e-mail: canday@mynet.com.)

Mehmet Şevket Eygi, Millî Gazete, 27.02.2006


maide suresi 117.ayet

esed ile tanışmam bu ayeti araştırırken oldu. sanırım rabıtanın kuran mealini çöpe atmasının da nedenlerinden biri bu. İsa ölmüştür ve mesih olarak gelmeyecektir. bu durumda isa mesih ya da ikna edemediğim kardeşimin deyimiyle başkomutan ile ilgili hadisler çöpe gider. hadisleri yayanın diğer hadisleri sorgulanınca aslında gaybı sadece Allah'ın bildiğini kabul etmeye başlarsak ki benim inancım bu yönde(kuran da buna işaret ediyor) mehdi gider, deccal gider, kadere iman gider. (bir ara baktım da elimi sallasam mehdiye çarpar vaziyete gelmişiz) bunlar zaten kuranda olmayan hadislerle ayakta tutulan şeyler. gelelim eygi burada neden devreye giriyor. eygi galatasaray liseindeyken nur risalelerini okuyan bir nurcu adayı. şu anki durumunu bilmiyorum. ama yazdıkları yazılardan kuranı değil risaleleri okuyan biri olduğu ortaya çıkıyor. risalelerde ne var : mehdi, deccal, cifr hesabı... sadece bu cemaat değil tüm tarikatlar çöker. sonuç mu gerçek islam bu işte. tarikatsız ve bidatsız. biraz da bu pencereden bakın derim. not 1: kader ile ilgili dönüş yapacaksanız kuranda iki ayette imanın esasları var. gerisi teferruat. not 2: kıyamet aniden gelecektir. bunun bir ön belirtisi yok. tersi iddialar için önce kurana bakın. bu durumda deccal de yok. not 3: sünnete karşı değilim ama kuranla çelişiyorsa sünnet terk edilir çünkü kuran ben tamamım eksiğim yok diyor. esed nasıl yahudiden dönmeyse o dönemde müslümanlaşanlar da yahudiydi. kendi inançlarını koymuş olabilirler. ben kardeşimin fikrini nasıl değiştiremiyorsam o insanlar da yıllarca inandıkları şeylerden vazgeçemezler. not 4: maide 117 için başka mealleri de araştırabilirsiniz. aynı şekilde açıklayan 3-4 kişi daha var. not 5: bir saattir saattir yazıyorum, sitenizdeki yazıları okuyorum ama boşuna yazmışım. tasavvuf ile ilgili makaleyi gördüm. tasavvufa inanan, rabıtaya inanan şirke düşmüştür. Allah ıslah etsin. meali kötülemek için bir yazınızda da fatihanın son ayetlerinde olmayan ve zaten olmaması gereken bir şey niye yok diyorsunuz. onun için de yorum yazdım. sanmıyorum ki yayınlayasınız. Gerçekten Allah yolundaysanız yalandan ve şirkten korkun.

CVP:maide suresi 117.ayet

Rabıta ayetle sabittir kardeşim. Sen açıkca kaderi inkar ederken müslüman olarak kaldığını iddia ediyorsan biz senin pencerende şirke düşmüş, müşrik ya da kafir olalım önemli değil. Sonucta yahudilere göre de kafir değilmiyiz biz öyleyiz.. sana göre de kafir olmuşuz cok mu :)

İlk müslümanlar yahudi değil mekkelidir. yahudiler islamiyeti seçmek yerine o dönem savaşmayı ya da savaşanları desteklemeyi tercih ettiler.

Maide 117 bakıp yorum yapıyorsun. maide 116 bak: وَإِذْ قَالَ اللّهُ يَا عِيسَى ابْنَ مَرْيَمَ

burada hz. isanın hikayesi anlatılmakta. Ve hz. isanın kavmine söylediğini de 117. ayette geçmekte. Bu kıssadan yola çıkara kadere imanı nasıl atıyorsun merak ediyorum.

kuranda olmayan kadere iman neden mezheplerde var?

Mezheplerin kendilerine göre bir kader kavramı, inancı oluşturup bunu imanın şartlarına ekleme gayretlerinin sebebi;
1-Kur’an’ın işaret ettiği akıldan, bilgiden, ilimden insanları uzak tutmak, özgür düşünceyi, iradeyi pasifize etmek ve çalışmayan, üretmeyen, düşünmeyen tembel, sadakaya muhtaç bir toplum yaratmak daha sonra toplumu dilediği gibi istismar etme isteğidir.
2-Başımıza gelen herşeyin sorumlusunun yaratan olduğu, Allah’ın takdiri olduğu fikrinin kabul ettirilmesi ile uysal, uyumlu, tepkisiz bir toplum yaratmaktır.
Bunun sonucu olarak zulümlere tepki göstermeyen, baş kaldırmayan ‘kaderine razı’ uysal insanlar, toplumlar oluşturmaktır..
3-Kötü niyetli, istismarcı, çıkarları doğrultusunda işler yapan veya ehil olmayan yöneticilerin hataları, icraatları sonucu ortayan çıkan olumsuz sonuçların sorumluluğunu Allah’a havale etme ve düzenin devamını sağlama istekleridir.
ben başıma gelen iyi şeyi Allahtan bilip kötü şeyi de Allahtan bilirsem Allahın sıfatlarına haksızlık etmiş olmaz mıyım? O rahmet sahibi değil miydi? ben iyilik yapmak istiyorsam iyilik yolumu açar, kötülük yapmak istiyorsam kötülük yolunu açar. Ama sorumlu benimdir. birini öldürürsem bu onun kaderi değil benim onu canını almamdır. katilin hiç mi suçum yok? sorumluluk almaktan kaçınmanın bir sonucudur.
kadere iman bu halkın geri kalmasının da bir nedenidir. Doğal afetler Allahın azabıysa, deprem fuhuş arttığı için oluyorsa kim oturur inceler depremden önce acaba uyarı sistemi kurabilir miyim diye? Fizik kanunları da harika birer örnektir. Gavur deyip aşağıladığımız adamlar kanunu bulur, onunla ilgili teknolojiyi geliştirir ve bize satar. biz sadece pazar oluruz. Bir şey daha yaparız. bu kuranda vardır deyip kılı kırk yarar o kanunu kurandan çıkarmaya çalışırız. Allah bize kitabında kanun veriyorsa biz neden arayıp bulmuyoruz o kanunu daha önce. dünyadaki her şeyin bir düzeni ve kanunu var. bulunmayı bekliyorlar. bizse bugün neyi tartıştık. intihar edenin cenaze namazı kılınır mı? Alimler yıllar önce karar vermiş zaten. Adli tıp doktoru bir profun saçmalığı ile ülkenin kaderinin dış güçlerce şekillendirilmeye çalışıldığı bu günlerde milletin uyutulmasından/uyuşturulmasından başka bir şey değil bu?

hocası olmayanın hocası şeytandır

kaderin kuranda olmadığından eminmisin.... yada bu konuda milletin sırf aklını karıştırmak için mi yazıyorsun anlayamadım.. be sana isra suresi 13. ayeti oku derim. (Her insanın da kuşunu (nasibini) boynunda kendine takmışızdır. Onun önüne kıyamet günü kendisini şöyle karşılayacak açık bir kitap çıkarırız.) bu ayetide Kehf suresi ile birletirdikten sonra inşallah imanın yerine gelirde imanın 6. şartını inkardan vazgeçersin. unutma imanı inkar insanı nerelere götürür.
inşallah bundan sonra kendine bir hoca seçer ve kuranı kafana göre yorumlamaktan vazgeçersin.. ilmin yetmediği konulardada lütfen yazmayalım çünkü bu yazıları herkes okuyor...

