EVLİYADAN YARDIM İSTEMEK ŞİRK DEĞİLDİR


Sual: Ruhun var olduğuna, insan ölünce ruhun ölmediğine vehhabiler inanmıyor mu?
CEVAP
Ruhun var olduğuna herkes inanıyor. Ruhun ölmediğine biz müslümanların inandığı gibi vehhabiler de inanıyor. Çünkü buna inanmamak insanı, tekrar dirilmeyi inkâra yol açar. Beden ölse bile ruhun ölmediğine inanıp da, bu ruhun bedende iken bulunan özelliklerine yani görmesine, duymasına, işitmesine, hareket etmesine inanmamak açık bir çelişkidir.

Ruhun ölmediğine inandıkları gibi, bu ruhun duyduğuna, işittiğine, gördüğüne de inanmalılar. Bu inanmaları hâşâ böyle mantık yoluyla da olmamalı. Çünkü dinimiz bunu açıkça bildirmektedir.

Böyle olunca, ruhdan şefaat dilemek, ondan yardım istemek gibi, Allahü teâlânın yaratmasına vasıta olmasını beklemeye, karşı olmamak icap eder. Çünkü, bütün dinler, insan ölünce, ruhun diri kaldığını bildirmektedir. Diri insanlar, Allahü teâlânın yaratmasına vasıta, sebep oldukları gibi, diri ruhların da, Allahü teâlânın yaratmasına sebep olacağı red edilmez.

Kabirde, hem ruha, hem de bedene nimet ve azap vardır. Buna, böylece inanmak lazımdır.

İmam-ı Muhammed bin Hasen Şeybani, Akaid-i Şeybaniyye manzumesinde, (Kabir azabı vardır. Kabir azabı, hem ruha, hem de bedene olacaktır) buyurdu. Yani, kabirde nimetler ve azaplar, ruha ve cesede birlikte olacaktır. Diriler bunu görmezse de, inanmak lazımdır. Gaybe iman etmek lazımdır. Buna inanmamak, kıyamet günü mezardan kalkmaya inanmamaya yol açar. Çünkü, ikisi de, Allahü teâlânın kudreti ile olmaktadır. Birine inananın, ötekine de inanması akla uygundur.

Seyyid Davud bin Süleyman’ın Minhat-ül-vehbiyye fi redd-il-vehhabiyye kitabında diyor ki:
(Vehhabiler, Peygamberleri ve salih kullardan Evliyayı vasıta yaparak, onları şefaatçi kılarak, Allahü teâlâdan dilekte bulunmaya ve Allahü teâlânın keramet olarak onlara verdiği kuvvet ile sıkıntıdan kurtarmalarını istemeye ve Allahü teâlânın bir dileğe kavuşturması veya bu sıkıntıdan kurtarması için, kabirlerine gidip, onlardan şefaat istemeye inanmıyorlar. İnsan ölüp, toprak olunca, işitmez, görmez, kabir hayatı diye bir şey yoktur diyorlar. Dünyada bir şeye kavuşmak için, diriler sebep yapıldığı halde, ölülerin de, bir şeye kavuşmak için sebep yapılmasına bir türlü inanmıyorlar.

Eğer, [diğer maddelerde delilleriyle yazdığımız gibi] ölülerin kabir hayatı denilen bir hayat ile diri olduklarına ve bu hayatlarından dolayı, bildiklerine, işittiklerine, gördüklerine ve kendilerini ziyaret edenleri tanıdıklarına, selam verenlere karşılık selam verdiklerine ve birbirlerini ziyaret ettiklerine, kabirde nimet veya azap içinde olduklarına ve nimetin ve azabın, ruh ile bedene birlikte olduğuna ve tanıdıkları dirilerin yaptıkları işlerin kendilerine bildirildiğine ve iyi işleri öğrenince, Allahü teâlâya hamd edip birbirlerine müjde verdiklerine ve işi yapana dua ettiklerine, kötü işleri öğrenince, bunları yapanlara dua ederek (Ya Rabbi! Bunlara iyi işler yapmak nasip et! Bize yaptığın gibi, onlara da hidayet nasip eyle) dediklerine inansalardı, böyle inkâr etmezlerdi.

