İBNİ TEYMİYYE KİMDİR?


İsmi, Ahmed b. Abdü’l-Halîm İbn-i Abdillâh b. Ebi’l Kâsım ibn-i Hadır en-Nemîrî el-Harrânî ed-Dimeşkî el-Hanbelî, Takiyyüddîn ibnü Teymiyye’dir. Harrân’da[3] doğdu (661 H.) Babası onu Dimeşk’e götürdü. Orada yerleşti ve meşhur oldu. Verdiği bir fetvadan dolayı Mısır’a çağrıldı. Oraya gitti… Orada bir müddet hapse atıldı. Sonra, İskenderiyye’ye nakledildi. Sonra, serbest bırakıldı ve 712’de Dimeşk’e gitti. 720 tarihinde orada tutuklandı. 728 senesinde, Dimeşk kalesinde tutuklu iken öldü.

İbn-i Teymiyye, Felsefe ve Mantık ilimlerinde araştırması çok olan birisiydi. Lisânı fasîh idi. Yirmi yaşına varmadan ders okuttu ve fetva verdi. Eserleri çoktur.

Hâsılı O, yedinci asır Hanbelî fıkıh ve hadîs âlimlerinden, şâz görüşleri bol olan birisidir. Şâzlarının bol oluşunun da, değişik sebebleri vardır. Bunlar, akîde, fıkıh ve üslûb olmak üzere üç tanedir.

Mîzâc ve ahlâkı çerçevesinde doğan ve gelişen üslûbuyla, olması îcâb eden veya olabilecekten daha fazla bir cesâret, hiç olmaması lâzım gelen tepeden bakma, boyundan büyük olan nice büyüklere karşı, akıl almaz bir saldırganlık, acelecilik, muğalata ve benzeri sebeblerden doğan bıktırıcı tekrarlar, çekilmez tenâkuzlar sergilemiştir. Tenâkuz ve tekrarları çizildiği takdirde yazdıklarının neredeyse dörtte biri bile kalmayacaktır. Kitablarını aklı havada bir kara sevdalı edasıyla değil de, bir ilim adamı ciddiyeti ile okuyacak olan herkes bu hakikati görebilecektir. “İktizâ”sı, “Kâidetün Celîle”si, “Furkan”ı, “Ubûdiyye”si, Akîdeye dâir kitabları, Fetâvâ’sının akîdeyle alakalı kısımları, birindeki cümleleri diğerinde biraz değiştirilen, zaman zaman da hiç değiştirilmeden aynen tekrarlanan sözlerden meydana gelen cinsindendir.

Yerine göre zâhiri, yerine göre filozof, yerine göre de Ehl-i Sünnet vasfıyla temâyüz etmiştir. Ne zaman ve nerede hangi cepheden olması lâzım geldiğini buna kanaat getirdiyse, o tâifenin düşünce ve müdafaalarıyla karşı tarafa saldırmış ve esasen başkalarına âid olan malzemeleri kendine mâlederek, onların kendi tahkiki olduğu zannını uyandırmıştır. Yerine göre Ehl-i Sünnet olup Ehl-i Bidata karşı, zaman zaman Ehl-i Bid’at fikrinden yana olup Ehl-i Sünnete karşı, bazen de felsefecilerden yana olup diğerlerine karşı amansız bir muharebe vermiş ve nihayet ilim adamlığını, muztarib mütefekkirliği (!) içinde kurban etmiştir.

Hüseyin Avni KANSIZOĞLU İnkişaf Dergisi, Sayı: 7

İbn Teymiyye

el-Kevserî merhum, et-Ta‘akkubu'l-Hasîs limâ Yenfîhi İbn Teymiyye mine'l-Hadîs ve el-Buhûsu'l-Vefiyye fî Müfredâti İbn Teymiyye adını verdiği eserlerinde bir kısım hadisler hakkındaki tavrını ve şazz görüşlerini tenkit ettiği İbn Teymiyye'nin özellikle itikadî konulardaki tutumunu hemen her çalışmasında eleştirmiştir. Özellikle birinci eserinde, İbn Teymiyye'nin Minhâcu's-Sünne'de ele aldığı birçok konuda sahih hadis mevcut olduğu halde o konularda hadis bulunmadığını veya mevcut hadislerin güvenilmez olduğunu söylemesini tenkit etmektedir. Diğer benzerleri gibi bu iki kitabı da basılarak ilim alemine kazandırılmayı beklemektedir.

Gerek Makâlât'ında, gerekse diğer telifleriyle, ta'lik ve takdim yazılarında sık sık İbn Teymiyye'nin görüşlerine değinmiş ve kendisine zaman zaman oldukça ağıra kaçan eleştiriler yöneltmiştir. Bunların başında İbn Teymiyye'nin, Yüce Allah'ı, mahlûkâta mahsus özelliklerle tavsif etmesi gelir. Her ne kadar İbn Teymiyye, "teşbih" ve "tecsim" olarak ifade edilen tavra katılmadığını belirtmişse de, izlediği yolun sonunun teşbih ve tecsime çıktığı da bir gerçektir. Bilindiği gibi İbn Teymiyye, gerek hayattayken, gerekse vefatından sonra en fazla eleştiri alan âlimlerden birisidir. Geniş ıttılâı, güçlü hafızası ve keskin dili ile o da pek çok büyük âlime ağır eleştiriler yöneltmiştir. Bıraktığı çok sayıda eser, büyük yankılar ve derin tesirler uyandırmıştır. Günümüzde Suud merkezli Vehhabîlik hareketi ile Selefîlik diye anılan akım, İbn Teymiyye'nin kalıcı tesirinin en büyük ve somut iki göstergesidir.


ALLAH SZİ AFFETSİN VE AKIL

ALLAH SZİ AFFETSİN VE AKIL FİKİR VERSİN.İBİ TEYMİYYE İLİMDE DERYADIR.KIYASLAMAK İYİ BİR ŞEY DEĞİLDİR AMMA ALLAH AŞKINA BU ÇAĞDA İBNİ TEYMİYYE GİBİ BİR ALİM VARMIDIR.O TAKVA SAHİBİ İDİ.ZÜHD SAHİBİ İDİ.İLİM SAHİBİ İDİ.ALLAH ONDAN RAZI OLSUN.HERKESİN HATASI OLUR SİZİN CEMAATİNİZ HATASIZMIDIR.SİZİN HOCALARINIZIN SÖZÜ SAHABE SÖZÜMÜDÜR.ALLAH SİZİ ISLAH EYLESİN.134

ibni teymiyye kimdir

BENDE BURADAN HEPİNİZİN KARŞISINDA SÖYLEDİKLERİNİZE KONUŞTUKLARINIZA DAİR BİR ŞEYLER SÖYLEMEK İSTİYORUM ; TARİKAT , ŞEYH ,İBNİ TEYMİYYYE VS VS HEPSİ AYRI AYRI BİRER MEVZU. AMA BURADA ÖNEMLİ OLAN ŞU VEYA BU DEĞİL HAK YOLDA SAPITMAMIŞ BİR ŞEKİLDE HAK OLAN DİNİ BİLGİ VE İNANCA SAHİP OLMAK; BEN İBNİ TEYMİYYEYİ SAVUNANLARA ŞUNU DİYORUM VEHHABİLİĞİN KURUCUSU MUHAMMED BİN ABDÜLVEHHAB VEHHABİLİĞİ 18.YY DA KURDU. NE GEREK VARDI M.BİN ABDÜLVEHHABIN BÖYLE BİR İŞE BİR GİRİŞMESİNE ? YANİ 18.YY KADAR DÜNYADA MÜSLÜMAN YOKMUYDU . ONLAR KENDİLERİNDEN OLMAYANI TEKFİR EDİYORLAR .DÜNYADA BU KADAR İNSAN SAPIK TA SADECE ONLAR MI HAKKI BULMUŞLAR İBNİ TEYMİYYE VE ONUN YOLUNU TAKİP EDEN MUHAMMED BİN ABDÜLVEHHABIN ANLATMAK İSTEDİKLERİNİ TAMAMEN OKUR VE ANLARSAK DÜNYADA 1000 kişi varsa bu bin kişiden sadece 50 tanesi müslüman diğerleri kafir veya müşrik. YANİ İBNİ TEYMİYYE NİN YOLUNU TAKİP EDENLER SELEFİLER DÜNYADA ÇOK AZ. VE SORUYORUM SİZE DÜNYADA BU KADAR İSLAMI SEÇTİĞİNİ MÜSLÜMAN OLDUĞU SÖYLEYEN İNANAN İNSAN MİLLET DEVLET VARKEN İSLAM HAKLARI VARKEN NASIL OLURDA DÜNYADAKİ GERÇEK MÜSLÜMAN SAYISI BİR AVUÇ OLUR. EĞER İBNİ TEYMİYYE DOĞRU İSE BÖYLE BİR ŞEY NASIL OLABİLİR BU KADAR İSLAM ALİMİ KAFİR MÜŞRİK ONCA HALK MÜŞRİK DEVLETLER KÜFÜR DEVLETİ TABİ İBNİ TEYMİYYENİN ANLATTIKLARINA GÖRE !!! BÖYLE BİR İNANCI SAVUNAN BİR İNSAN NE KADAR HAK YOLDADIR BU KADAR İNSAN SAPIK SADECE İBNİ TEYMİYYE VE ONUN YOLUNDA GİDEN BİR AVUÇ İNSAN GERİSİ KAFİR VEYA MÜŞRİK VE SORUYORUM SİZE BÖYLE BÖYLE BİR DURUMU KARŞIMIZA ÇIKARAN BÖYLE BİR AKİDEYİ SAVUNAN BİR İNSANIN DİNİ ANLAMA VE YORUMLAMA KABİLİYETİ NE KADARDIR BU DÜŞÜNCELERİ NE KADAR GERÇEKÇİDİR NE KADAR HAKKA UYGUNDUR HAREKET METODU NE KADAR DÜŞÜNME BİÇİMİ ZİHNİYETİ NEKADAR İSLAMA UYGUNDUR . BU İNSAN SAPIK DEĞİL DE NEDİR ???????