CVP:kuranda olmayan kadere iman neden mezheplerde var?

Kader inancı ayetle sabittir. MEzheplerin eklediği yok. inkar eden kişi otomatikmen kafir olur..

Kader ölçü demektir kime

Kader ölçü demektir kime sorarasan sor. senin anladığın tarzda bir kader anlayışı kurana uymamaktadır. Allah her eşyi bir ölçüye göre yaratmıştır kim bu ölçüyü bozarsa başına felaket gelir.rum suresine bak 41 de yazılı.
Allahın her şeyin bilgisine sahip olması onun zaatındandır o yaratandır ve yaratıklarını elbette ki en iyi bilendir.
Allah seni cennetine yerleştirmek için yarattı cehenneme atmak için değil cehenemi senin seçtiğin ve uyguladığın eylemler sonucu atar. Bu da senin kadercilik anlayışına tamamen ters.
İnsanı kafir ilan etmek Ceheneme atmak bunların sahibinin yetkisindedir. Bence sen yetkini ve haddini aşma üstüne düşeni yap; Allaha kul ol ondan başka rab edinme bağışlanma dile ki cehennemden korunanlardan ol.

maide suresi 117.ayet ile kaderin ilgisi yok zaten...

kaderden bahsetmeden önce hadisler incelenirse dedim. cımbızlayıp almışsın. kuranda rabıta yoktur var olduğunu söylüyorsan ayetle delil göstermeni bekliyorum.
maide 116: Siz ey imana ermiş olanlar! Antlaşmalarınıza sadık olun!(Bundan sonra) belirtilecek olanlar dışında ot ile beslenen hayvanlar(ın eti) sizin için helaldir: ancak ihramda iken avlanmanıza izin verilmemiştir. Bilin ki Allah, iradesinin gereğini emreder.
maide 117: Ben onlara (söylememi) emrettiğin şeyden başkasını söylemedim: 'Benim Rabbim ve sizin Rabbiniz (olan) Allaha kulluk edin (dedim). Ve onların arasında yaşadığım sürece yaptıklarına şahitlik ettim: Ama Sen bana ölümü verdikten sonra onların koruyucusu yalnız Sen oldun: Zaten Sen her şeye şahitsin.
maide 117'de Allah ile konuşuyor ve orada öldüğünü söylüyor.
Mâ kultu lehum illâ mâ emertenî bihî eni’budûllâhe rabbî ve rabbekum, ve kuntu aleyhim şehîden mâ dumtu fîhim, fe lemmâ teveffeytenî kunte enter rakîbe aleyhim ve ente alâ kulli şey’in şehîd(şehîdun). buradaki teveffeyte-nî : sen beni vefat ettirdin, aralarından aldın demek. bir sürü meal bunu beni aldın diye çevirdiği için insanlar hz.isanın geleceğine inanıyor. Ama isa gelmeyecek. yani isa mesih ile ilgili hadisler uydurma.
gelelim kadere(kadere imanı araştırırsan hicri 2.yüzyılda emeviler zulumlerini kaderleriydi diyerek dinin içine sokmuşlar, ondan önce yok);
nisa 136: Siz ey imana ermiş olanlar! Sımsıkı sarılın Allaha ve Peygambere olan inancınıza ve Onun Peygamberine safha safha indirdiği vahye: Zira Allahı, meleklerini, vahiyleri, peygamberleri ve Ahiret Gününü inkar eden, gerçekten şiddetli bir sapıklığa düşmüştür.
bakara 285: Elçi ve o'nunla birlikte olan müminler, Rabbi tarafından o'na indirilene inanırlar: Hepsi, Allah'a, meleklerine, vahiylerine ve elçilerine inanırlar; O'nun elçilerinden hiç biri arasında ayrım yapmazlar ve: "İşittik ve itaat ettik. Bize mağfiret et ey Rabbimiz, zira bütün yolculukların varış yeri Sensin!" derler.
aynı şekilde kıyamet alametlerini de araştırırsan kuranda böyle bir şey olmadığını görürsün. kıyamet ansızın gelecektir diyor ayette. bu durumda kıyamet öncülleri olan deccal, mehdi gibi kavramlar da diskalifiye oluyor. rabıtayı da biraz araştır yoga ile bağlantısını bulursun. bulamıyorsan kanıt dediğin ayeti söyle. yaşlandım hafızam o kadar iyi değil.

CVP:maide suresi 117.ayet ile kaderin ilgisi yok zaten...

Kaderi inkar eden kişi kesinlikle kafir olur. Yahu, başını kaldırıp şu dünyanın sistemine bakmak kaderin ta kendisidir.

Bu kadar inkarcısının olması muhammed esed isimli vatandaşın fitnesinin belgesidir. Yorumu herkes görsün ki ibret alsın.

Adamlar kaderi bile inkar ediyorlar.

diğer kafirler

Abdülaziz Bayındır ile Mustafa İslamoğlu da kafir değil mi? Sizin gibi düşünmeyen herkes kafir. Bir siz aklısınız. Onlar da kadere imanı reddediyorlar.
Sen mümin ol. Bizler kafir olmaya devam ederiz. İstediğin meale bak, ben 30 tanesine bakıyorum. verdiğim iki ayet her mealde aynı şekilde açıklanmıştır. Aklı olan zaten aklını kullanarak doğru yolu bulur. Kadere imana ait bir ayet gösteremiyorsun bile. Ben kader yok demiyorum. Kadere iman yok diyorum.
Sen kendi bildiğine inan, ben kendi bildiğime. Benim yolum sana göre kafirlikse yolumu kendim seçtim. Bu benim kaderim değil. Aklım, okuduklarım beni böyle düşünmeye itiyor. Kimse yola kafir olacam diye çıkmıyor. Dünyada 7 milyar insan var. Hangisine sorsan en doğru inanç kendisininkidir zaten.

CVP:diğer kafirler

Kaderi inkar eden herkes kafirdir. Kaderin ne oldugunu bilmiyorsan kuranda da bulamazsın, islamda da.. Allaha şükür 40 türlü meale bakmaya ihtiyacımız yok. arapça metininden de anlayıp okuyabiliyoruz :) ve o meallerin nasıl saptırdıgını da canlı olarak görüyoruz.