Çünkü ölmek, bir evden, başka bir eve göç etmektir. Bu bildirdiklerimizin hepsinin doğru olduklarını, Kur’an-ı kerim ve hadis-i şerifler ve icma’ı ümmet bildirmektedir. Bunlara inanmayan, iman edilmesi vacip olan bir şeye inanmamış olup, bid’at fırkalarından olur. Resulullahın sünnetinden ayrılmış olur. Çünkü, Mahşer yerinde toplanmak için dirilip, mezardan çıkmaya inanmak, imanın altı şartından biridir. Buna inanmayan kâfir olur. Ölüler için kabir hayatı olup, nimeti ve azabı duyduklarına inanmamak, küçük kıyamete inanmamaktır. Küçük kıyamet, büyük kıyametin örneğidir.)

Allahü teâlânın sevdiği kullarının mezarlarından şefaat ve Allahü teâlânın yaratması için vasıta, vesile olmalarını istemek caiz olduğunu gösteren delilleri diğer maddelerde de bildirdik. Bunları okuyup anlayanlar, ölülerin kendilerinin bir şey yapmadıklarını, mezhepsizlerin iftira ettikleri gibi, onlardan bir şey yapmalarının istenilmediğini göreceklerdir. Bunlar, dirilerin hareket ettiklerini, iş yaptıklarını görerek, bunlardan yardım, şefaat isteyenlerin bunların kendilerinden istediklerini sanıyorlar. Halbuki, dirilerden istemek de, bunların, Allahü teâlânın yaratmasına sebep olmalarını istemektir. Her şeyi yaratan, yapan, yalnız Allahü teâlâdır. Diri de, ölü de, canlı da, cansız da, Onun yaratmasına sebep olmaktadır. Onun yaratmasına, mahlukların sebep olmalarını, yine O dilemiştir. Âlemin nizamlı, düzenli olması için, birçok şeyi, sebep ile yaratmak istemiştir. Dilediği birçok şeyi de, sebepsiz yaratmaktadır.

İbni Kemalpaşa’nın Hadis-i erbain’deki (Bir işinizde, sıkışıp bunalınca, kabirdekilerden yardım isteyin) ve Deylemi’nin bildirdiği (Kabirdekiler olmasa, yeryüzündekiler yanardı) hadis-i şerifleri de, Allahü teâlânın izni ile, ölülerin dirilere yardım ettiğini göstermektedir. (M. Nasihat)

Abdülgani Nablüsi hazretleri buyuruyor ki:
(Evliyayı inkâr etmek, dinin bir hükmünü inkâr etmek gibi küfürdür. Evliya ve enbiya da kuldur. Harika, keramet hasıl olmasında, kulların hiç tesiri yoktur. Her şeyi yalnız Allahü teâlâ yaratmaktadır. Ancak Allahü teâlâ, enbiyasını ve evliyasını başkalarından üstün tutmuş, başkalarına vermediği keramet ve mucize gibi harikaları, bu zatlara ihsan etmiştir.) (Hadika)

Vehhabilerin kendi kitaplarında diyor ki:
(Gökler Allah’tan korkar, Allah göklerde his yaratır. Anlarlar, Kur’anda, yerlerin ve göklerin tesbih ettikleri bildirildi. Resulullahın avucuna aldığı taş parçalarının tesbih ettiklerini ve mescitteki Hannane denilen direğin inlediğini ve yemeğin tesbih ettiğini Eshab işittiler.) (s. 200)
(Buhari’de, İbni Mesud diyor ki, yediğimiz yemeğin tesbih sesini işitirdik. Ebu Zer diyor ki, Resulullah, avucuna taş parçaları aldı. Bunların tesbih sesleri işitildi. Resulullahın hutbe okurken dayandığı odunun inlemesi haberi sahihtir.) (Feth-ül mecid s. 201)