ALLAH hepımıze rahmet etsın inşş

arkaslar ben hıc bırsey bılımıyorum ama goz gezdrdım hıc soyle dua ettınızmı bılmıyorum ALLAHIM ben yanlıs yoldaysam benı dogru yola dıger kardeslerımm yanlıs yoldaysa onları senın dedgın hak yola ılet dıye bu konusmlarınız bı dun ya ınsan okuyor yok o yok bu yok su (kımseyı kumsemek amacıyla yazmıyorum ) ama ılım sıfatı ALLAHINDIR mılletın kafsını bulandırıyorsunuz acıkcası bız once ALLAH tan baskal ılah ve rab olmadıgına ıman edıp KURAN VE SUNNET YOLUNDA NE KADAR ILERLEYE BILDIK KIMIN KANUNLARIY LA YONETILIYOZ DIYE DUSUNUP YASMAMIZ LASIM ISKEN NELERI TARTISIYORUZ TMAM TARTISILMASI GEREKIR AMA BOYLE HIC OLMUYOR MACASI YIYEN VARSA CIKARSINZI TUM HALKIN ONUNE KAVGA ETMENDEN TARTISISINIZ HALK KIMIN DELILLERINE INANNIRSA ONLA AMAEL EDER ALLAH .CC HEPIMIZI SIRKTEN KORUR INSS

şeyhulislam

ibn teymiye merhum hayattayken şeyhulislam lakabını alan tek alimdir.bu yazıyı yazan kişinin onun kitaplarının arapçasını bırakın tercemelerini bile okuduğunu zannedmiyorum.türkiyedeki bir çok tarikat bozuntusu tarafından sevilmez.bunlar gibi düşünen sifil bey sana dinden sorarlar kitabında ehli hadise ağıza alınmayacak hakaretler eden alim bozuntusu kevseriye her defasında merhum derken;kitabın bir yerinde ibn teymiyede bizim kevseride bizim derken bir kerecik olsun bu ehli sünnetin yılmaz kalesine rahmet okumamıştır.orta asyada yine bu tarikat bidatçıları tarafından kötülenen ibn teymiyenin kitap ve fikirleri Allah azze ve cellenin izniyle halk arasında yayılmakta ve bu bidatçiler kazdıkları kuyuya kendileri düşmektedirler.buna büyük alim rızaeddin bin fahreddin şahittir.ibn teymiyenin akidesini öğrenmek isteyen fıkhul ekberi ve selef imamları ile dört mezheb imamının akidesini araştırsın ve okusun

Allah sizi islah etsin büyük

Allah sizi islah etsin büyük bir alimi insanlara yanlış tanıtıyorsunuz bunu kasıtlı yapıyorsanız yatacak yeriniz yok sizin bilmiş olun İbn Teymiyye bazı kendini bilmezler tarafından eleştirilince, İslam âlimleri onu korumak ve onu tanıtmak için kitaplar telif etmişlerdir. İbn Nasıru'd-din (842) "er-Reddü'l Vafir" isimli kitabında 87 tane farklı mezheb ve mesnetteki âlimin İbn Teymiyye'nin hiç tereddütsüz Şeyhu'l İslâm olduğuna dair görüşünü bir araya getirmiştir. Şâfiî mezhebinden İmam Salih b. Ömer el-Buhıtkînî (868/1463-1464) bu kitaptaki takrizinde şöyle der: "Ben İbn Teymiyye'nin bu zamana kadar okuduğum kitaplarında onun küfrünü, zındıklığını gerektirecek bir sözüne rastlamadım. Onun kitaplarında kişiyi ilim ve dinde yükseltecek bid'atçılar ve sapıklarla mücadele gibi meziyetlere rastladım. Yine bu kitapda Hanefi mezhebinin imamlarında Abdurrahman b. Ali (835/1431-32)'nin şu sözü vardır: "İbn Teymiyye'den onun küfrünü, fıskını ve dinde çirkinliğini gerektirecek bir şey nakledilmemiştir." Hanefî mezhep âlimlerinden Bedruddin el-Aynî (855) de şöyle demiştir: "Kim onun kâfir olduğunu söylerse o kâfir olur. Kim onu zındıklığa itham ederse o zındıktır. Bu sözler ona nasıl nisbet edilebilir? Onun kitapları her tarafta yayılmıştır ve onun kitaplarında sapıklık ve tefrikaya işaret eden hiç bir şey yoktur." Bu âlimler gibi daha bir çok âlim bu kitapta İbn Teymiyye'yi tezkiye etmiş ve savunmuştur. Çağdaş müelliflerden Ebu'l-Hasan Ali el-Haseni en-Nedvi onun hakkında takriben 300 sahifelik bir kitap telif etmiştir. Kitabın ismi "el-Hafız Ahmed b. Teymiyye"d ir.

CVP:Allah sizi islah etsin büyük

sen zaten onun kitaplarını okudugunda küfre götürecek noktaları anlayabilecek kapasitede olsan bugün burada böyle bir yoruma gitmezdin.. baksana bizim yazdıklarımızı bile anlamaktan acizsin..

Diğer nokta şudur, yeterli donanıma bilgiye sahip olmayan okuduklarını karşılaştıracak alternatif bilgilere sahip olmayan zaten nerede hata yapıyor asla anlayamaz

son olarak türkçeye çeviri yapanlat çeviri esnasında bazı metinleri tepki çekmemek için yumuşatıyorlar

sen anlayabiliyorsunda ben

sen anlayabiliyorsunda ben anlayamıyorum sen kendini ne sanıyorsun ya sizin cahil olduğunuzu anlamıştım zaten zancak cahil olanlar büyüklük taslar ve yine ancak cahil olanlar ilim olarak kendilerinden çok çok üstün olan bir alimi eleştirebilirler

cerbeze yapma. Adam sana

cerbeze yapma. Adam sana muteber islam alimlerinin beyanlarını veriyor, kapasitesizlikle itham edip tutarsız, zemini boş, işkembeden zırvalarla cevap veriyorsun. bence sen kendi anlama ve düşünme kapasiteni sorgula. Allah bu ümmeti fikirsiz, ham softa cahillerin şerrinden korusun...

ibni teymiyye

merhaba arkadaşlar geçmiş zamanlarda yaşamaış bazı şahsiyetleri övmek veya yermek
yerine onların islam dinine kazandırdıkları veya kaybettirdikleriye ölçülse daha iyi olur.
ibni teymiyyeyi müdafa edenler onun kitaplarını okusunlar fikirleri ortada Gerçek mümin dini
Kuranı kerim, hadisler ve islam alimerinin üzerine ittifak ettikleridir
islam dini hakkında yanlış yapan babam da olsa yanlış yanlıştır. Kuranı kerim ve hadisler çoooooook mükemmel bir şekilde bize yanlışı doğruyu açıklamıştır.bilim ve teknolojı çağında kimin ne yaptığı kitaplarıyla ortaya çıkıyor daha çok yanlışlarda ortaya çıkacak bi iznillah

seyhülislam a hakaret ve tekfir ?????

ISLAM ALIMLERINE SIK SIK BURADA KÜFÜR ETTIREN ZEHIRLI OG SIZIN HALINIZ NE OLACAK YA TEKFIR ETTIRDIGINIZ BU INSANLAR KAFIR YADA SAPIK DEGILSE ? IBNI TEYMIYYENIN KARSISINA BU CAGIN ALIM DEDIGINIZ INSANLARINI ALDIRMAK DENSIZLIK; EDEPSIZLIKTIR: BIZLER EHLI SÜNNETSEK INSANLARI TEKFIR ETMEKTEN ALLAHA SIGINMAMIZ GEREKMEZ MI?KALDIKI SIZIN TARIKATTAN YADA SIZE AYKIRI OLAN INSANLAR HER NEDENSE YA SAPIKTIR YADA KAFIR AHIRET GÜNÜ NE YAPACAKSINIZ ONU DÜSÜNÜN BU YAPTIKLARINIZDAN SONRA:: KARDESIM YA SEYHINIZIN DININDEN OLURSUNUZ YADA ALLAHIN SECIN ARTIK.......

yanlış yoldasınız

yav sabahtan beri yorumları okuyorum hayretler içerisinde kaldsım böyle şey mi olur allah aşkına herkes birini savunup birine reddiye yazıyor ..bu konustuklarınız derin ve ince mevzular .. kıyamet alametlerinden birisi de ehliyetsiz insanların söz sahibi olması bakıyorum da sanki kendiler ulemadanmış gibi birbirine reddiye yazıyor bunlar herkesin tartısacagı mevzular degil müslümanlar o yüzden bu halde herkes birbirine laf yetiştiriyor lütfen bu tutumlarınızı bırakında kendinize çeki düzen verin allah cümlemizi affeylesin..

cok dogrusun kardesim, "alimlere dil uzatanlara cagri"

cok guzel aciklamissin kardes...

simdi ben bu sitedeki butun ibni teymiyye'yi dusman olarak ve alimlerin disinda olarak goren herkese sesleniyorum.

eger gercekten ilmi seviyeniz varsa gelin duzgunce bu konuyu ortaya cikaralim, ve herkes boyle kafasina gore takilacagina ibni teymiyye uzerinde konusalim ve son sozu alimlerin sozleri ile ortaya koyalim.

eger bilginleriniz varsa cevap versinler.

teymiyye nin garabetleri

ibni teymiye

1263 senesinde harran’da doğup, 1328 de şam’da kalede hapiste iken vefat etti. hanbeli fıkıh ve hadis âlimi iken mezhepsiz oldu. ehl-i sünnete uymayan yazılarından dolayı mısır’da iki defa hapsedildi.

ibni teymiye, ehl-i sünnet âlimlerinin büyüklüğünü anlamamış, tasavvufu inkâr etmiş, ehl-i sünnetten ayrılmıştır. kitapları, kendilerine selefiyyeci diyen mezhepsizlere kaynak olmaktadır. mezhepsizler, onu övmekte, islam müceddidlerinin piri demektedirler. ibni teymiye’nin şaki ve dalalette olduğu seyf-ül-cebbar ve farisi tâlim-üs-sübyanda da yazılıdır.

camiul-ezherdeki hanefi âlimlerinden muhammed bahitin (tathir-ül-füad min-denisil itikad) kitabı, (et-tevessüli bin-nebi ve bis-salihin), (şevahid-ül-hak), (cevahir-ül-bihar), (seyf-ül-cebbar) ve (tâlim-üs-sübyan) kitapları, ibni teymiye’nin dalalete düştüğünü vesikalarla ispat etmektedir.

ibni battuta, ibni hacer-i mekki, imam-ı sübki, kendi oğlu abdulvehhab, izzeddin bin cema'a, ebu hayyan zahiri, zahid-ül kevseri, yusuf-i nebhani, imam-ı şarani, ahmed bin seyyid zeyni dahlan, şeyh-ül-islam mustafa sabri efendi gibi nice âlimler ibni teymiye’ye reddiyeler yazmışlar, dalalet ve küfürlerini açıklamışlardır. üstad necip fazıl da, (14. asrın irşad kutbu seyyid abdülhakim arvasi, “ibni teymiye dini içinden zedeleyen mülhiddir” buyurdu) diyor. (türkiye’nin manzarası)

dal ve mudil olduğu, savi tefsiri 107. sayfasında da yazılıdır.

islam âlimleri buyuruyor ki:

(allahü teâlânın, sapıtmasına ilmini sebep ettiği kimsedir.) [ibni hacer-i mekki - fetava-yı hadisiyye]

(ibni teymiye öyle bir kimsedir ki, bozuk sözlerine ve çürük vesikalarına, büyük âlimler cevap vermişler ve düşüncelerinin çirkinliğini ortaya koymuşlardır. [şam, mısır ve kudüs’de kadılık yapmış olan şafii fıkıh ve hadis âlimlerinden muhammed] izzibni cemaa, onun için, allahü teâlânın dalalete sürüklediği, azdırdığı ve zillet gömleği giydirdiği kimsedir. islam âlimlerine ve bilhassa hulefa-i raşidine karşı ahmakça itirazlarda bulunmuştur demiştir.) [ibni hacer-i mekki - el-cevher-ül-munzam]

(ibni teymiye’nin sözlerinin kıymeti yoktur. o, dalalettedir ve müslümanları dalalete sürüklemektedir. müslümanların icmasından ayrılmış, bid’at yolunu tutmuştur. islam âlimleri, onun dalalette [sapık] olduğunu, sözbirliği ile bildirdi. kutbüd-berdiri, şerhi muhtasarda, bunu uzun yazmaktadır.) [tahir muhammed süleyman - zahiretül-fıkhil-kübra]

(kitab-ül arş onun en çirkin kitaplarındandır. ona şeyh-ül-islam diyenin kâfir olacağını söyleyen âlimler vardır.) [imam-ı sübki] (nebras haşiyesinde bildiriliyor.)