Kader Allahın bilmesidir. Ezeli ve ebedi herşeyi bilmesidir. Hiç birşey allahtan gizli saklı değildir. geleceği de bilir geçmişi de bilir. Kader budur. Kurandaki bütün ayetler zaten allahın bilgisini herşeyi ortaya koyar. 10 yıl sonra intihar edeceksen. Allah bunu bugün biliyor.. İntihar ettiğin gün ise bu kaderin gerçekleşmesidir. bu da kazadır. İntihar etmek senin kendi tercihindi. Allah senin onu tercih edeceğini biliyordu. işte bu tercihin de senin iradei cüziyendir. Yani kısmi özgürlüğün. Boğaz köprüsünden mi atlayacaksın, apartmanda mı atlıyacan yoksa hap içip öleceksin, bunlar hepsi senin tercihin. ancak allah senin nasıl öleceğini de biliyor..

Eğer sen yarın bu olayın olması hakkında Allahın bilgisi yok dersen yani kaderi inkar edersen dinden çıkmış olursun. kafir olursun.

ayet mi istiyorsun:

3:145 - "Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kimseye ölmek yoktur. (Ölüm) belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini dilerse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükafatlandıracağız."

7:34 - "Her ümmetin bir eceli vardır. O ecel geldiğinde, ne bir ân erteleyebilirler, ne de öne alabilirler."

9:51 - "De ki: "Hiçbir zaman bize Allah'ın bizim için takdir ettiğinden başkası dokunmaz. O bizim mevlamızdır. Müminler yalnızca Allah'a tevekkül etsinler."

قُل لَّن يُصِيبَنَا إِلاَّ مَا كَتَبَ اللّهُ لَنَا هُوَ مَوْلاَنَا وَعَلَى اللّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ

sen bunu okuyup zank diye anlayamıyorsan haddini bil inkara kalkışma..

vah garibim.. dinden çıkmışsın haberin yok

Ben Cehenemlik ise neden

Ben Cehenemlik ise neden namaz kılayım neden oruç tutayım? neden Allaha kul olayım? Ceheneme gidecek kişiler Allah a Kul olmayanlardır.
Arapça bilip okuyabiliyorsan şunuda biliyorsundur allah yaratığı şeyleden ayrıdır. Zaman yaratılmıştır sen zamansızlık nedir anlayabilirmisin? anlayamazsın çünkü bilgimiz yok.
Allahın insana şah damarından daha yakın olması nedir ? İnsanı kendisinden bile daha iyi tanımasıdır çünkü o yaratan herşeyi bilmesi gayet doğal.
Geçmiş gelecek şimdiki zaman diye kasteteğin şeyler ise sana ait sadece senin evrenine ait şeyler. Geçmiş diye bi şey varmı yada gelecek biliyormusun?
Bu felsefe değil bilim.
Bilim bunu ispatladır hani şu beyaz saçlı adam dediya Zaman diey bi şey yoktur izafidir diye evet zaman izafidir bu evrende allah katında zamandan bahsetmek ne kadar doğrudur bilemem çünkü sonsuzluğu beynim algılayamıyor doğal olarak.

Merhum Esed gibi değerli bir

Merhum Esed gibi değerli bir mümine çamur atmaya kalkanların bu şeytanlıklarına lanet ediyor,Cenabı Hakk akıl,vicdan,vahy yolundan ayırmasın diyorum

mezhep kavgası yapanlar

mezhep kavgası yapanlar LÜTFEN bana Peygamberimizin Hz.Ömerin Hz. Ebubekirin Hz.Osmanın Hz Alinin bütün sahabelerin mezhebini söyleyebilir mi? Allah sizlere hidayet etsin....

Muhammed Esed çok okumadım ancak şu bile yeter bana neymiş yahudiyken müslüman olmuş sizene arkadaş sizi ne ilgilendiriyor haşa kendinizi ne sanıyorsunuz kimin kalbinde ne olduğunu nereden biliyorsunuz? Size mi düşmüş yahudiymişde müslüman olmuşu...Biz yahudimiyiz sonradan müslüman olunmuyor mu? Allah sizlere yardım etsin sizlere de hidayet etsin...

Ehli sünnet bakalım sizlere neler kazandıracak Peygamberimiz kendi kızı Fatıma ya bile benim sana orada faydam dokunmaz derken siz hala sapkınlıklarınız peşinden gidin...

cevap

katılıyorum...

sen ne anlayıssızsın

sen ne anlayıssızsın konuya nerden yaklasıyosun muhammed esed denen sapık kuranın manasını bozmaya çalsıyor sen kimi kime savunuyosun sev muhammed esedi kimin uşağıysa o sende onun uşağı olmus olursun haberin olsun o kadar ehli sünnet alim varken ne işin var muhammed esedle hayrettin karamanla mustafa la islamla

mezhep

sizin gibi bir anlayışım olacağına mezhepsiz olurum daha iyi ..

CVP:mezhep

niye değer verdiğiniz sevdiğiniz sandınız birinin mezhepsiz olduğunu mu öğrendiniz?

M.ESED

TÜRKÇE KURAN-I KERİM VE TEFSİRİ (MUHAMMED ESED)
RAHMÂN, RAHÎM ALLAH ADINA (1)

1 - Otoritelerin çoğunluğuna göre, (9. sure -Tevbe- hariç bütün surelerin başında yer alan) bu ifade Fâtiha'nın ayrılmaz bir parçasını oluşturur. Bu nedenle 1. ayet olarak numaralandırılmıştır. Bütün diğer örneklerde ise besmele, surelerin başında yer alır ve fakat ayet sayılmaz. Rahmân ve Rahîm ilahî sıfatlarının her ikisi de "bağışlama", "merhamet", "şefkat" anlamına gelen ve fakat daha da kapsayıcı bir mana ifade eden rahmet isminden (bu ismin masdarından) türetilmişlerdir. İlk zamanlardan bu yana İslam alimleri, bu iki terimi birbirinden ayıran anlam nüanslarını tanımlamaya çalışmışlardır. Bu açıklamaların en ikna edici ve sade olanı İbni Kayyım'a aittir (Menâr I, 48'den naklen): (Ona göre,) Rahmân terimi, Allah'ın Varlığı kavramında içkin (mündemiç) bulunan ve ondan koparılması mümkün olmayan rahmet saçıcılığı vasfını kapsarken, Rahîm, bu rahmetin O'nun mahlukatı üzerindeki tezahürünü ve onlar üzerindeki etkisini, başka bir deyişle O'nun aktivite (faaliyet) tarafını ifade eder..SAPIĞIN MEALİDİR ...ANLADIN MI NE KADAR SAPIK DEĞİL Mİ?...GÖZLERİ KÖR KULAKLARI SAĞIR DİLLERİ LAL OLANA BU YETER SANIRIM...