Dağlarda, taşlarda, direkte his ve idrak olduğunu söyleyip de, Peygamberlerde ve Evliyada his olmaz demeleri, şaşılacak şeydir. Dirilere tevessül olunur, ölülere tevessül olunmaz demekle kendileri müşrik oluyorlar. Çünkü bu söz, diriler duyar ve tesir eder, ölüler duymaz ve tesir etmez demektir. Allah’tan başkasının tesir ettiğine inanmak olur. Böyle inananlara kendileri müşrik diyor. Halbuki, ölü de, diri de birer sebeptir. Tesir eden, yaratan yalnız Allahü teâlâdır.

Demek ki, Resulullahtan başka müminler de, herkesin işitemeyeceği sesleri işitirmiş. Bu taşlar Hazret-i Ebu Bekir’in elinde iken de tesbihlerinin işitildiği, aynı haberin sonunda bildirilmektedir. Hazret-i Ömer, Medine’de hutbe okurken, İran’daki ordu kumandanı Sariye’yi görerek, (Sariye, dağdaki düşmandan korun) demiş ve Sariye işiterek, dağı ele geçirmiştir. (Şevahid-ün-nübüvve)

Puta tapanlar için gelmiş olan âyet-i kerimelerle, bu sözlerini ispata kalkışıyorlar. Halbuki, Ehl-i sünnet, Peygamberlere ve Evliyaya ibadet etmez. Allahü teâlânın sevgili kulları olduğuna ve Allahü teâlânın, bunların hatırı ve hürmeti ile, kullarına merhamet edeceğine inanır. Zararı, faydayı yaratan, ancak Odur. Ondan başka ibadete kimsenin hakkı yoktur, der. Kabir ziyaretinde, kabirdeki zat vasıtası ile Allahü teâlâya dua eder.

Peygamberler ve Evliya mezarlarında, kabir hayatı denilen, bilmediğimiz bir hayat ile diridirler. Kendiliklerinden bir şey yapamazlar. Allahü teâlâ, onlara sebep olacak kadar kuvvet ve kıymet vermiştir. Onları sevdiği için, onlara, âdeti dışında olarak ikram, ihsan yapmaktadır. Onların hürmeti için, istenileni yaratır. İstenilenin yaratılmasına sebep olmaları onlardan istenir. Vehhabilerin, Ehl-i sünnet, mezarlara tapınıyorlar, müşrik oluyorlar demeleri Müslümanlara iftiradır.

Mezarları ziyaret ile tevessül eden kâfir olsaydı, Peygamberimiz ile de tevessül edilmezdi. Halbuki, O, dünyaya gelmeden önce ve dünyada diri iken ve vefatından sonra, hep tevessül edilmiştir.

Şevahid-ül-hak 153. sayfada yazılı, ibni Mace hadisinde, Peygamberimiz (Allahümme inni eselüke bihakkıssailine aleyke), yani (Ya Rabbi! Senden isteyip de, verdiğin kimselerin hatırı için, senden istiyorum!) derdi ve böyle dua ediniz buyururdu. Hazret-i Ali’nin annesi Fatıma’yı kendi mübarek elleri ile mezara koyunca (İgfir li ümmi fatımate binti Esed ve vessialeyha medhaleha bi-hakkı Nebiyyike vel Enbiya-illezine min kabli inneke erhamürrahimin) buyurduğunu, Taberani ve İbni Hibban ve Hakim ve Süyuti bildirmektedir.