(ibni teymiye’ye uyanın malı ve canı helaldir.) [miratül-cenan, nebras haşiyesi]

ibni teymiye, kitab-ül arş isimli eserinde, “allah arş'ın üzerinde oturur, kendisi ile beraber oturması için resulullaha da yer bırakır” diyor. essırat-ul-müstekim kitabında da, ibni abbas gibi büyük sahabilere kâfir demiştir. (keşfüzzunun)

el-ubudiyyet kitabında ise, allahü teâlânın ismini zikretmenin bid’at ve dalalet olduğunu bildirmekte ve tasavvuf âlimlerine çirkin iftiralar yapmaktadır.

(arş kadimdir) diyor. (akaid-i adudiyye şerhi)

(şam camiinin minberinden inerken “allah gökten yere, benim indiğim gibi iner” dedi.) [ibni battuta -tuhfetünnüzzar tarihi]

abduh’un yetiştirdiklerinden olup, onun yolunda giden abdürrazık paşa bile diyor ki:

(vehhabilik, bir bakımdan ibni teymiye’ye bağlı olduğu gibi, son asrın müceddidi denilen abduh’daki dinde reform fikirleri de, ibni teymiye’ye bağlıdır.)

(kaza namazı kılmak lazım değildir) derdi. halbuki dört mezhepte de farzdır.

cehennem azabı sonsuz olmadığını söylerdi. kâfirlerin cehennemde sonsuz kalacaklarına dair bir çok âyet-i kerime vardır. (bekara 81, ahzab 65, fussilet 28, zuhruf 74)

(ömer çok yanılmıştır) diyerek, imam-ı ahmed’in bildirdiği (allahü teâlâ, doğru sözü, ömer’in dili üzerine koymuştur. [o hiç yanılmaz]) hadis-i şerifine karşı gelmiştir. eshab-ı kiramın çoğu, ictihad ile anlaşılacak işlerde yanılmış olsa da, onların yanılmaları, ictihadi mesele idi. ictihadda müctehidin yanıldığı bilinemez. çünkü ictihad ictihad ile nakzedilmez. bunun için, müctehid olan o büyükler tenkit edilemez. dört mezhebin ictihadları farklı olduğu halde, benimki doğru diyerek biri ötekini tenkit etmemiştir.

sadreddin-i konevi, ibni arabi hazretleri gibi tasavvuf büyüklerine de saldırmıştır. “gazali’nin kitapları uydurma hadis ile dolu” derdi. (hadika)

imam-ı şarani hazretleri buyuruyor ki:

(ibni teymiye, tasavvufu inkâr eder, evliyaya, ariflere dil uzatırdı. kitaplarını okumaktan, yırtıcı hayvandan kaçar gibi kaçmalıdır.) [tabakat-ül-kübra]

imam-ı süyuti hazretleri buyuruyor ki:

(ibni teymiye kibirliydi. kendini beğenirdi. herkesten üstün görünmek, karşısındakini küçümsemek, büyüklerle alay etmek âdeti idi.) [kam-ul muarıd]

muhammed ali bey; hitat-uş-şam kitabında diyor ki:

(ibni teymiye’nin hedefi, luther adındaki papazın hedefine benzer. fakat, hıristiyanlığın reformcusu muvaffak oldu. islamınki olamadı.)

ibni hacer-i askalani hazretleri buyuruyor ki:

(ibni teymiye; “kabri nebeviyi ziyaret için sefere çıkmak haramdır. [hz.] ali iman ettiği zaman çocuk olduğu için müslümanlığı sahih olmadı. [hz.] osman malı çok severdi” diyerek eshab-ı kiramın büyüklerine dil uzattı.) [ed-dürer-ül-kamine]

ibni hacer-i mekki hazretleri buyuruyor ki:

(ibni teymiye, peygamberlerin masumiyetini (günahtan korunmuş olduklarını) reddetmiştir. halbuki, masumiyet peygamberlerin sıfatlarındandır.

başta peygamber efendimizin kabri şerifleri olmak üzere eshab-ı kiramın, velilerin, âlimlerin ve salih müslümanların kabirlerinin ziyaret edilmesine karşı çıkmış, bunları şefaate vesile kılmayı da haram saymıştır.) [fetava-i hadisiyye]

ibni teymiye, furkan isimli kitabında dini üç kısma ayırmaktadır. selefilere göre bu üç prensip vazgeçilmez esaslardır. islamiyet ancak bu üç kaide gereğince, aslına uygun olarak bilinebilirmiş. yoksa islam pınarını, etraftan karışmış bulanık sulardan yani mezhep imamlarının ictihadlarından arındırmak mümkün değilmiş. çünkü fıkıhçılar, kelamcılar ve tasavvuf ehli, dinin aslına ilaveler yapmışlar, bu bakımdan din çok genişletilmiş ve içinden çıkılmaz bir hâl almışmış. dine yapılan bu ilaveleri çıkarmak gerekirmiş.

selefilerin sımsıkı bağlandıkları üç prensip şöyle:

1- münezzel din: kur’an-ı kerimden ve sahih kabul ettiği hadis-i şeriflerden kendi anladıkları.

2- müevvel din: mezhep imamlarının kitap ve sünnetten çıkardıkları hükümler.

3- mübeddel din: geçmiş dinlerin hükümleri ve uydurma saydığı hadis-i şerifler.

ibni teymiye’ye göre, münezzel dine uymak bütün müslümanlara farzdır. çünkü allahü teâlâ bir müctehidin kitap ve sünnetten neyi anladığını bir başka mükellefe sormaz. hatta onu mükellef de tutmaz. herkesi kitap ve sünneti anladığı ölçüde sorumlu tutar. bu bakımdan herkes, münezzel din ile amel etmelidir.

müevvel dine, tevil edilmiş olana, ictihaddan aciz olan mukallitlere caizdir. ama müctehid olanlara bu caiz değildir.

ibni teymiye’nin selefiye yolunu savunan bütün mezhepsizler, kendilerini birer müctehid zannettikleri için, mezhep hükümleri onlar için muteber değildir, kitap ve sünnetten anladıklarına tâbi olurlar. kendilerine selefiyiz diyen bugünkü mezhepsizler, kraldan çok kralcı olup, ibni teymiye mukallit halk için müevvel din ile [mezhep imamlarının hükümleriyle] amel etmeyi caiz görürken, onlar cahillerin de, mezhep hükümleriyle amel etmesini caiz görmezler, herkesi kitap ve sünnete el atmaya iterler.

ibni teymiye’nin mübeddel din diyerek eski dinleri bir kalemde silip atması caiz olmaz. çünkü geçmiş dinlerin iman yani inanılacak hususları (yani amentüdeki esaslar, insanlar tarafından bozulmadan önce) bütün dinlerde aynı idi. islamiyet bozulan bu hususların doğrusunu bildirmiş, amele ait hükümlerin de, hepsini değil bazılarını nesh etmiştir.

uydurma hadislerle amel edilen bir din yoktur. uydurma hadis meselesi de ayrı bir konudur. bir müctehidin usulüne göre, uydurma sayılan bir hadis, başka bir müctehidlerin usulüne göre sahih olabilir. ibni teymiye, aklının almadığı hadis-i şeriflere hemen uydurma damgasını basmıştır. fıkıh, kelam ve tasavvufun ortaya koyduğu hükümleri, usulleri, uydurma hadislerden çıkarıldığı havasını uyandırmak istemiştir. onun bu mugalatasına islam âlimleri gerekli cevaplar vermiştir.

mezhepsizler, imamları olan ibni teymiye’nin görüşlerine uyar ve onun usulüne uyup kitap ve sünnetten ahkam çıkarmaya çalışırlar. bunu da gayet normal sayarlar ve buna münezzel din derler.

dinimizislam.com

ayni yazilari iki kelime degistirip yayinlamaktan utanin artik

yeter artik kardesim, eger bildiginiz dogru durust bilgi varsa ortaya koyun, yoksa ayni seyleri yuzlerce ve defalarca yazmayin.

burada zikrettiginiz seylerin cogunun hile'den ibaret oldugunu zikretmistim zaten.

sizler sadece yaziyi siteye birakip zikrettigimiz delilleri gormemezlikten gelip kacarsiniz.

ancak sizlere bu yakisir...

aylardir bu sayfa boyle gidiyor, herkes bilgisizce bir sey ortaya koyuyor...

Kardesler, acizane size

Kardesler, acizane size tavsiyem, dersini ve sohbetini takip ettiginiz hoca efendiler disindaki diger ilimli kisileri tekfir etmeyelim. Birakin bu vazifeyi ilim yoluna 30 senesini vermis alimler yapsin. Tekfir etmenin bize, dusman kazandirmaktan baska bir faydasi yoktur.
Ama, musluman Allah icin sevip Allah icin bugzetmeyi bilmelidir.
Su andaki alimler ve cemaatlerin durumuna bir goz atalim. Hocalari, caminin icinde sehid edilen, yahudi ve hristiyanlarin korkulu ruyasi, tastamam Rasulullah(sav) sunneti uzere giyinen ve peygamber hayat tarzini dustur edinen, ilmi olarak susturulamayinca, ahlaksizlikla suclanip iftiraya carptirilan,yetmezmis gibi hapise atilan hocalari bulunan tek cemaat Mahmut Efendinin yetistirdigi saglam ve inancli ayni zamanda da Allah icin cigeri yanan kaliteli muslumanlar ancak bir Muceddid efendinin terbiyesiyle mumkun olabilecegi ispat edercesine hakli mucadelesinden zerre taviz vermeyen gercek yolun yolculari olabilir.
CUBBELI HOCA EFENDIYI TAKIP EDIN. Gerisini Allaha havale edin.

cübbeli hoca

selamunaleykum,

hayırlı cumalar,

arkadaş nacizane diye başlamış ama sonunda yine kendi tarikatını övmüş,efendim siz övmiyceksiniz insanlar sizi bulacak,siz burda gelmiş geçmiş,geçmişin alimlerini yadırgayacak veya onlar hakkında görüş bildircek dereceye sahipmisiniz acaba,bahsettiğin hocayı takip edersek ceza evinden cıkamayız herhalde.selametle.

Sen Kimsin be!