Muhammed Esed ten helallik alabilecekmisiniz

Sonunu düşünmeden kendi hocalarının kişisel görüşleri ile sorumsuzca iftira atanlar Allah ın kendilerine kullanmaları için bahşettiği aklı kiraya vermek yerine iyi kullanmalılar. Helallik alamayacağınız bu insana nasıl rahatça iftira atabiliyorsunuz. Bir zavallı otorite ne demiş. Ulema dini ilimlerde otorite değil mi? Otoriteler den kasıt elbette Alimlerdir. By Sarıkaya Muhammed Esedin mealini vererek aklınca sapıklığını isbatlamaya çalışmış. Ama neye dayandırdığı belli değil. Besmele nin ayet olup olmadığı hakkındaki ifadeleri mi yoksa, Rahman - Rahim lafızlarının tefsiri mi? neyi eleştirdiği belli değil. Bu tipler ve hocaları o kadar pervasız ki Allah ın dininin jandarması sanıyor kendilerini o kadar ileri gidiyorlar ki? yüzlerce yıl önceki alimlere bile sövebiliyorlar. Amma suç sadece bu aklını ferasetini kullanamayan zavallılar da değil. Bunları peşine takan sorumsuz sözümona kaanaat önderleri. Allah Cümle Ümmet i Muhammed i muhafaza etsin. İzandan edep ten adaletten ayırmasın.

otarite de nedir?

otarite mi? el insaf yani.. Adamın ne olduğu kullandığı kelime ve cümlelerden ortada değil mi? Gerçeği öyle bir anlatırsınız ki, gerçekliği kalmaz. Bilinç altlarına verilen mesajlara bakınız

m.esed

peygamber(s.a.v)sizin zamanınızda gelseydi sizler kesin olarak müslüman olmazdınız..bu kadar da cahillik düşman başına..hayatında bir kez olsun meal tefsirine baktın mı esedin... nereden çıkardın sapık olduğunu abilerin mi söyledi...yoksa okudun araştırdın kalben razı geldin de ondan sonra mı sapık olduğuna karar verdin ...ÖLÜ ETİ YEMEYİ NE KADAR DA SEVİYORSUNUZ..

CVP:m.esed

Yahu elin yahudisi ben müslüman oldum diyor. Sonra kalkıyor meal yazıyor tefsir yazıyor. Ve o bunları yaparken de bizim anadan doğma müslümanlarda hiç altında birşey aramadan elin yahudi asıllısını savunuyor..

Hiç mi aklınıza gelmiyor kasıtlı ve bilinçli olarak asırlardır devam eden islamı tahrif ve bozma operasyonu olabileceği. Ne kadar safsınız, ne kadar kendinden geçmişsiniz. Uyanın ya.. Adamlar içinize özel yetiştirilmiş casus sokuyor siz daha onu savunma derdindesiniz.. Onlar öyle ince planlı çalışıyor ki, tıpkı filistin topraklarını satın ala ala devlet kurdukları gibi, sözde müslüman olduk diye diye islamı bozma ve hristiyanlığı yaptıkları gibi aslından tamamen uzaklaştırma derdindeler..

Hala mı zehirlerinin farkında değilsiniz

yahudi

hz.ömer,önceden hangi inanıştaydı.Ansanları geçmişi ile yargılamak cahiliye mantığıdır.ne zaman müslüman gibi düşünmeye başlayacağız.

CVP:yahudi

Hz. Ömer'i ömer yapan bir peygamber vardı.. Duası ile yanına çeken..

M.Esad gibiler hz. ömer in tırnağı bile olamaz..

Öylelerine ancak münafıklarla ilgili ayetlerle değerlendirmek gerek..

Unutmayın, kuruluş dönemin saflığını temizliğini hiç bir dönem bulamazsınız. O dönemin çilesini çekmiş mi ki m.esad hz. ömerle kıyaslıyorsunuz

yazık

ömeri ömer yapan allahtır.

ömeri ömer yapan allahtır. sırf peygamber(as) duası olsaydı ebu talip müslüman olurdu.Kureyşin tamamı peygamber dua ettiği halde müslüman olmadı. İnsanlar batıl düşüncelerini terk ettiyse onlar geçmişiyle yargılanamaz. çünkü islam kendinden öncekileri siler.

YARIM DOKTOR CANDAN YARIM HOCA IMANDAN EDER

sozu bu cok siteye cok uyuyor... alim soyle boyle diyerek savunanlari anlamiyorum bi turlu adam yarim alim iste bu da derin bir zehir iste neden gormek istemiyosunuz

''Bin kere mazlum olmak,Bir kere zalim olmaktan iyidir.Hazreti Ali (r.a)''

CVP:mezhep kavgası yapanlar

Mezhep nedir bunu anlamadan hz. ömerin mezhebi nedir diye sormak abes olacaktır. Her sahabe zaten müctehidtir. Onların her biri mezhep imamlarımızdan daha üstündür.

İmam azam, imam şafi bunlar kendi kafalarından birşey uydurmadı. Onlar zekeriya beyaz, yaşar nuri öztürk, edip yüksel gibiler insanların akıllarını karıştırıp dinden çıkarmasınlar diye işte hz. ömerler hz. aliler hz. ebubeklerler aracılığı ile bir sonraki nesle aktarılan islam kültürünü derleyip bize sundular. Tıpkı peygamberimizin vefatından sonra hz. Ebu Bekirin kuranı kerimdeki tüm ayetleri derleyip bir kitap haline getirmesi gibi.. Neden? sonraki dönem de fitne fesat çıkmasın diye..

O yüzden 1400 yıl sonrada hala islam dimdik ayakta.. Biz cehaletimizi islam'ın eksikliği sanıp saldırmak yerine öğrenmeyi deneyelim..

güzel kardeşim iyi

güzel kardeşim iyi yazmışsında her mezhep imamı benim mezhebim sahih hadisdir benim sözüme muhalefet eden bir hadis size ulaşırsa ben ölmüş dahi olsam benim mezhebim o sahih hadisdir diyor sahih hadislerle namazın kılınış şekli belli iken siz hala şu mezhebin namazı bu mezhebin namazı diye namazı parçalıyosunuz madem o kadar dinine düşkünsün dört büyük imamı ortak itikadde niye örnek almıyorsun hangisinden ne eser geldiyse oku dinlerini parça parça edenler yokmu işte onlarla senin asla işin olmaz diyor eyette dini parçalamayın bu imamların hepsinin kitabını okuyun birini alıp birini almamazlık yapmayın namazı örnek olarak verdim bi örnekte erkekle kadının namazının şeklini ayıran kuran ve sünnetten delil getire bilirmisiniz

CVP:güzel kardeşim iyi

Amelde 4 hak mezhep vardır. Hanefi, Şafii, Hambeli, Maliki mezhepleri.. Herbirinde de ibadetin en temeli birdir. Biri 3 vakit diğeri 5 vakit demiyor! Fakat günümüzde kurana vs. bakıp 3 vakit diyen bir çok zavallı var. Yok namazı parçılıyorsunuz vs gibi yorumlar bilinçsizlik örneğidir. Amelde bu dördünden birine uymak zorundasın. Mezhep birleştirme hastalığıda aslında 5. bir mezhep kurma girişiminin farklı yoludur.