Eshab-ı kiramın büyüklerinden Osman bin Huneyf bildiriyor ki, iyi olması için dua isteyen bir a’maya, abdest alıp, iki rekat namaz kılmasını, sonra (Allahümme inni eselüke ve eteveccehü ileyke bi-Nebiyyike Muhammedin Nebiyyirrahme, ya Muhammed inni eteveccehü bike ila Rabbifi haceti-hazihi, li taktıye-li, Allahümme şeffihü fiyye) okumasını emr etmiştir. Bu dua, (Merakıl-felah) ve bunun Tahtavi haşiyesi ve türkçe tercümesi olan (Nimet-i islam) kitaplarında, (Hacet namazı) sonunda ve (Şifa üs-sikam) ve (Nur-ül-islam)da ve (Dürerüsseniyye)de de yazılıdır. Eshab-ı kiram, bu duayı hep okurdu.

Hakim’in bildirdiği sahih hadiste buyuruldu ki:
Âdem aleyhisselam Cennetten çıkarılınca, çok dua etti. Tevbesi kabul olmadı. Nihayet (Ya Rabbi! Oğlum Muhammed hürmeti için, bu babaya merhamet et) deyince, duası kabul oldu ve (Ya Adem! Muhammed aleyhisselamın ismi ile, her ne isteseydin kabul ederdim, Muhammed olmasaydı, seni yaratmazdım) buyuruldu. Bu hadis-i kudsi, (Mevahib) ve (Envar)ın başında da yazılıdır. Böyle olduğunu, Alusi’nin (Galiyye) kitabı da, 109. sayfasında uzun bildirmektedir. Bu dualarda bulunan (hak) kelimesi, hürmet, kıymet demektir. Sevdiklerine verdiği kıymetli dereceler hatırı için istemektir. Çünkü, hiçbir mahlukun, hiçbir bakımdan, Allahü teâlâda hakkı yoktur.

Âdem aleyhisselam, Cennette iken, Cennetin her yerinde ve Arş üzerinde (La ilahe illallah Muhammedün Resulullah) yazılı gördü. Onun, Allahü teâlânın en sevgili kulu olduğunu bilip onun hürmeti için dua etti.

Bu dualar gösteriyor ki, Allahü teâlânın sevdikleri ile tevessül etmek, yani onları araya koyarak, onların hatırı ve hürmeti ile Ondan istemek caizdir.

İbni Abidin hazretleri, 5. cild, 524. sayfada buyuruyor ki:
(Resulullahı vesile kılarak Allahü teâlâya dua etmek güzel olur. Ehl-i sünnet âlimleri hiç biri buna karşı bir şey demedi. Yalnız ibni Teymiye bunu kabul etmeyerek ortaya bir bid’at çıkarmış oldu. İmam-ı Sübki bunu güzel açıklamaktadır.)

Ahmed bin Seyyid Zeyni Dahlan, Mekke’nin müftüsü ve reis-ül-uleması ve Şafii şeyh-ul-hutebası idi. Birçok eserleri olup, (Hülasat-ül-kelam fi beyan-i umera-il beled-il-haram), (Firredd-i alel-vehhabiyyeti-etba-ı mezheb-i İbni Teymiyye) ve (Ed-Dürer-üs-seniyye) kitaplarında bunların içyüzlerini açıklamakta, yanlış yolda, sapık olduklarını âyet ve hadislerle göstermektedir.

Hülasat-ül-kelamda, şöyle demektedir:
Resulullahı hayatta iken de, vefatından sonra da, vesile ederek dua etmek sahihtir. Bunun gibi, Evliyayı ve Salihleri vesile ederek dua etmek caiz olduğunu hadis-i şerifler göstermektedir. Hazret-i Ömer’in yağmur duasına çıkarken Hazret-i Abbas’ı götürmesi, Resulullahtan başkası ile de tevessül olunabileceğini göstermek için idi.

Ehl-i sünnet âlimleri buyuruyorlar ki:
Tesiri veren, yaratan, fayda ve zarar veren, yok eden ancak Allahü teâlâdır. Onun şeriki yoktur. Peygamberler ve bütün diriler ve ölüler, tesir, fayda ve zarar yaratamazlar. Hiçbir şeye tesir yapamazlar. Yalnız, Allahü teâlânın sevgili kulları oldukları için, onlarla bereketleniriz. Onlar da, dirilerin tesir ettiğine, ölülerin tesir etmediğine inanıyorlar.