Essalamun Aleykum kardew sen kim oluyosunda İMAM TEYMİYYE haqqinda boyle konusuyorsun sen hic onun bildiyinin yarsini bilmezsin be o verdiyi fetvalardan Hapse dusmusdu amma siz acaba neye gore dusmusdunuz? Hemde Selefiler haqqindaki konunuz cok kotu Tovbe edin Diyor Size Seyh Abdulkerim el Kibrisi hemde Seyh Nazim hazretlerini Pislemiwsin Sen kimsin ha İMAM TEYMİYYE 20-yasinda Fetva vererdi acaba siz hic verdinizmi fetva? Iyi gunler!

sayin misafir

dur bakiyim sen oyle, sana kim demis Cubbeli'yi takip edin diye??? bak kardesim, kafaniza gore fetvalar vererek insanlari saptirmayin, kiyammete Allah c.c. hesap soracaktir, ona gore...
hic kimse Peygamberimiz s.a.v. disinda hic kimseyi takip etmek zorunda degil, asla kimse bunu soyleyemez, ve tarih boyunca hic kimsede bunu soylemedi, bu nedenle ogle kafaniza gore asla konusmayin...

ne demek Cubbeli'yi takip et kalalnini Allah'a haval et???? sen hic bunlari yazarken seni yaratandan kormuyormusun???? kim ogretis sana bu bilgileri? kardesim sagda solda feva verecegine git ogren ogren Allah askina yaoma boyle, korkarim birilerini saptirirsin, sonrada cezasini ahirette kecersin Allah muhafaza, Allah seni korusun kardesim bak dikkat et...

oyle kafana gore birisini takip edip kalanini Allah'a havale etmek diye bir sey islamda yoktur, nereden biliyorsun yarin Cuppeli cikip derse: ben kafir oldum, o zaman sende kafir olup kalanini Allah'a havalemi edeceksin???

Cuppeli'nin : Allah soyle demis ((hasa)) ete kemige burundum Mahmut diye gorundum, sozunudemi sen kabul edip gerisini Allah'a haval edeceksin???

Allah'a cisim isnad eden birisinin hic kimse pesinde gitmek zorunda degildir

vesselamu aleykum

CVP:sayin misafir

peki o zaman nedir sizde bu ibni teymiye sevdası. cübbeliye takip etmeyelim de ibni teymiyyenin peşinde mi gidelim?

aralarında ne fark var ki?

sayin kardes

sana kim demis illa birisini takip et diye?

Muhammed Mustafa'nin S.A.V. sozleri elimizde iken, Cubbeli'yi Ibni teymiyye'yi takip edene yaziklar olsun.

ayrica ibni teymiyye ile Cibbeli'nin karsilastirilmayacagini sizde iyi bilmeniz gerekir, sadece ibni teymiyye'nin asri saadete daha yakin bir donemde yasamasi bile fazilet bakimindan onun daha ustun olmasi icin yeterlidir.

keza ebu hanife ile ibni teymiyye'de kiyaslanmaz, Ebu hanife'nin fazileti icin selef ulemasindan olmasi bile onun icin yeterlidir.

ayrica Cubbeli'nin ilmi seviyeside eskilerin yaninda bi hictir...
bundan sonra kafaniza gore konsmayin...

ayrica oyle konusacaginiza, seni sahsen tanimam ama, Cubbeli'yi sevenlerin cogu ibni teymiyye'yi mucessime diye tekfir ederler.

mucessime: Allah'a cisim isnad eden demektir, halbuki ibni teymiyye'nin birntane bile sozu yoktur.

ama ben Cubbeli'nin su sozu hakkinda bir cevap isterim: Allah soyle demis(hasa): Ete kemige burundum Mahmut diye gorundum...

ibni teymiyye'nin Allah'a cisim isnad eden bir tane bile sozu yok iken ona mucesime demeleri, baska bir yonden kendi hocalari acik bir sekilde Allah'in ete ve kemige burundugu iddia ederken ona mucessime dememeleri cok garip bir seydir.

NASIL YOK, İBN TEYMİYE KEŞF

NASIL YOK, İBN TEYMİYE KEŞF KİTABINDA YAZAR VE DERKİ, BEN NASIL Kİ MİNBERDEN İNİYORUM AYNEN BÖYLEDE (HAŞA)ALLAH ARŞA İNDİ...
VE YİNE İBN TEYMİYE YAZARKİ, ALLAH ARŞ ÜSTÜNDE OTURMUŞ VE BİRAZ DA YANINDA YER YAPARAK HZ. PEYGAMBERİ OTURTMUŞ....BİLMEDEN KONUŞMA

bari yalan soyleme...

esselamu aleykum

uzun suredir bu sayfaya girememistim bu nedenle cevap vermekte biraz gec kaldim.

bak kardes bari yalan soyleme, en azindan soylenen yalana muvafakat etme.

bu dedigin seyi ibni teymiyye'nin muhalifleri ona karsi uydurmuslardir, ve "mutemed" ve "guvenilir" bir alimin eserinde bu nakil bulunmamaktadir.

ayrica ibni teymiyye kendisi boyle bir sey soylememistir.

eger gercekten yalanci degilsen git o kesf dedigin kitabi ac veBASKI ADI VEREREK SAYFA ADIDA VEREREK KITABINDA NEREDE VE NASIL SOYLEDIGINI ARAPCA'DAN AKTAR.

ama bunu yapamayacagini simdiden haber vereyim, cunku oyle bir sey yok...

Allah seni ve seni kandiranlari ve bizi islah etsin...

biraz Allah'tan korkun kardesim,.....

ehli sunnet vel cemaat

S.a deerli kardeslerim oncelikle sunu soylemek istiyorum peyhamber efendimiz s.a.v sahih bir hadiste fatih sultan mehmet hz lerini ovmustur ve yuce atalarimiz ehli sunnet vel cemaatvve mezheplerin en hayirlisi olan hanefi mezhebini bize birakmislardir 73 firkanin 72 si cehenneme gidecegine gore onlarda bize o sirk bu sirktir dedigine gore ya onlar gidecek ya biz gonul isterki tum kardeslerimiz dogruyu gorsun hepimi bir olalim ama neylersin biz atalarimizin yolundan vzgecmeyelim arkadaslar hidayeti veren Allahtir....

sayin msafir

Allah c.c. soyle buyurmustur:
24 - Bunun üzerine, kavminin içinden kâfir kodaman topluluğu "Bu, dediler, tıpkı sizin gibi bir beşer olmaktan başka bir şey değildir. Size üstün ve hakim olmak istiyor. Eğer Allah (peygamber göndermek) isteseydi, muhakkak ki bir melek gönderirdi. Biz geçmişteki atalarımızdan böyle bir şey duymadık."(mumınun suresi).
36 - Musa onlara apaçık âyetlerimizi getirince, "Bu, olsa olsa uydurulmuş bir sihirdir. Biz önceki atalarımızdan böylesini işitmemiştik" dediler.(kasas suresi).
Bak kardes, amacimiz atalarimizin sozlerine baglanmak degil amacimiz sadece ve sadece Allah'in dinine baglanmak olsun.
Eger atalarimiz kafir olsalar idi, bizlerde peslerinden gidecekmiydik? Elbette gitmeyecektik.
Fatih sultan mehmet'i oven sahih hadisler oldugunu soylemene gelince.
Hadis su sekildedir: Kostantiniyye'yi (istanbul'u) Fethedeceksiniz, ne mutlu onlarin Emir'ine (komutanlarina), ne mutlu o orduya.
Bu hadis'i imam Suyuti Cem'u el-cevami adli eserinde dedigi gibi, imam Ahmed musnedinde, ibni huzeyme, begavi, baverdi, ibni es-seken, ibni kani, taberani, Ebu nuaym, Hakim ve baskalari rivayet etmistir.
Simdi bu hadis hakkinda iki sey soylemek isterim:
Ilk once bu hadis'in senedinde, Abdullah bin Bisr el-hasami vardir, ve buda bu hadisi rivayette infirad etmistir, yani sadece bu kisi bu hadisi rivayet etmistir, ve bu kisiyi ibni hibban'dan baskasinin sika yani guvenilir oldugunu soylememistir.
Iste bu nedenle bazi alimler bu hadis'in zayif oldugunu soylemislerdir.
Ama baska bir yandan bazi alimler ise, bu hadis'in sahih oldugunuda soylemislerdir elbette.
Ve insallah hadis sahihtir diyelim, ve gelelim ikinci noktaya:
Alimler bu hadisteki istanbul'u feth'eden ordu hakkinda ihtilaf etmislerdir, bazilari sahabe zamaninda istanbul'u feth'etmek icin cikan ve aralarindada sahabelerin bulundugu ordu oldugunu soylemislerdir.
Bazilari ise, Fatih sultan mehmet'in ordusunin oldugunu soylemislerdir.
Bazilari ise, istanbul'un kiyamet'in buyuk alametlerinden olan buyuk Istanbul fethi oldugunu soylemislerdir, ve bu buyuk fetih daha olmadi, insallah hz.mehdi gelince olacaktir.
Iste bu hadis insallah sahih ise, hangi orduya delalet ettiginde ihtilaf vardir.

Hanefi mezhebi'nin en hayirli mezhep olmasina gelelim.
Iste bu gercekten cok sacmadir kardesim, sana kim soylediki hanefi mezhebi en hayirli mezhep? Hangi alim o hak olan firkanin sadece hanefiler oldugunu soyluyor???
Lutfen Allah'tan korkarak yazin… ayrica sizlerin zikrettiginiz hadis'in sonunda Allah rasulune s.a.v. bu cennetlik bir firka'nin kim oldugunu soruyorlar, soyle cevap veriyor: iste onlar benim ve Ashabim nasilsa o sekil uzere kalanlardir.
Yani fatih sultan Mehmet gibi olanlar demiyor farkinda isen (burada faith sultan mehmet'i kucumsemek istemem, ama amacim sadece huccet olmadigidir, huccet sadece Kuran'a ve sunnet'e ittibadar, onun bunun sozunde degidir imam Ahmed'in ve cokca alimin dedigi gibi), boylece lutfen kafaniza gore dini yorumlamayin…
Bana soylermisiniz hangi alim hanefi mezhebinin kalan mezheplerden daha dogru oldugunu soyluyor??? Bu sadece bilmeyenlerin sozudur…
Yani bir hanefi bir safii'den daha ustun olacak, bu nasil olabilirki? Kuran'dan veya sunnet'den veya icma'dan delil nerede?
Boylelikle kardesim, kesinlikle dusunmeden yazmayalim, ve sadece fikih'taki mezhep ayrimi din ayrimi olmasin.
Bilki hanefi ile safii ile maliki veya hanbeli ile aralarinda hic bir yonden fark yoktur, fark sadece takva iledir, ve ahirette Allah c.c. sana mezhebin ne??? diye sormayacak, dinini ve amellerini soracak…
Dusunun… wesselamu aleykum

Taktir

Kardeşim Allah (c.c.) razı olsun güzel açıklamışsın Allah azze ve celle mükafatını varsin ayaklarımızı hak yolda sabit kılsın inşallah.