İtikat ile ameli karıştırmayınız. İtikat inanç biçimidir. Nasıl inancağını anlatır. Amel, uygulamadır. Nasıl yapacağını neler yapman gerektiğini anlatır. Amelde mezhep ile itikatta mezhep farklıdır. Eşari ve maturidi mezhepleri itikadi mezheplerdir.

"dört büyük imamı ortak itikadde" diyerek aslında kafanızın ne kadar karışık olduğunu belgeliyorsunuz. Hanafi mezhebinden olanlar maturidir genel olarak. Diğer 3 mezhebe uyanlar da eşari mezhebindendir.. Her ikiside haktır.

Bunların tartışmasını yapmak abestir. Senin önüne hazır paket olarak sunuluyor bunları alıp uygulamak yerine, seni yoldan çıkarmak isteyen AKIM'lara kapılıp onların sözlerine kanarak "ben bilirim", "ben bulurum", "kafama göre takılırım" yolunu seçmeyi tercih ediyorsunuz.. Bu da aslında farklı bir oluşumdur. Adı konmamamış mezheptir. Hepsinin ortak düşüncesi aynı çıkış yollarıda onlar ne diyorsa biz tersini yapalım diyebilecek kadar uçtur!!!

Siz ehli sünnet

Siz ehli sünnet karşıtları ehli sünnetin kıtymetini ileride anlayacakasınız en fazla ahirette anlarsınız çok uzun zaman değil yani ehli sünnetten yana olmayanın vay haline... muhammed esedin mealinde hatalar vardır hemde yapılmaması gereken hatalar bu konuda ebubekir sifil hocadana geniş malumatlar alabilirsiniz. eygi hoca gayet düzgün bir eleştir kaleme almış esede olan sevginizden dolayı saçma yorumlar yapmayın

sayın eygi hocamız

sayın eygi hocamız kalbiyle,diliyle ve kalemiyle her yönüyle kendini islama admış bir yiğit,mücahit,aydınve takvasından şüphe edemediğim büyüğümüzdür.ehli sünnet yolunda hassasiyetle korunması konusunda boyle insanlar olmasaydı güzel dinimiz bizlere bu saf ve berraklığıyla nasıl ulaşacaktı.demekki hristiyanlık yada yahudilik geçmişte nasıl bozulmuş şimdi daha iyi anlıyorum.bir hadsi şerifte nebi aleyhisselam"cehennemin etrafı iyi niyet taşlarıyla döşelidir"sözü size neyi anımsatıyor.esed merhumun yahidilikten dönmesi özellikle dinde yenilik arayan kişiler için cazip gelebilir,ama birinci öncelikli klavuzumuz tefsirde icazetli ulemalardır.misafir ,sana bir soru nükleer enerji dalında en uzman profesör bu ilme tam40 senesini vermiş,eminim 40 sene sonra nükleer bilim dalı dahada ileri safhalara gelecek ve bu payeyi sence kimden devr alacaklar.tabiiki eski ehil profesörlerden devralacaklar dimi.allahın yarattığı nükleer maddelere insanlar yıllarını veriyor ve bundada çok zorlanıyorlar da yüce mevlamızın koskoca kuranı kerimini çok kısa bir zamanda idrakine sahip olduğunu söyleyip tefsir yazmak ne manaya gelir biliyormusun.haşa elimizdeki hak kitabı fizik,kimya kitapları seviyesine indirmeye,bunları derin ama çok derin tefekkürle aşabilirsin.

taberi tefsiri oku

taberi tefsiri oku

Mezhepsiz olmasın

şu 4. maddedeki, mezhepsiz olmasın şartınız...Ben de bir mezhepsizim dersem benim hakkımda bu yönümden dolayı herhangi bir hüküm cıkartabilecekmisiniz ? ve bu yönü olan insanlar hakkında yorum yapma gafletinde bulunyorsunuz, buna nasıl ve hangi kaynaga dayanarak cüret ettiginiz hakkında bizlere biraz bilgi verirseniz sevinirim...

EL CEVAP

SELAMUN ALEYKÜM GÜZEL KARDEŞİM BN MEZHEPSİZİM DEMEK SANA ARTI BİR ŞEY KAZANDIRMAZ AMA BİR MEZHEBE BAĞLI BULUNMAK ÇOK ŞEY KAZANDIRIR DİNİNİ KAZANDIRIR AZ BİR ŞEYMİ DİNİNİ KAZANMAK DİNİ KAZANMAK HERŞEYDİR BAŞKASI GELİP GEÇİCİDİR BEN MEZHEPSİZİM DEMEK SENİN NEGFSİNE HOŞ GELİYOR NEFSİNİZE UYMAYIN O KÖTÜLÜK İSTER AYETİNE TESTİR BİRDE BİRİLERİNE UYMAYI ALLAH EMREDİYOR SEN HİÇ OKUMAZMISIN GÜZEL KARDEŞİM Hidayet yolunu öğrendikten sonra, Resule uymayıp müminlerin yolundan ayrılanı, saptığı yola sürükleyip çok kötü bir yer olan Cehenneme sokarız!) [Nisa 115]Bilmiyorsanız, zikir ehline [âlimlere] sorun.) [Nahl 43](İyilik yarışında önceliği kazanan muhacirler ve ensar ile onlara güzellikle tâbi olanlar, onların yolunda gidenlerden Allah razı olmuştur, onlar da Allah'tan razı olmuştur. Allah bunlar için, sonsuz kalacakları Cenneti hazırladı.) [Tevbe 100] ALLAH KİMLERDEN RAZI OLDUĞUNU AÇIKLADI CELLE CELALUHU EĞER SEN KENDİNİ MÜÇTEHİT ALİM GÖRÜYOSAN ZATEN O ZAMAN KİMSEYİ TAKLİT ETMEK SANA YAKIŞMAZ AMA SENİ BİLMİYORUM TENZİH EDERİM ETRAFIMDA DA ÇOK VAR İNAN FATİHADA 10 TANE YANLIŞI OLANLARDA SENİN DEDİĞİNİ DİYOR ALLAH HEPİMİZE HİDAYET NASİP ETSİN DOĞRU YOLU BULDUKTAN SONRA SAPIKLIĞA DÜŞÜRMESİN AMİNN. ÇOK DİKKAT EDELİM GÜZEL KARDEŞİM İTİKADIMIZI DÜZELTELİM EHLİ SÜNNETİN YOLUNDAN AYRILMAYALIM. DAHA 4 GÖBEK GERİSİNİ SAYAMAYAN İNSANLARIN GÖRÜŞÜNÜN ARKASINA DÜŞMEYELİM MÜÇTEHİTLERİMİZİ BU DİNİ İSLAMI BİZE KAYNAĞINDAN ALIP BİZE KADAR BOZULMADAN GETİRMİŞLERDİR ALLAHIM ŞEFAATLERİNE NAİL EYLESİN AMİN.ONLAR İKİ KİŞİYLE EFENDİMİZ SALLALLAHU ALEYHİ VESELLEME ULAŞIYORLARDI

canım kardeşim tevbe 100.

canım kardeşim tevbe 100. ayeti paylaşmışsın...Ne güzel iyi paylaşmışsın da...