Şah Ahmed Said-i Dehlevi hazretleri, Tahkik-ul-hakkıl-mübin kitabında, Hindistan’daki vehhabilerin kırk bozuk sözüne vesikalarla cevap vermektedir. Kırkıncı cevabında buyuruyor ki:
Abdülaziz-i Dehlevi, Fatiha tefsirinde: (Birisinden yardım istenirken, yalnız ona güvenilirse, onun, Allahü teâlânın yardımına mazhar olduğu düşünülmezse, haramdır. Eğer yalnız, Allahü teâlâya güvenilip, o kulun Allah’ın yardımına mazhar olduğu, Allahü teâlânın her şeyi sebep ile yarattığı, o kulun da bir sebep olduğu düşünülürse, caiz olur. Peygamberler ve Evliya da, böyle düşünerek başkasından yardım istemişlerdir. Böyle düşünerek birisinden yardım istemek, Allahü teâlâdan istemek olur) diyor.

Abdülhak-ı Dehlevi hazretleri de Mişkat tercümesinde buyuruyor ki:
(Peygamberler ve Evliya öldükten sonra, bunlardan yardım istemeye, meşayıh-ı ızam ve fıkıh âlimleri caizdir dedi. Keşf ve kemal sahipleri, bunun doğru olduğunu bildirdi. Bunlardan çoğu ruhlardan feyz alarak yükseldiler. Böyle yükselenlere (Üveysi) dediler. İmam-ı Şafii buyuruyor ki, imam-ı Musa Kazım’ın kabri, duamın kabul olması için bana tiryak gibidir. Bunu çok tecrübe ettim. İmam-ı Gazali buyurdu ki, diri iken tevessül olunan, feyz alınan kimseye, öldükten sonra da tevessül olunarak feyz alınır. Meşayıh-ı kiramın büyüklerinden biri diyor ki, diri iken tasarruf yaptıkları gibi, öldükten sonra da tasarruf, yardım yapan dört büyük Veli gördüm. Bunlardan ikisi, Maruf-i Kerhi ve Abdülkadir-i Geylani hazretleridir. Batı âlimlerinin ve Evliyanın büyüklerinden olan Ahmed bin Zerruk diyor ki, Ebül Abbas-ı Hadremi hazretleri bana sordu ki, diri olan Veli mi, yoksa ölü olan mı daha çok yardım eder? Herkes, diri olan diyor. Ben ise, ölü olan daha çok yardım eder diyorum dedim. Doğru söylüyorsun. Çünkü, diri iken, kullar arasındadır. Öldükten sonra ise, Hakkın huzurundadır buyurdu. [Kılıç kınından çıkınca kesmeye hazır hâle gelmiş olur.]

İnsan ölürken ruhunun ölmediğini âyet-i kerimeler ve hadis-i şerifler açıkça bildiriyor. Ruhun şuur sahibi olduğu, ziyaret edenleri ve onların yaptıklarını anladıkları da bildiriliyor. Kâmillerin, Velilerin ruhları, diri iken olduğu gibi, öldükten sonra da, yüksek mertebededirler. Allahü teâlâya manevi olarak yakındırlar. Evliyada, dünyada da, öldükten sonra da keramet vardır. Keramet sahibi olan, ruhlardır. Ruh ise, insanın ölmesi ile ölmez. Kerameti yapan, yaratan, yalnız Allahü teâlâdır. Her şey Onun kudreti ile olmaktadır. Her insan, Allahü teâlânın kudreti karşısında, diri iken de, ölü iken de hiçtir. Bunun için, Allahü teâlânın, dostlarından biri vasıtası ile, bir kuluna ihsanda bulunması şaşılacak bir şey değildir. Diri olanlar vasıtası ile çok şey yaratıp verdiğini, herkes, her zaman görmektedir. İnsan diri iken de, ölü iken de bir şey yaratamaz. Ancak Allahü teâlânın yaratmasına vasıta, sebep olmaktadır.)