..

oyle bır zaman gelecekkı dılı alım ama cahıl olanlar çoğalacakdır (hz omer ) inş ne demek ıstedıgımı anlamışınızdır inş bırakın bunları inş bunlar ancak sızı yorar boş çeneden bır sey değil size hakaret etme gıbı bır nıyetım yok yanlış anlaşılmasın bu hepınız benden buyuksunuz allahu alım bırbırnıe nasıhat edın kalp kırmayın bırbırnıze etmedıgınız laflar kalmamış yahudıler ve kafırler bıle bırbırlerını dost edınırken bızler duşmanlık içerisindeyiz neden acaba bır dusunun kafırlerın oyunlarına gelmeyın abıler ve selam

yorum

peygamber efendimiz h.z muhammed s.a.v bir hadisi şerifinde bir topluluk gelecek onlar bizim dilimizi konuşurlar,bizim gibi giyinirler fakat içleri biz gibi değildirler.dilleri tatlı,koyun postuna bürünmüşlerdir fakat içleri kurt gibidir.biz kendimize bakalım tasavvufu takip edelim zikir ehli kardeşlerim.asıl cihad nefsinle ve şeytanla yapılan cihadtır...adam nefsini terbiye etmeden kısa yoldan cennete gitmeye çalışıyor..bombayı beline bagla kısa yoldan cennete git.sözüm wahabi görüşlüler için...

guzel kardesim

Guzel kardesim allah beni ve seni islah etsin , hem diyorsun biz baskalarini bosverelim , ardindanda kendini tutamayip yine elestiriyorsun , tasavvuf bumu??? wallahi islam tasawwufu bu degil'ki guzel kardesim , errisaletul kuseyriyye'yi okursan tasawwufu cok guzel bir sekilde anlarsin guzel kardesim , laf attigin wehhabilere gelince , adamlarin tam olarak kim oldugunu ,iclerini bilmeden , iclerine girmeden , sadece rakiplerinden isiterek , lutfen hukum vermeyin guzel kardesim.
buhari ve muslimde gecen hadisi delil getirmen ise , ki ukarim kardesim bu delili , ibni teymiyyede bunlardan demek istemiyorsundur , allah rasulu (s.a.v.) bu hadiste havaric'i kasd ediyor , hz aliye karsi gelen veya hz osman'i sehid eden taifeyi kasd ediyor , hadisin serhine en azindan fethul'baride bakarsan benim dedigim gibi oldugunu goreceksin , bombayi beline bagla falan demissin , kimse bombayi beline baglayip kendini oldurmuyor , filistinde yapilan seyleri kasd ediyorsan onlar kendini oldurmeyip dusmani olduruyorlardi , ve bu sekilde sartlara uydugu zamanda caiz oldugunu soyleyen alimlerde vardir , mesele cok ciddi ihtilaflidir , elbetteki bu ayri bir mesele. guzel kardesim lutfen alimler arasindaki ihtilafi bilmeden karsi tarafa saldirmayiniz , ogoruste olan alimlerde olabilir cunku , iste bu yuzden fetvayi herkes vermez sadece ilim ehli verebilir. nereden biliyorsunuz o vasfetttiginiz insanlar belkide cennette??? ayni zamanda sizin kaideniz kendinize bakip baskasini bos vermek degilmiydi? neden baskasina baktiniz? allah hepimizden razi olsun guzel kardesim. en iyisini suphesiz allah bilir

ibni teymiyye ile ilgili cook onemli bir bilgi

: ibni yemiyyeyi oven alimler ehli sunnet alimleridir
ibni teymiyyeyi oven alimler oldukca tarih boyunca cok oldukarini belirtmek isterimki,bunlar bu zati benimseyip muhalife gereken reddiyeyi vermislerdir.
Bu zati mucessimelik ile suclayanlara gelince onlara reddiyeyi hanefilerin buyuk alimi imam molla aliyyulkari ve safiilerin alimi ibni hacer elaskalani gibi buyuk zatlar onu koruyup mucessime olmadigini zikretmislerdir. hatta molla kari bununla yetinmeyip ustune kendininde ibniteymiyye ve ibnulkayyimin goruslerini benimsedigini zikretmistir.
Molla ali: mirkatulmefatih kitabinda, ibni hacerde: talebesi sehavinin naklettigi cevahir veddurar adli eserinde zikretmistir, ibni hacer bu fetvasini erraddulwafir kitabina takriz olarak yazmistir, kitabin takrizleri arasinda bulabilrisiniz.
konu cok uzundur ve allahin izni ile hak uzere olan alimlerin hakkini koruyacak insanlari rabbim her zaman gondermistir. Allah icin gercekten samimi ve ciddi olup taassupculuk yapmadan meseleyi dahada fazla arastirirlarsa cok daha guzel alimlerden seyhulislam ibni teymiyye hakkinda fetva bulabileceklerdir.
wallahu alem, sehyulislam hakkinda ve genel olarak islam ulemasinin etini yeyenlerin hic bir yere varamayip ve kiyamettede bu zatlar sen bize neden ifitira attin deyip haklarini alacaklarinida hatirlatmak isterim,
ayni zamanda sunuda hatirlatmak isterimki bu zattan en cok nefret edeneler SIILERDIR,bu nedenle bu zati sevmeyenlerin siilerden etkilenmelerinden korkarim, ve nasilki siilerin ummetin alimlerine (ve hatta sahabelerine) bile dil uzatmalarinda onlara ortak kosmalarindan korkarim.
sonunda su kaide'yide unutmamak lazim: eger ki ehlisunnet alimleri kendi aralarinda birbirlerini kotulemislerse(ve bununda bir cok ornekleri var),subuki nin zikrettigi gibi alimlerin arasinda olanlar birbirleri hakkindaki sozleri kendilerinedir,bizi ilgilendirmez,ve biz iki tarafida severiz,ve iki taraf hakkindada kesinlikle kotu konusmayiz,wallahu alem.
Ebu ubeyde el-merasli

ibni teymiyye ve muhammed bin abdil vahhab

allah onlardan ve onlara tabi olanlardan razı olsun. islam dini bu alimlerle bu günlere bozulmadan gekmiştir.kıt beyinliler anlamasada mahşer onları aydınlatacaktır. onlara küfreden lerde alçak cahillerin ta kendileridir.

teymiyye ve yaxut decal hec

teymiyye ve yaxut decal hec bir ferqi yoxdur sadece zaman ve mekan ferqi var bu vaxta qeder bu qeder ummet kufurdemiydi ki bu taxtabaw gelib islami yeniden qurur

Salam. Sənin heç müzakirə

Salam. Sənin heç müzakirə etmə mədəniyyətin yoxdur. O insan alim olub, sən heç həyatda heç bir şeyə nail olmamış insansan. ne haqqın var onu pisləməyə sənə bu haqqı kim verib?

Gerçekler ve Doğrular

Bakın arkadaşlar Bizim ölçümüz ve mihengimiz Ehli sünnet vel cemaattir. Bu ölçü ve mihenge uymayan bütün görüşleri reddederiz. İbn-i Teymiye’nin Ehli sünnete uymayan bir çok görüşleri vardır. Bu görüşleri kabul etmek doğru olmaz. Ama bütünü ile de inkar ve tekfir caiz değildir. Zira ne kadar ifrat ve yanlış görüşleri olsa da İslam dairesi içindedir. İslam dairesi içinde olan bir alimi de bütünü ile inkar ve tekfir etmek yanlış olur.
Günümüzde bu İbni Teymiye ve İbni Kayyıme'l-Cevzî gibi alimlerden etkilenen ve onun ifrat görüşleri ile hareket eden düşence akımları da vardır. Bunların başında Vehhabilik akımı gelir ki bunların en ziyade öne çıkardıkları fikirler tasavvuf mesleğini bütünü ile inkar ve tevessülü, yani makbul zatları vesile ederek dua etmeyi şirk saymalarıdır. Bunun dışında Kuran ve sünnet içinde geçen müteşabih olan ayet ve hadisleri, teşbih (Allah’ı mahlukata benzetme) ve tecsime (Allah’ı cisimleştirme) kaçan yorumları, sarhoşun yaptıklarından mesul olmayacağı, mezhep ve meşrepleri inkar, ifrat ve yanlış fikirleri içindedir.
İlgilenenlere referans vereceğim.Görüşlerinizi okudum ve bir Müslüman olarak bilgilerimi paylaşmak istedim.Unutmayın gerçek objektiftir ama doğru subjektiftir.Kur'an ve Sünnet kaynağını en has daireye otutmayanların bir çok doğrusu olur ama gerçeği olmaz.Bir Müslamanın doğrusuyla gerçeği bir olması gerekir.Doğrularımızın gerçekten yani Ku'an ve Sünnnet'ten sapma payları varsa bunu kontrol edecek olan da yine bizizdir.Laiklik konusunda ise Modern Türkiye'nin en büyük hatalarındandır.Çünkü din hiçbir olgudan koparılamaz.Ameliyatla alınan bu organın cellatları, bu organın bu topraklarda yaşayan ırkı ne olursa olsun her fertte bir zaman tekrar zuhur edeceğini düşünememişti.Çünkü biz, bizi biz yapan dinamiklerle biziz.Gerçeğin dellalı oldukça biziz.II.Abdülhamit (mekanı cennet olsun) gibi düşünenlerle biziz kimse bizi ameliyat edemez sadece ettiğini zanneder o kadar ...Diğer meselenin hükmü aşağıdaki kaynaklarda verilmiştir daha fazla söze hacet yok...
Referanslar:
Emirdağ Lâhikası (1) - Mektup No: 151
Mektubat Altıncı Risâle Olan Altıncı Mesele

yav ne kafalısınız siz öyle.

yav ne kafalısınız siz öyle. Abdulvahab ile ibni teymiyeyi nasıl översiniz. İmam-ı Azam a bile hakaret edenler onlar. onun görüşünü kabul etmeyenler şirk içerisinde diyenler. İmam Rabbani gibi imam suyuti gibi imam gazali gibi , imam nevevi gibi o kadar cok ehli sünnet alimlerimiz varki. hangisi onların görüşünde. İbni teymiyye cennet cehennem ebedi degildir diyor. birde gelmişsiniz bunu yükseklere taşıyorsunuz. Abdulvahhab denileni hadislerde Zaten anlatmış peygamberimiz (Sallahu Aleyhi ve sellem) nerede cıkacaklar nasıl cıkacaklar. tipleri nasıl . gidin biraz vehabbi fırkasını araştırın. Cübbeli Ahmet hoca gibi büyük alime hele orada Mahmut efendi hazretlerine bile laf atmışlar utanmıyormusunuz siz ya. biriside orada Kabire tapıyorlar diyor ehli sünnet için. akıl yokki. Kabire kim tapmış. ordakininde Allahın aciz kulu oldugunu biliyoruz. Rabıta şirk , Vesile şirk , o şirk bu şirk herşey bunlara göre şirk. neyse son diyecegim sizler Sunnilere Kafir diyorsunuz. müslümana kafir diyen, Kafir olur bunuda unutmayın..

işte ibni teymiye gerçeği kafadan atıp tutmayın

Tam adı Ebu'l-Abbas Takıyyuddîn Ahmed bin Abdülhalîm bin Mecdiddîn bin Abdüsselâm bin Teymiye olan İbn Teymiyye Harran'da Hicri takvime göre 661 yılının 10 Rebiulevvel'inde doğmuştur. Doğum tarihinin 12 Rebiulevvel olduğunu söyleyenler de olmuştur. Moğol istilası yüzünden, çocukken ailesiyle birlikte Şam'a (Dımaşk) gitmişlerdir. O dönemlerde Şam bilim ve kültür açısından da çok önemli bir şehirdi. Moğol istilaları döneminde doğması ve yetişmesi onun karakterini etkilemiş, siyasi düşüncesinde de yansımaları olmuştur.