Muhacirler ile Ensârdan ilk evvel (İslâmiyet'i kabul ile başkalarına) sabkedenler ve (onlara) ihsan ile tâbi olanlar var ya! Allah Teâlâ onlardan razı oldu, onlar da O'ndan razı oldular. Ve onlar için altından ırmaklar cereyan eden cennetler hazırladı. İçlerinde ebedîyyen baki olacaklardır. İşte bu, en büyük bir necâttır.

Muhacir ve Ensar ne demektir bana bir açıklar mısın? Muhacir Mekkeden Medineye göç eden sahabelerimiz, ENSAR ise MEdine de bu kardeşlerimizi karşılayan Medinelilerdir..Peki onlardan şu anda yaşayan var mı? yok Peygamberimizin soyunun devam ettirilmemesi gerektiği söylenirken sen kimin soyunun devamını sağlıyorsun? Allah Teala Kuran da TAKVACA ÜSTÜNLÜK ten bahsederken sen kimin soyculuğunu yapıyorsun? Neye dayanarak soyculuk yapıyorsun? Allah sizlere akıl fikir versin..Kuran ayetlerini kendinize göre çarpıtıyorsunuz...Akıllı olun önce imanınızı güçlendirin, sonra 5 vakit namazınızı eksiksiz kılın sonra da gece namazlarına da kalkın arada bir kalktığınızda açın Kuranı Kerimi anlayarak okuyun sonra da gelin bir daha konuşalım...Hem de oturup tek mealliden tek tefsirliden okumayın hepsini okuyun.....Alışmışsınız Risale okumaya başka yol bilmiyorsunuz??? RİSALE-İ NUR başınızı yakacak benden söylemesi, risale-i nur da açık açık kitabın Allahtan vahiy ile geldiğini söylüyor yani kendini peygamber yerine koyuyor...Akıllı olun...Aklınızı Kullanın demiyorum bakın çünkü bilgisi olmayan aklını kullanamaz önce bilginizi arttırıp edindiğiniz bilgileri doğrulatmaya çalışın MEKKE dönemindeki EBU LEHEB lerin yaptığı gibi ATAM böyle yapıyordu demeyin...

İnsan neden farklı görüşleri karalayarak aklanmayı seçer ki

Mekkeye Giden Yol ( İnsan Yayınları ) ve Kur'an Mesajı ( Meal - Tefsir İşaret yayınları, adı geçen meal ) Okunmalı öncelikli her ikisi, gerekirse Kur'an Mesajı diğer meallerle de karşılaştırılmalı,bilinenin ötesine geçtiği bir gerçek, diğer meallerde el ucundan ayrılmamalı... bu denli bir eleştiriyi! hak edip etmediği görülmeli.Kur'an mesajı susuz çok insana ırmak olmuştur, ırmağın kaynağında durup suya tükürmek bu kadar kolay olmasa gerek ... okunmalı, eleştirilmeli, ama bu yazıya kesinlikle layık olmadığı görülmeli...
***********
"Okuyucuya takdim ettiğim bu çalışma, ömür boyu süren incelemelerin ve Arabistan'da harcanan yılların bir mahsulüdür. Bu çalışma Kur'an mesajının bir Avrupa diline tam deyimsel ve açıklamalı olarak çevrilmesi yönünde atılmış bir adım, belki de ilk adımdır.
Yine de Kur'an'ı, mesela Platon ve Shakespeare tercümelerinde ulaşılan sıhhat derecesinde "tercüme" ettiğimi iddia ediyor değilim. Diğer herhangi bir kitaptan farklı olarak Kur'an'ın anlamı ile dilbilimsel cephesi ayrılmaz bir bütün oluşturur: Bu cümledeki tek bir kelimenin konumu, deyimlerinin ritmi ve sesi ile sözdizimsel yapısı; bir mecazın farkedilmeyecek şekilde pragmatik bir ifadeye dönüşmesi; sadece belâgat için değil, fakat aynı zamanda söylenmeyen fakat açıkça kastedilen fikirleri ima etmenin bir aracı olarak sese ilişkin vurguların kullanılması.. İşte bütün bunlar Kur'an'ı son tahlilde eşsiz ve tercüme edilemez kılar. Nitekim bu gerçek, birçok eski mütercim ve bütün Arap alimleri tarafından vurgulanmıştır. Ancak Kur'an'ı diğer dillerde aynen "yeniden üretmek" imkansız olsa da, Kur'an mesajını, çoğu Batılılar gibi Arapça'yı hiç bilmeyen veya -Arap olmayan, eğitimli Müslümanlar arasında örneğine sıkça rastlanan- yardım görmeden yollarını bulabilecek kadar iyi bilmeyen insanların kavrayabilecekleri bir biçimde aktarmak mümkündür."
(Kur'an Mesajı / Önsöz'den)

m.esed

el insaff;
Allaha saygı ve sevgim hep içimde olmasına rağmen,insana ait değerleri savunmak adına sosyalist bi hayatım vardı.hürce özgürce dürüstçe erdemlice ama siz böyle düşünceler ve böyle kişiler yüzünden de islamdan uzaklaşmıştım.amma
muhammed esed sağolsun ALLAHı ANLAMAMA MEALİYLE vesile oldu.
RABBİME sonsuz hamd olsun.SİZLERİN YAPAMADIĞINI M.ESED YAPTI UNUTMAYIN EMİ! BİLİME ÖZGÜRLÜĞE DERİN KAVRAYIŞA KAPALI KENDİ GİBİ DÜŞÜNMEYİ İSTEYEN TEKELCİ ZİHNİYET.
KARANLIKLARA AYDINLIĞA ÇIKARAN RABBİME SIĞINARAK İSLAH ETSİN HEPİMİZİ.

Merhaba, Acımasız bir

Merhaba,
Acımasız bir eleştiri. Ne demek istediğimi anlamak istiyorsanız Esad'in medine yolunda adlı eserini şiddetle okumanızı tavsiye ediyorum. Şu kadarını söyleyeyim,yaklaşık otuz sene önce bende hemen hemen aynı ağızda konuşuyordum. Ancak bu gün beş tefsiri okuyan ben bazen geçmişteki söylem ve düşüncelerimden dolayı ağlamadan edemiyorum.

bence çok acımasız ve

bence çok acımasız ve taraflısınız tek sizin doğrunuz var diğerleri yanlış sizde taraf ve mezhepçisiniz