Mevlana Abdülhakim-i Siyalküti hazretleri, Zad-ül-lebib kitabında buyuruyor ki:
(Ölü yardım yapamaz diyenlerin, ne demek istediklerini anlayamıyorum. Dua eden, Allahü teâlâdan istemektedir. Duasının kabul olması için, Allahü teâlânın sevdiği bir kulunu vasıta yapmaktadır. Ya Rabbi! Kendisine bol bol ihsanda bulunduğun bu sevgili kulunun hatırı ve hürmeti için bana da ver demektedir. Yahut, Allahü teâlânın çok sevdiğine inandığı bir kuluna seslenerek, (Ey Allah’ın Velisi, bana şefaat et! Benim için dua et! Allahü teâlânın dileğimi ihsan etmesi için vasıta ol!) demektedir. Dileği veren ve kendisinden istenilen, yalnız Allahü teâlâdır. Veli, yalnız vesiledir, sebeptir. O da fanidir. Yok olacaktır. Hiçbir şey yapamaz. Tasarrufa, gücü, kuvveti yoktur. Böyle söylemek, böyle inanmak şirk olsaydı, Allah’tan başkasına güvenmek olsaydı, diriden de dua istemek, bir şey istemek yasak olurdu. Diriden dua istemek, bir şey istemek, dinimizde yasak edilmemiştir. Hatta müstehap olduğu bildirilmiştir. Her zaman yapılmıştır. Buna inanmayanlar, öldükten sonra keramet kalmaz diyorlarsa, bu sözlerini ispat etmeleri lazımdır. Evet, Evliyanın bir kısmı öldükten sonra, alem-i kudse yükseltilir. Huzur-i ilahide her şeyi unuturlar. Dünyadan ve dünyada olanlardan haberleri olmaz. Duaları duymazlar. Bir şeye vasıta, sebep olmazlar. Dünyada olan, diri olan Evliya arasında da böyle meczuplar bulunur. Bir kimse, keramete hiç inanmıyor ise, hiç ehemmiyeti yoktur. Sözlerini ispat edemez. Kur’an-ı kerim, hadis-i şerifler ve asırlarca görülen, bilinen olaylar, onu haksız çıkarmaktadır.

Bir cahil, bir ahmak, dileğini Allahü teâlânın kudretinden beklemeyip, Veli yaratır, yapar derse, bu düşünce ile ondan isterse, bunu elbet yasak etmeli, ceza da yapmalıdır. Bunu ileri sürerek, İslam âlimlerine, âriflere dil uzatılamaz. Çünkü Resulullah, kabir ziyaret ederken, mevtaya selam verirdi. Mevtadan bir şey istemeyi yasak etmedi. Ziyaret edenin ve ziyaret olunanın hallerine göre, kimine dua edilir, kiminden yardım istenir. Peygamberlerin kabirde diri olduklarını her Müslüman biliyor.)

Vehhabiler, Allahü teâlâdan başka şeylere tapınanların, onları vesile yapanların müşrik olduklarını bildiren âyet-i kerimeleri yazarak: (Peygamberlerden ve salih kullardan ölmüş veya uzakta olanlardan herhangi bir sözle yardım isteyenler, bu âyetlere göre müşrik olur) diyorlar.