İbn Teymiye'nin babası da bir alimdi ve Şam'a geldikten sonra oradaki Emeviye Mescidi'nde bir ders ve vaaz kürsüsüne sahip olmuştur. Dedesi de büyük bir İslam alimi olan İbn Teymiye ailesi tarafından küçük yaşlardan itibaren ilmi bir kariyere yöneltilmiştir. İlk eğitimini ailesinden, özellikle babasından almıştır. Öncelikle Kur'an tahsili görmüş, daha sonra hadise yönelerek hadis çalışmalarına başlamıştır. Bu sıralarda Hanbeli fıkhıyla da ilgilenmiş bu konuda da çalışmaya başlamıştır. Bunların dışında Arap dili grameri ve Arap tarihiyle de ilgilenmiştir. Felsefe ve mantık konusunda yaptığı tenkitler düşünülürse büyük ihtimalle felsefe ve mantık ilimleriyle de ilgilenmiş, bu konularda çeşitli araştırmalar yapmıştır. Kendisi daha 21 yaşlarındayken babası vefat etmiştir. Babasının vefatı üzerine genç yaşına rağmen babasının ders grubuna da hocalık yapmaya başlamıştır.

İbn Teymiye fakih (hukuk alimi) ve muhaddis (hadis alimi) kişiliğinin yanı sıra akaid konularında da çeşitli söylemlerde bulunuyodu. Özellikle yaşadığı dönemlerde yaygınlaşmaya başlayan sufizme karşı, çoğunlukla isim vermeden genel tenkitlerde bulunmuştur. Bu konuda çeşitli risaleler de kaleme almıştır ki, genel söylemi ve bunlar sufizm eleştiri açısından onu önemli bir konuma koymaktadır. Özellikle Muhyiddin İbn-Arabî'nin görüşlerine karşı getirdiği eleştiriler bu alanda önemli bir yere sahiptir.

Akaid konularında Eş'ariyye mezhebine ters düşen düşünceleri vardı, akli veya felsefe ile mantığa dayanan yorumlardan kaçınmaktaydı. Bu dönemin Eş'ariyye mezhebine bağlı olan idarecilerini ve halkın büyük bir kısmını ona karşı olmaya itmiştir.

Bu sırada gelişen bir Moğol istilası karşısında da aktif biçimde rol almış ve savaşmıştır. Özellikle savaştaki konumu, halkı ısrarla savaşa davet etmesi onu diğer birçok alimden ayırmıştır.

Bu tip muhalif yönleri nedeniyle birçok düşman edinmiştir. Davet üzerine Mısır'a gitmeye karar vermiştir. Burada çeşitli şeyler bahane edilerek, genel olarak haksız diye yorumlanan bir şekilde zindana atılmıştır. Zindanda yaklaşık bir buçuk sene yattıktan sonra serbest kalmıştır. Zindanda kaldığı bu dönemde çeşitli işkencelere de maruz kalmıştır.

Bundan sonraki dönemde Mısır'daki sufilerle arasında büyük çatışmalar ortaya çıkmıştır. Sık sık tartışmalara giriyor, büyük tenkitlerde bulunuyordu. Bu durum bir süre sonra idarenin tepkisini çekmiş bu genel kargaşa ve tartışma ortamını yatıştırmak için Teymiye yeniden hapsedildi. Yine de bu hapis süreci ilkine oranla daha hafif geçmiştir, zira bu sefer dönemin kadıları onun yanında yer almış onun daha iyi şartlar altında ceza görmesini sağlamışlardır. Zaten kısa bir süre sonra da serbest bırakılmıştır. Fakat devrin yeni idaresi onun İskenderiye'ye sürülmesi kararına varır ve İbn Teymiye İskenderiye'ye gider. Mısır tahtı yeniden el değiştirince, İbn Teymiye Kahire'ye davet üzere geri dönmüştür.

Ellili yaşlarındayken Moğollara karşı bir savaş çağrısı üzerine, tekrar Şam'a hareket etmiştir. Fakat savaş gerçekleşmemiştir. Yine de Şam'da ikamet etmeye devam eden İbn Teymiye fıkıh konusuna ağırlık vermiştir. Her ne kadar Hanbeli mezhebini takip etse de, mezhebe tamamen bağlandığı söylenemez. Zaman zaman dört fıkıh (hukuk) mezhebinin görüşlerine ters görüşleri de oluyordu ve bunları açıklamakta tereddüt duymuyordu. İdarenin bu davranışını yasaklamasına rağmen, İbn Teymiye dört mezhebin görüşleriyle ters düştüğü durumlarda kendi görüşünü sunmaktan ve fetva vermekte geri durmamıştır.

İdarenin yasağı tekrarlamasına rağmen İbn Teymiye'nin davranışını sürdürmesi sonucu, İbn Teymiye Şam kalesinde hapsedildi. Yaklaşık altı ay hapiste kaldıktan sonra serbest bırakıldı. İbn Teymiye fıkıh çalışmalarına ağırlık vererek devam etse de, diğer konularda da çalışmalarına devam eder. Bu sıralarda karşıtı gruplar onun eski fetvalarından birini ortaya atarak onun idare ile arasının açılmasına neden olmuş, sonuçta İbn Teymiye tekrar hapsedilmiştir. Hapis süreci içinde baskı artmış ve sonunda onun hapiste okuyup yazması da yasaklanmıştır. İbn Teymiye iki yıl sonra, 1328'te, yakalandığı bir hastalık sonucu vefat etmiştir.

Düşüncesi ve çalışmaları [değiştir]İbn Teymiye çok yönlü bir kişiliktir, İslam hukuku (fıkıh), hadis ilmi ve siyasi düşünce başta olmak üzere birçok konuda uzmanlaşmış, önemli eser ve görüşler sunmuştur. İbn Teymiye bir mezhep kurma arzusunda olmadığı gibi, arkasından bir mezhep de kurulmamıştır. Yine de bir anlayış ve okulun öncüsü olmuş, ondan sonra bu okulu takip eden birçok ünlü alim olmuştur; İbn Kesir gibi.

Fıkıh (İslam hukuku) [değiştir]Fıkıh konusunda her ne kadar özgün düşünceleri de olsa da İbn Teymiye genel anlamda Hanbeli mezhebini takip etmiştir. Hanbeli mezhebini takip etmesinin en büyük nedeni Kitap ve Sünnete bağlılığıdır. Fakat bazı konularda diğer mezheplerin görüşlerini de benimsemiştir. Yine bazı konularda dört imamın görüşlerinin dışında kalan özgün düşünce ve görüşleri de vardır. Bunlardan en ünlü ve önemlilerinden biri de boşanmanın yemin olarak kullanılması konusundaki görüşüdür; boşanmanın yemin olarak kullanılmasını doğru bulmamış, çoğunlukla bu yemini eden kişinin eşini boşamak gibi bir niyeti olmadığını belirtmiş ve bu nedenle boşanma yemin konusu yapılmasının boşanmaya yol açmayacağını söylemiştir. Bu görüşünü Ehl-i Beyt imamlarından yaptığı bazı rivayetlerle de desteklemiştir. Bunun dışında zaman zaman dört mezhep imamının görüşlerine muhalif görüşler de beyan etmiştir.

Siyasi düşüncesi [değiştir]İbn Teymiye insanın fıtratı gereği medeni olduğunu, başka bireylerle birleşmeye hem çıkar değişimi hem de tehlikeleri bertaraf etmek için ihtiyaç duyduğunu düşünmüştür. Buna göre, onun düşüncesinde, topluluk içinde faydalı sonuçlar verecek eylemleri desteklemek ve emretmek, zararlı sonuçlar verecek eylemleri yasaklamak için topluluğun bir idareciye ihtiyacı vardır. Bu idareciye itaatin gerekliği olduğunu, fakat itaat gibi nasihatin de gerekli olduğuna vurgular; ona göre "din nasihattir".

Bunun dışında kamu görevi, baş idareci ve idareci sınıfın özellikleri, otorite, devletin görevleri ve diğer alimlerden farklı olarak devletin iktisadi siyaseti hakkında da görüş belirtmiştir. Ona göre devletin iktisadi yaşama müdahalesinde, özgürlük esas alınmalıdır. Özgürlüğün esas alınmasında iki noktaya dikkat eder;

1.Dinin bu ekonomik unsurlar hakkında belirlemiş olduğu sınırlar,
2.Özgürlüğün kamu yararıyla çatıştığı durumlar.
İbn Teymiye'nin adalet prensibi, yöneticinin seçimi, devletin dini ve ahlaki konulara müdahalesi, bireyin iktisadi özgürlüğü ve çalışmanın toplumsal değer konusundaki fikirleri de çarpıcıdır.

İbn Teymiye'nin modern zamanlarda en çok vurgulanan fikri de devletin ahlaki ve dini temellere oturması, dini kanunlara bağlı olması gerektiğini düşünmesidir. Ahlaki ve dini temellere dayandığını ileri süren, dini kanunları benimsediğini ilan eden her türlü devlet yapı ve biçiminin de sürekli olarak öğüt ile geliştirilmesi ve sergilenen eksikliklerin böyle kapatılması gerektiğini savunurken, ahlaki ve dini temellere dayanmayan, dini kanunlarla hükmetmeyen devletin meşru olmadığını öne sürmüştür. Bu konudaki açıklamaları onun dönemindeki, İslam'ı seçse de kültürel, hukuki ve siyasi geleneklerini koruyup, uygulamaya devam eden bazı Moğollara karşı verilmiştir. Teymiye'nin bu görüşleri büyük oranda Kur'an'da Maide suresi 44. ayetin tefsirine dayanır. Ayetin Türkçe meali ise şöyledir:

"Gerçekten Biz, içinde bir hidayet, bir nur bulunan Tevrat'ı indirdik. Kendilerini Allah'a teslim etmiş peygamberler, yahudilere onunla hükmederlerdi. Bir de Allah dostları ve ilim adamları da Allah'ın kitabını muhafaza etmekle görevli olmaları ve üzerine şahit olmaları dolayısıyla onunla hüküm verirlerdi. Artık insanlardan korkmayın, Benden korkun ve Benim ayetlerimi birkaç paraya değişmeyin! Ey hakimler, her kim Allah'ın indirdiği hükümlerle hüküm vermezse, onlar hep kafirlerdir."[1]
Yine de İbn Teymiye'nin bu görüşlerini devrimci bir görüş olarak sunmamak gerekir, zira genel olarak ümmet uzun vadede varlığının sorunsuz devamının, ülke ve dinin korunmasının; yöneticinin veya yönetim biçiminin niteliklerinden daha önemli olduğunu vurgular. İslam alimlerindeki geleneksel "bir gecelik anarşi bin yıllık zalim sultanın yönetiminden daha kötüdür" fikri İbn Teymiye'de de bulunur. Nitekim kendisi dönemindeki saltanat şeklindeki İslami devlet yapısını eleştirmiş olsa da bu yapıya karşi ayaklanmamıştır. Yine de yönetim meşruiyeti konusunu şeriat açısından ele alması önemlidir. Özellikle İslam devletler hukuku açısından İbn Teymiye'nin bu çıkarımları önemlidir.