EL CEVAP

İŞTE BU SANA YETER KÜÇÜMSEYEREK MEZHEPÇİSİNİZ DEDİRTMİŞ SANA VE SAPTIRMIŞ SİZİ ALLAH YARDIM NETSİN HALİMİZE AĞLIYORUM NE YAPACAĞIMIZI AŞŞIRMIŞIZ NE İDÜĞÜ BELLİ OLMAYAN İNSANLARIN PEŞİNE DÜŞÜP BU DİNİ İSLAMI BİZE BOZULMADAN GELMESİNİ SAĞLAYAN İNSANLARI DÜŞÜRMEYE ÇALIŞIYONUZ SİZ DEĞİL TABİKİ SİZİN SÖZÜNÜZDEN AQNLADIĞIM DAHA KURAN OKUMAKTAN BİLE HABERİN YOKTUR. SİZİ BU SAPIKLIĞA SÜRÜKLEYENLERİ KASDEDİYORUM AMA DÜŞÜREMEZLER ONLARIN DEĞERİNİ ÇÜNKÜ ONLARA ALLAH CELLE CELALUHU VERDİ (İyilik yarışında önceliği kazanan muhacirler ve ensar ile onlara güzellikle tâbi olanlar, onların yolunda gidenlerden [onları taklit edenlerden] Allah razı olmuştur, onlar da Allah'tan razı olmuştur. Allah bunlar için, sonsuz kalacakları Cenneti hazırladı.) [Tevbe 100] ONUN İÇİN GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ ALLAHIM ŞEFAATLERİNE NAİL EYLEYİP YOLLARINDAN BİR ZERRE DAHİ AYIRMASIN AMİNN'

selamun aleyküm. Selam

selamun aleyküm. Selam hidayete tabi olanlara olsun. Bana anlatırmısınız mezhepçilik ne mezhepsizlik ne? Mezhep imamlarından önceki sahabe ve tabiinler (r.a) ne idi o zaman? Delilleri ile bilip amel etmek mezhepsizlikmi oluyor . muhalefet edecek iseniz yapıcı muhalefet yapınız buyrun siz yapın bir tefsir desek yazmazsınız şu anda kur'an dan başka noksansız ve kusursuz bir kitap varmıdır
Yahudilikten dönme diyorsunuz siz ise müslüman anne babadan dünyaya geldiniz neden daha iyisini yazmıyorsunuz

müslümana yakışmayan;

müslümana yakışmayan; sert, kırıcı, aşağılayıcı ve iftira boyutuna varan, karalamacı bir tarzınız var. bu şekilde kimseye islamı sevdiremezsiniz. Resulullah efendimiz; "Kolaylaştırın, zorlaştırmayın, sevdirin, nefret ettirmeyin." buyurmuştur.

yazık...

ince birçizgiüzerinde gittiğimizin farkında değiliz galiba....kurana yanlış,hatalı meal vermenin karşılığı nedir....ALLAH cc ümmeti muhammedin ilmini arttırsın hidayet versin...

esed i anlayamamak dar görüşlülüğün bir tezahürüdür

yazınızı esefle okudum bunca yıl kendini bu işe adamış m.esed hakkıkndaki fikirlerinizi üzüntüyle karşılıyorum en sağlam en yere basan yorumlar getiren meal alimi esed i daha iyi tanımanızı ve iftiralara son vermenizi diliyorum

m.şevki eygi`ye cevaben

selamun aleyküm
müslümanlığa geçip islamı yaşamama yada kısaca hidayet bulmama vesile olduğu için m.esed`ten memnunum.ALLAH cc. rahmet etsin.mealdeki hatalardan bahsedeceğini zannederek yazıyı okudum.yanılmışım...
herkes ama her inanan mümin kardeşim ehli sünnet vel cemaat diyor eyvallah.islam adına ALLAH cc. rızası için yapılan her çalışma,her adım layık olduğu mertebeye ulaşır inşaanlah.zaten ALLAH cc.ın vaadi var bunda şüphe yok.
esed`in tefsiri kendini bağlar.birçok fikrine hakkaten katılmak mümkün değil.meal ingilizceden çeviridir.yayınevi şöyle diyor `esed bu meali islam nedir bilmeyen,peygamberimizden [sav] haberi olmayan bir topluma yaptı yada yazdı yada çevirdi`
sadece kuran meali okuyarak islam akidesini anlamak günümüz için pek mümkün değil.
hakkınızı helal edin kuran`dan soğutacak her virgülün hesabını vereceğiz.
ALLAH cc. rızası için kurtulmamız için yaşamamız için kuran ı kerim okuyalım.
başkalarını ezmek,kötülemek,karalamak ne takvamızı arttırır nede dünyada yada bu topraklarda ALLAH`ın cc.
hükmünü yetki mercii yapar.
ALLAH cc. davamızda inanmayanlara karşı bizleri güçlü kılsın,gücümüzün farkında kılsın. amin
esselamu aleyküm

ALLAH RAZİ OLSUN

VALLA BU SİTEYLE YENİ TANIŞTIM TAM EHL-İ SÜNNET ÇİZGİSİNDE. ALLAH RAZI OLSUN. TEFSİR KONUSUNDA YAZILANLARA DA TAMAMEN KATILIYORUM. EHL-İ SÜNNETİN ÇİZGİSİNDEN ÇIKILMAMALI. ELİMDE OLSA DA BU SİTEYE YAZAR OLABİLSEM.

m.esed

Güzel Bir Namaz Hatırası
Muhammed Esed
Günde bir kaç kez namaz için toplanıyorlar ve eğer hava yağmurlu değilse namazlarını açıkta kılıyorlardı. Uzun tek bir safta toplanıyorlar ve Hacı da önlerine geçip imamlık yapıyordu. Hareketlerindeki düzen ve uyumla askerlere benziyorlardı; hep birlikte Mekke yönüne er, birlikte eğilir, sonra kalkar ve birlikte diz çökerek alınları üzerine yere kapanırlardı. İki secde arasında seccadesi üzerinde, yalın ayak, elleri önünde bağlı, dudakları sessizce kıpırdayan ve kapalı gözleriyle derin bir huşu içinde dalıp giden imamın, bütün kalbiyle dua ettiğini görürdünüz; ötekiler, imamlarının işitilmeyen sözlerini izliyor olmalıydılar,

Böylesine içten bir duanın bir takım mekanik bedeni hareketlerle birleştirilmesi beni nedense biraz tedirgin ediyordu bir gün, biraz İngilizce bilen Hacı' ya bu konuyu sordum;

Allah'ın sizden ona duyduğunuz saygıyı eğilerek, diz üstü oturarak ve yere kapanarak göstermenizi istediğine gerçekten inanıyor musunuz? İnsanın sadece kendi , içine bakarak; yüreğin sükûneti içinde dua etmesi daha uygun olmaz mı? Bütün bu bedeni hareketlerin hikmeti ne?