Eserleri [değiştir]Tarihçiler İbn Teymiye'nin eserlerinin yaklaşık 300 cildi bulduğunu belirtmişse de bu eserlerin tümü bugüne ulaşamamıştır.

Akaid konusunda bugüne ulaşmış yaklaşık 20 risalesi mevcuttur. Bu risalelerinin bir kısmı ile bazı küçük kitaplar, Mecm'uatü'r-resâil ismi altında basılmıştır.

Hristiyanlara İslam dinini anlatmaya çalıştığı ve çeşitli Hristiyan doktrinlerini eleştirdiği el-Cevabu's-sahih limen beddele dine'l-Mesih isimli ünlü bir eseri vardır.

Fıkıh konusunda birçok eseri bulunur, risalelerinden bir kısmı Mecm'uatü'l-fetâva ismi altında basılmıştır.

Siyasi konularda es-Siyasetu'ş-Şer'iyye fî İslâhi'r-Râî ve'r-Ra'ıyye ve el-Hisbe fi'l-İslâm en önemli eserleridir.

Bunların dışında tefsir, mantık ve cedel konularında çeşitli eserleri bulunur. Nakdu'l mantık ve şiaa rafizilerin görüşlerini cörütmede en sahih kaynak olan Minhacü's-sünne ünlü eserlerindendir.

Notlar [değiştir]1.[Şeyhulislâm İbni Teymiyye 'nin Eserleri: http://www.ibniteymiyye.com]
Kaynakça ve ek okuma [değiştir]Muhammed Ebu Zehra, "İslâm'da İtikâdî, Siyasî ve Fıkhî Mezhepler Tarihi", çeviren: Sıbğatullah Kaya, Şûrâ Yayınları; s. 575 - 619.
Takıyyuddîn Ahmed İbn Teymiye, "Siyaset', çeviren: Vecdi Akyüz, Dergâh Yayınları, 1985, eserin özgün adı: "es-Siyasetu'ş-Şer'iyye fi' Islâhi'r-Râî ve'r-Ra'ıyye".
"Dünya ve İslam" üç aylık dergi, Kış 1991, "Makaleler" bölümü, makalenin ismi: İbn Teymiyye: İslami Devrimin Öncüsü, makalenin yazarı: Emmanuel Sivan, s. 67-85.
Huriye Tevfik Mücahid, "Fârâbî'den Abduh'a Siyasî Düşünce", çeviren: Vecdi Akyüz, İz Yayıncılık, 2005; s. 135-151

ya nı bazı arkadslar

ya nı bazı arkadslar acıklma yapmıslarbellı kı bu sahıslar ıle ılgılı hıc okumamıslar butun dunya bunlarn ajan ve ıslam alemınde ıse sapkın olarak bılmektedır.. lutfen bu sahıslarla ılıglı dıkkat lı arastırma yapın sonra savununun! tabıkı savunulacak bır yanları varsa..

ibn teymiyye ve Muhammed bin abdulvehhap

vallahi bu iki alime laf atanlar ahirette ALLAH ın huzurunda hesap veremezler ALLAHU ALEM onlar ki islam alemini bidatlerden şirkten arındırmak için çok çalıştılar onlar ki delilsiz bir şey söylemezler KUR AN ve SÜNNET yolunda ilerledirler onlara laf atanlar kendini bilmez müşrikler olur ancak o müşriklerki ALLAH dostudur diye kabirlere taparlar oy kullanırlar ve daha bir çok şirk amelini işlerler ALLAH hidayet versin konuşuyorsanızbir alimin yanlışını delille verin delilinizde cübbelinin sapık hocası ve sapık cübbeli olmasın deliliniz ancak ve ancak KUR AN VE SÜNNET olsun ki ibn teymiyyenin ve abdulvahabın KURAN VE SÜNNETE muhalif görüşleride yoktur varsa getirsinler işkembeden sallamasınlar

arkadaslar islam dini nakil

arkadaslar islam dini nakil dinidir bizim delillerimiz kuran ve sunnetdir acimasizca elestirdiginiz hatta iftira atiiginiz ibni teymiye nin kitabini once okuyun goreceksinizki o alim yalnizca bidat ehlilyle savasmistir

el-cevap

arkadaşım onlara islam alimi dersen ALLAH korusun dinden çıkarsın onlar kafirden de beter.Oy kullanmanın neresi şirk .HZ ebubekir ve dört halife de seçimler geldi.O zaman HAŞA onlar da mı kafir .

ayete muhalif ibni teymiye..

Allâh u Teala nın cisim olduğunu iddia etmesi.

Bu sapık görüşü şu kitaplarda geçmektedir.
1-Şerh Hadis-i Nüzul
2-Fetaval Kübra
3-Beyan Telbis el-Cehmiyye

cevab:Allâh-u Teâlâ” Eş-Şurâ” süresinin 11. ayetinde şöyle buyurdu ''Allâh, hiçbir şeye benzemez''

Sapık senden başkası degildir, Allah u Teala benim veli kuluma düşmanlık edene ben harp ilan ederim diye buyurmuştur, ibni teymiyye ayet karşısında bile görüş belirtiyor. sen delil istiyordun, sana delil işte!! sapık dedigin insanlar, cumhuru ulemenın görüşleriyle terbiyelenmiş, tabi seninde onlara sapık demen normal malum sende kimin görüşüyle terbiyelendigin ortada.. şimdi verdigim delile ne uydurucan merak ediyorum, bakalım hidayetin varmı yokmu belli olucak..

harika bir cevap ibni teymiye

harika bir cevap ibni teymiye Allah onadan razı olsun rabbim cnnet mekanı versin

Hindistan'ın büyük

Hindistan'ın büyük alimlerinden allâme Muhammed Abdurrahman Silhetî, 1882 senesinde basılan kitabında şöyle diyor:

İbni Teymiyye, Vehhabîlerin büyüğü ve öncüsüdür. O şeyh-ül-islam değil, bid'at ve âsâm, yani sapıklık ve günahlar şeyhidir, önderidir. Vehhabîlerin bozuk itikadlarından ilk konuşan odur. Ve aslında, bu bozuk, sapık fırkayı ortaya çıkaran odur. Zamanından Sultan ikinci Mahmud Han zamanına kadar, zikri ve akideleri gizli kaldı. Sultan ikinci Mahmud Han zamanında, Yemen tarafından [Necd'den] Muhammed bin Abdülvehhab isminde biri zuhur etti. İbni Teymiyye'nin ölümü ile yok olan, üzeri örtülen ve İslam memleketlerinde eli kolu bağlı olan bozuk itikadları körükleyip ortaya çıkardı. Yeni bir din yolu tuttu. Ehl-i sünnet vel-Cema'at mezhebine uymayan bir bid'at kampı teşkil etti. (Seyf'ül Ebrar, s.26)

aynası iştir kişinin

Selamunaleykum kardeşlerim.Hiç bir ilmi delile dayanmaksızın bu büyük alimleri eleştiren cahillerden olma hatasına düşmeyelim.Bu insanlar tevhid sancağını yücelten,İsalamın tevhidi yönünü devamlı gözönünde tutan,islama büyük eserler kazandırmış,içtihad dercesine varmış büyük alimlerdir.Öncelikle bu gibi alimleri eleştirenlere bi bakmak lazım acaba kendilerinde o ilimin ne kadarı var ,kaç tane kitap okumuş,yazmış,kaçtane hadis ezberinde,kaç tane sahabe ismi biliyor.Günümüz müslümanları,ne hikmetse falan hoca böyle dedi,falan hoca şöyle dedi,falanca alim şöyle yapımış gibi tutarsız ve tembelce tavırlarla insanlara yalan yanlış şeyleri din adına anlatıp duruyorlar.Toplumumuzun hali ortada.Eğer bu müslüman toplumun(!)bu günkü kafir toplumlardan ayırd edici bir özelliği kalmamışsa bunun en büyük sorumlusu din adamı görünümündeki bid-at ehlidir,deyme bana deymeyim sana diyen,rejimin dişlisinden geçmiş,rejimin kulu olmuş,rejmile elele verip islamın içini boşaltmış,geriye kalanı da islam bunlardan ibarettir diyerek insanlara islamın özüymüş gibi anlatmış alim görünümlü soytarılardır.Fakat bu gün eleştirilecek olan İbni Teymiyye,İbni Cevziyye,Seyyid Kutub,Şehid İmam Hasan El-Benna,Mevdudi vs.'lermidir,yoksa ekrandan ekrana koşan"Falanca kanal MASON kanalıdır"deyip üç beş gün sonra o kanallarda şaklabanlık yaparak islamın izzetini ayaklar altına seren,islamın cihat ruhunu öldüren ve farklı anlamlar yükleyerek müslümanları pasifize etme görevini yapan,dinler arası diyalog ve hoş görü(!)diyerek papazların elinin eteğini öpen,kafirler istedi diye Mübarek Cuma hutbesinden"ALLAH İNDİNDE DİN İSLAMDIR"Ayeti kerimesinin okunmasını yasaklayan,başörtüsü sorunu halkın yüzde birbuçuğunun sorunudur diyen,oy zamanı geldimi müslüman olan,müslüman olduğunu idda edip "Biz laikliğin ve demokrasinin en büyük savunucusuyuz"diyen,"Gazi M.Ke mal ın kurduğu cuhuriyetin yegane bekçisiyiz" diyen,İnsanlara islamdanmış gibi görünüp, islamdan başka ne varsa yapan o alçaklr mıdır?Daha biz muvahhid müslümanların içini yakan bir çok söz var elbet söylenecek,fakat bu rejim bizim gibilerin konuşmasından hoşlanmaz,genede bizler her fırsatta"LA İLAHE İLLALLAH" demeyi düşürmeyeceğiz dilimizden.Selam ile..

"Aliyy'ül-kaari Şifa

"Aliyy'ül-kaari Şifa şerhinde diyor ki: Hanbelîlerden İbni Teymiyye, ifrata kaçmış bulunmaktadır. Zira Resulullah aleyhisselam efendimizi ziyaret için yolculuk yapmayı haram saymıştır. Halbuki ziyaretin yakınlık sebebi olduğu bilinmektedir. Onu inkara kalkan üzerine küfür ile hükmolunmuştur. Zira müstehab olduğunda ulemanın icmaı bulunan bir şeyi haram kılmak küfür olur. Bu, mübah olduğunda icma bulunan bir şeyi haram kılmanın da ötesinde bulunmaktadır." (s.188) savunduğunuz alimdediğiniz işte bu Alah hidayet versin

Selamunaleykum.Kardeşlerim

Selamunaleykum.Kardeşlerim biz dünyaya kimin kafir olup olmadığını araştırmak üzere gönderilmedik.Biz Allah(c.c.)'ın dinini yaşamaya,Allah(c.c)'ya kulluk etmeye,O'nun Resulunün(s.a.v) yolunda gitmeye,emri bil maruf nehyi anil münker için imtihan amacıyla gönderildik.Hiçbir ilmi delil olmadan böyle büyük alimleri eleştireceğinize ortalıkta alim kisvesiyle dolaşan soytarı kılıklıları eleştirin.Çağımızdan yüzyıllar evvel yaşamış,islama büyük eserler kazandırmış bu büyük alimler mi eleştirilmeye layık,yoksa rejimin çarkından geçmiş,rejimle kardeş olmuş,deyme bana deymeyim sana mantığıyla taviz vere vere islamın içini boşaltmış,İbni Teymiyye,İbni Cevziyye,Seyyid Kutub,Mevdudi vs. alimleri sırf tevhidi gözler önüne getirdiği için sapık ilan etmiş şaklabanlarmı eleştiriye layık?Keşke bu alimler gibi alimler şu an aramızda olsalardı da toplumumuzda islam diye yaşanılan şeyin ne olduğunu bizlere bağıra bağıra anlatsalardı.Gerçi elhamdülillah böyle alimler var aramızda ama onlar Cübbeli Hoca(!) gibi mason kanalı deyip gerisin geri o mason kanallarında boy göstermedikleri için cahil insanımız tarafından pek rağbet görmüyorlar.Allah onlardan razı olsun,başımızdan tevhidin sancağını taşıyan alimleri eksik etmesin(Amin).