Daha bunları söyler söylemez, pişmanlık duymaya başladım; yaşlı adamın dinî duygularını incitmek istememiştim. Fakat Hacı hiç de gücenmiş görünmüyordu. Dişsiz ağzıyla gülümsedi ve şöyle dedi:

- Başka nasıl ibadet edebiliriz ki Allah'a? O, bedeni de, ruhu da birlikte yaratmadı mı? Böyle olunca da insanın ruhuyla olduğu kadar bedeniyle de dua etmesi gerekmez mi? Bakın, biz Müslümanlar duamızı niçin böyle yaparız anlatayım size. Yüzümüzü Kâbe'ye, Allah'ın Mekke'deki beyt-ül Haremine çeviririz ve biliriz ki, o anda dünyanın neresinde olursa olsun, namaz kılan bütün Müslümanlar, hepsi yüzlerini Kâbe'ye çevirmişlerdir; bir tek vücut gibiyizdir ve düşüncelerimizin merkezi de O' dur. Önce ayakta durarak Kur'anı Kerimden bölümler okuruz, bunu yaparken, okuduğumuz kelâmın, insana hayatta dimdik ayakta kalması, sebat etmesi için verilen Allah Kelâmı olduğu bilinci içindeyizdir. sonra 'Allahu Ekber' (Allah en büyük! ) deriz; Bununla Allah'tan başka kulluk etmeye değer başka hiç kimsenin, hiç bir şeyin olmadığını dile getirir ve bunun apaçık bir gerçek olduğunu bir daha duyar ve bu gerçeğe bir daha tanıklık ederiz.

Sonra o her şeyden yüce olan Allah'a duyduğumuz saygıyı, bu yüceliğin önünde eğilerek gösterir, Onun gücünü, celâl ve azametini övgüyle anarız. Ve Onun önünde bir toz zerresinden, yokluktan, hiçlikten başka bir şey olmadığımızı, Onunsa bizim yüceler yücesi yaratıcımız, ve Rabbimiz olduğunu duyarak alınlarımızın üzerine coşkuyla yerlere kapanırız. sonra alınlarımızı yerden kaldırır ve oturup, günahlarımızı bağışlaması, bizi rahmetiyle yargılaması, doğru yola yöneltmesi, bizi sağlık ve rızkla nimetlendirmesi için dua ederiz, Onun haberini bize ulaştıran Muhammet (s.s.)'e, Ondan önceki peygamberlere, bize, kendimize ve doğru yolu izleyen herkese Allah'ın selâm ve rahmetini dileriz. Bize bu dünyada da öteki dünyada da iyilik ve güzellik ihsan etmesini niyaz ederiz Allah'tan. Ve sonunda da, başımızı sağa ve sola çevirerek, nerede olursa olsun, doğru yolda olan herkese selâm vererek namazdan çıkarız. Peygamberimiz böyle namaz kıldı, böyle dua etti ve kendisini izleyenlere de böyle yapmalarını öğretti, bu onların kendilerini isteyerek ve ta yürekten Allah'a teslim edebilmelerini -ki İslam'ın anlamı da budur ve Onunla da, kendi kaderleriyle de barış içinde yaşayabilmelerini sağlamak içindir.

Kaynak: Muhammed Esed, Mekke'ye Giden Yol.

M.ESED

bu siteye ne kadar esed düşmanı varsa üye olabiliyor zaten kervana sen de katıl da ölü yiyiciler çoğalsın...

yahudi asıllı yazara tapmadığınız kaldı

Adam yahudi asıllı. hiç mi aklınıza soru işareti gelmiyor? acaba bu vatandaş farklı amaçlar için aramıza girmiş olabilir mi diye?

yazık günah!

Aslı Önemlidir ...

Müslüman bir aileden doğduğun içinmi müslüman olursun yoksa Allaha ve Onun peygamberlerine inandığın ve emirlerini uyguladığın içinmi müslüman olursun ? Peki Yahudi (din olarka yahudi) aileden doğan bir insanın sonradan doğru yolu bulması mı daha zahmetli bir iştir yoksa Müslüman bir aileden doğan birinin doğru yolu bulmasımı ? bilirizki allahın yanında arap olanın arap olmayana üstünlüğü takvadandır.ozaman şunu diyebilirmiyiz.

Müslüman bir aileden doğup müslümanlığı öğrenenle müslüman bir aileden olmayan birinin müslümanlığı öğrenmesinde allah yanında tek farkı TAKVA dadır ??

Üzülüyorum Kardeşlerim İnsanları...İnsanları Bu Şekilde Yargılayamayız...Ayetleri Yanlıştır Deriz Örnekler GÖsteririz Derizki Arkadaşlar Bakın Farklar Buradadır (bir kaç farklı tefsirden örneklerle) Yorumuda Size Deriz Kimsenin Arkasından Yahudi Dönmesi Diye Bahsetmeyizki Çok Büyük Bir Yanlış Bu Ozamanda Günaha Girmeyiz.
Düşünsenize Hz.Muhammed (S.A.V) e vahiy gelmeden önce diğer tüm insanlar hangi dine inanıyordu ? Sonra Allahın ve peygamberimizin emirlerine okuduk itaat ettik dediklerinde dönmüşmü oluyorlar ? Yoksa onlar ezeldenmi Müslümanlardı ? Peki Peygamberimiz Onlara Siz Dönmesiniz Size Güvenmemmi Dedi ....

Mantıklı Düşünün Biraz Yahu..

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><b><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

DOĞRULAMA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Resimde gördüğün harfleri sırayla yaz
Google
 

Anket

Sinema ve dizilerin islami yaklaşımını nasıl buluyorsunuz?:

Sünnet . islam . iman . Kur'an-ı Kerim . kıyamet alametleri . Din ve Inanc . Ehli Sünnet . Mehdi . Hadis . Dört incil . Mezhep . cennet . Hıristiyanlık . eshab-ı kiram . tevhid . iman esasları . cinler . Hıristiyanlar . mezhepsizler . cehennem . küfür . ehli sünnet alimleri . ehli sünnet itikadı . mezhepler . amel . isa'nın gökten inmesi . Mehdi'nin çıkış alametleri . ahir zaman . din tahripçileri . eshaba dil uzatmak . islam düşmanları . mezhepsizlik . islam alimleri . incillerdeki çelişkiler . peygamberler . cennetlikler . mümin . sapık fırkalar . hak mezhepler . eshabı kötülemek . eshabı kiramı sevmek . kader . Sinoptik inciller . Hz. isa'nın mucizeleri . mezhebe uymak . eshabı hayırla anmak . Allah'ın sıfatları . Kitab-ı Mukaddes . Hıristiyan inancı . inanç . incil . vehhabilik . ehli sünnet vel cemaat . hadisi şerifler . Yeni Ahid . Muharref inciller . cin . ahiret günü . Müminler . eshabı kiramın üstünlükleri . peygamberimiz . Hıristiyan dünyası . vaaz ve nasihatleri . çarmıha gerilmesi olayı . Kuran ayetleri . Mehdi’nin ortaya çıkışı . islam'ın hakimiyeti . PKK . Ermeni Sorunu . din düşmanları . şirk . ilim . ehli sünnet yolu . Kuran . kadere iman . Yahudiler . tahrifat . Yuhanna incili . Allah'a iman . Misyonerler . mirac . ashaba muhabbet . ashab . müslümanlık . mezhep imamları . itikad . Hz. isa'nın sözleri . hadisler . iman etmek . Ehli sünnet mezhebi . irade . kıyamet günü . hesap günü . kaza . hayırlı amel . Tutku filmi . insanların hayırlısı . eshabı kiramın fazileti .

Son yorumlar