şeyhul islam

ibni teymiye hakkında bilinmedik şeyler söylemek bi müslümana yakışmaz ibni teymiye hakkında yorum yapabilmek için önce arapçayı çok iyi bilmek ki o çok iyi biliyordu sonra hafız olmak ki o hafız idi daha sonra sahih ve sahih olmayan hadisleri senedi ile birlikte bilmek gerekiyor ki o çok iyi biliyordu ahmed b. hanbelin müsnedini kutubu sitteyi ve daha nice nice hadis kitaplarını ravileri ile birlikte ezberdi bi adisin uydurma olduğunu söylediğinde niye uydurma olduğunu da belirtirdi örneğin bi hadiste ahmet, mehmetten duymuş diyor ama mehmet öldüğünde ahmet daha dünyaya gelmemişti bu nasıl olurda ondan duymuş olur yoksa mezarda iken konuştu mu bu insan buda mümkün olmadığı için akıllı bi insan bunun uydurma olduğunu bilir diyo bu adece bi örnek o yüzden önce bilin sonra niye diyin,,,,,.....

Meleke-i tavus !

Vallahi şeytan aleyhilla'ne, Teymiye'den bin kat daha alim ve abid olduğu için meleklerin başı idi.O Teymiyye ki, Allah Tealaya Şam Emevi camiinde kürsüde mekan tayin edip, cisimlere benzeterek haşa demiştir ki: Allah da benim şu kürsüden indiğim gibi dünya semasına iner.!!
Mücessime nedir önce onu öğrenin, arapça önemli olsa Ebu Cehil, Ebu Lehep kafir olarak gebermezdiler!
Akıllı insan demişsiniz, akıl vahye sadıkane teslim olmadıktan sonra rasyonalizmi kurar ve görmediğine inanmaz.
Akıllı olmak lazım, o da ancak vahye ''tam'' teslim olmakla mümkündür vesselam.

İBNİ TEYMİYYE KİM

İBNİ TEYMİYYE KİM OLDUĞUNU ŞİMDİ DELİLLERİ İLE ANLATACAM DAHA FAZLASI VAR AMA KISACA YANLIŞ BİRİ OLDUĞUNU ALİMLER TARAFINDAN TEKFİR EDİLMİŞTİR...ŞİMDİ ALİMLERİN ONUN HAKINDAKİ GÖRÜŞLERİ...

Hindistan'ın büyük alimlerinden allâme Muhammed Abdurrahman Silhetî, 1882 senesinde basılan kitabında şöyle diyor:
İbni Teymiyye, Vehhabîlerin büyüğü ve öncüsüdür. O şeyh-ül-islam değil, bid'at ve âsâm, yani sapıklık ve günahlar şeyhidir, önderidir. Vehhabîlerin bozuk itikadlarından ilk konuşan odur. Ve aslında, bu bozuk, sapık fırkayı ortaya çıkaran odur. Zamanından Sultan ikinci Mahmud Han zamanına kadar, zikri ve akideleri gizli kaldı. Sultan ikinci Mahmud Han zamanında, Yemen tarafından [Necd'den] Muhammed bin Abdülvehhab isminde biri zuhur etti. İbni Teymiyye'nin ölümü ile yok olan, üzeri örtülen ve İslam memleketlerinde eli kolu bağlı olan bozuk itikadları körükleyip ortaya çıkardı. Yeni bir din yolu tuttu. Ehl-i sünnet vel-Cema'at mezhebine uymayan bir bid'at kampı teşkil etti. (Seyf'ül Ebrar, s.26)
Hindistanlı Ehl-i sünnet alimlerinden Mevlana Muhammed Fadlurresul 1849 senesinde telif ettiği eserinde şöyle diyor:
Biliniz ki bu İbni Teymiyye bed mezheb [yolu kötü], nefsine mağlup, Ehl-i sünnetten hariç bir kimsedir. Allahü teala için cihet [yön] söylenir dedi. İmam-ı Sübkî ona reddiye yazdı. Tabakat-ı Sübkî'de bunlar anlatılmaktadır. Sonradan çıkan bu fırkanın [Vehhabilerin] onunla çok uygunlukları ve ilgileri vardır. (Tashih'ül Mesail, s.44)
Büyük alim Yusuf-i Nebhanî diyor ki:
"Fir'avniye ismine hak kazanan, Allah'a cisim nisbet etmekte, benzetme yapmakda ve yön isnad etmekte Fir'avn'a muvafık kanaate sahip bulunan Haşviye taifesidir. Yoksa, noksan sıfatlardan münezzeh bulunan Allahü teâlâyı bu gibi şeylerin tamamından tenzih eden Ehl-i sünnet vel-cemaat topluluğu değildir." (Şevahidü'l-Hakk, s.223)
Kâdızade Ahmed Efendi, İmam-ı Birgivî’nin kitabının şerhinde şöyle diyor:
“[Allahü teâlâ] Gökte ve yerde değildir, mekândan münezzehdir. ..Mekân ve zaman O’nun şanına muhaldir. ..Sağda, solda, önde, arkada, üstte ve altta değildir....Allahü teâlâ cisim ve cismanî olmakdan münezzehdir. Bir tarafda [cihette] olmaktan da münezzehdir. ..İbni Teymiyye ve yolundakiler, Allahü teâlâ üst taraftadır dediler.” (Birgivî Vasiyetnamesi Şerhi, s.24).

hayırlı akşamlar bu

hayırlı akşamlar bu görüşün şuan ki temsilcileri müceddid imamları reddeden cemaatleri tasavvufu kabul etmeyen insanlardır.oy kulananlara kafir diyen insanalrdır Allah ıslah etsin müslüman müslümana kafir mi der yahuuuu..
efendimizin her yüz yılda bir müceddid imam göndereceğiz hadisini kabul etmiyorlar...işlerine geldiği gibi yorumluyorlar ayet ve hadisleri. Allah muahfazza eylesin..

İbni Teymiye ŞEREFSİZİ

ibni teymiye vE YANDASLARİ VEHHABİLİK DİSİNDAKİ BUTUN MUSLUMAN CEMAATİ ŞİRKLE SUCLUYOLAR YANİ ONLARA GORE VEHHABİ OLANLAR KURTULDU GERİDE KALAN BUTUN MUSLUMANLAR KAFİR BUDA SU DEMEK BU VEHHABİ KAFALİLAR BİZİMLE SAVASMAYİ HAYAL EDİOLAR VELEVKİ SAVASSALAR BİZİM ANAMİZ BACİMİZ KARİMİZ BUNLARA CARİYE OLACAK DİE BAKİYOLAR VEHHABİLERE DİKKAT EDİN AİLE VE AKRABALARİYLADA ARALARİ YOKTUR ONLARİ BİLE KÜFÜRLE SUCLARLAR O KAFİR BU KAFİR HEP BU KAFADALAR KARDESLERİM BUNLARA NE KADAR LAF ANLATSANİZ BOS HEP BİLDİKLERİNİ OKURLAR HEP KURAN ve SUNNET den bahsederler ama yanlis yorumlarlar ALLAH U TEALA nin KAFİRLERLE MÜNAFİKLARLA OLAN AYETLERİNİ ALİRLAR MUSLUMANLARA YORUMLARLAR SUUDİ KRALİNİN DESTEGİYLE DÜNYANİN DÖRT BİR YANİNA YÜKSEK MAAŞLARLA İMAMLAR YETİŞTİRİLEREK GÖNDERİLİYO TÜRKİYEYE GİRMEYE CALİSİYOLAR AMA AVUÇLARİNİ YALASİNLAR ONLARIN İSİ CAMİ CEMAATİYLE CUMA YA GİTMEZLER İMAMLARİMİZA LAF ATARLAR ONLARİN ARKASİNDA NAMAZA DURMAZLAR AMAN KARDESLERİM İNSANİN İTİKADİ BOZUK OLDUNMU BİNLERCE KELİME İ ŞEHADET GETİRSE İMAN GİRMEZ KALBİNE AMAN NE OLUR UYMAYİN BUNLARA DİKKAT EDİN DİKKAT EDİN DİKKAT EDİN...

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><b><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

DOĞRULAMA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Resimde gördüğün harfleri sırayla yaz
Google
 

Anket

Sinema ve dizilerin islami yaklaşımını nasıl buluyorsunuz?:

Sünnet . islam . iman . Kur'an-ı Kerim . kıyamet alametleri . Din ve Inanc . Ehli Sünnet . Mehdi . Hadis . Dört incil . Mezhep . cennet . Hıristiyanlık . eshab-ı kiram . tevhid . iman esasları . cinler . Hıristiyanlar . mezhepsizler . cehennem . küfür . ehli sünnet alimleri . ehli sünnet itikadı . mezhepler . amel . isa'nın gökten inmesi . Mehdi'nin çıkış alametleri . ahir zaman . din tahripçileri . eshaba dil uzatmak . islam düşmanları . mezhepsizlik . islam alimleri . incillerdeki çelişkiler . peygamberler . cennetlikler . mümin . sapık fırkalar . hak mezhepler . eshabı kötülemek . eshabı kiramı sevmek . kader . Sinoptik inciller . Hz. isa'nın mucizeleri . mezhebe uymak . eshabı hayırla anmak . Allah'ın sıfatları . Kitab-ı Mukaddes . Hıristiyan inancı . inanç . incil . vehhabilik . ehli sünnet vel cemaat . hadisi şerifler . Yeni Ahid . Muharref inciller . cin . ahiret günü . Müminler . eshabı kiramın üstünlükleri . peygamberimiz . Hıristiyan dünyası . vaaz ve nasihatleri . çarmıha gerilmesi olayı . Kuran ayetleri . Mehdi’nin ortaya çıkışı . islam'ın hakimiyeti . PKK . Ermeni Sorunu . din düşmanları . şirk . ilim . ehli sünnet yolu . Kuran . kadere iman . Yahudiler . tahrifat . Yuhanna incili . Allah'a iman . Misyonerler . mirac . ashaba muhabbet . ashab . müslümanlık . mezhep imamları . itikad . Hz. isa'nın sözleri . hadisler . iman etmek . Ehli sünnet mezhebi . irade . kıyamet günü . hesap günü . kaza . hayırlı amel . Tutku filmi . insanların hayırlısı . eshabı kiramın fazileti .

Son yorumlar