Biz müslümanlar, Evliyanın kendiliklerinden bir şey yapacaklarına inanmayız. Allahü teâlâ, onları çok sevdiği için, onların dua ve hatırı ile yaratacağına inanırız. Kullara tapınmak demek, onların sözlerine uyarak, İslamiyet’in dışına çıkmak, onların sözlerini, kitab ve sünnetten üstün tutmak demektir. İslamiyet’i emredenlere uymak, böyle değildir. Buna uymak, İslamiyet’e uymak demektir. Hayber gazasında, Hazret-i Ali’nin gözü ağrıyordu. Resulullah, mübarek ağız suyunu onun gözlerine sürdü ve dua eyledi. Gözleri iyi oldu. Peygamberin hatırı için, Allahü teâlâ şifa ihsan eyledi. Vehhabi (Feth-ul-mecid) kitabı da, 91.sayfasında bunu yazıyor ve Buhari ile Müslim’in haber verdiklerini bildiriyor.

Resulullahın duası kabul olduğu gibi, Onun yolunda, izinde bulunanların da, duaları kabul olur. Kendisi de, 381. sayfada, imam-ı Ahmed’in ve imam-ı Müslim’in, Ebu Hüreyre’den bildirdikleri hadis-i şerifte, (Saçları dağınık ve kapılardan kovulan öyle kimseler vardır ki, bir şey için yemin etseler, Allahü teâlâ onları doğrulamak için, o şeyi yaratır) buyurulduğunu yazmaktadır. Allahü teâlâ, sevdiği kullarını yalancı çıkarmamak için, yemin ettikleri şeyleri bile yaratınca, dualarını elbette kabul buyurur. Allahü teâlâ, Mümin suresinin 60.âyetinde mealen, (Bana dua ediniz! Duanızı kabul ederim) buyuruyor. Duaların kabul olması için şartlar vardır. Bu şartları taşıyan dua elbet kabul olur. Herkes bu şartları bir araya getiremediği için, duaları kabul olmuyor.

Ali Ramiteni hazretleri buyurdu ki:
(Günah işlememiş bir dil ile dua ediniz ki, kabul olsun!) Yani, Huda dostlarının huzurunda tevazu eyleyiniz, yalvarınız da, sizin için dua etsinler. İstigase, yani bir Veliye tevessül de, bu demektir.
[İsa aleyhisselama gelip derler ki, dua ediyorsunuz, devasız hastalıklar iyi oluyor. Hangi duayı okuyorsunuz, bize de söyler misiniz? İsa aleyhisselam da onlara okuduğu duayı söyler. Adamlar bir süre sonra tekrar gelirler, efendim okuyoruz okuyoruz bir şey olmuyor, acaba bize yanlış dua mı öğrettiniz derler. İsa aleyhisselam, (Dua doğru ama ağız yanlış) buyurur, yani doğru dua öğrettim, dua aynı dua ama, ağız aynı ağız değil!]

Bu şartları yaptıklarına güvendiğimiz Âlimlerin, Velilerin dua etmeleri için, onlara yalvarmak, niçin şirk olsun? Biz, Allahü teâlâ, sevdiklerinin ruhlarına işittirir, onların hatırı için, istenileni yaratır diyoruz. Allahü teâlâ için hayvan kesiyor ve Kur’an-ı kerim okuyoruz. Sevabını meyyitin ruhuna gönderip ondan şefaat, yardım istiyoruz. Ölü için ibadet eden elbet müşrik olur. Allahü teâlâ için ibadet edip, sevabını ölüye bağışlayan müşrik olmaz ve hiç suçlu olmaz.

Hazret-i Meryem’in ve Esyed bin Hudayr’ın ve Ebu Müslim Abdullah Havlani’nin kerametlerini, kendisi de yazmaktadır. [Abdullah-ı Havlani, hicri 62 senesinde Şam’da vefat etti.] Evliyanın ruhlarından yardım isteriz. Çünkü, Allahü teâlânın sevdiği kullarının ruhları, diri iken de, öldükten sonra da, Allahü teâlânın verdiği kuvvet ile ve izni ile, dirilere yardım ederler. Böyle inanarak Evliyadan yardım istemek, Allahü teâlâdan başkasına tapınmak olmaz. Ondan istemek olur.


Konuyla Alakalı Ayet ve Hadisler

İsra Suresi:

56- Müşriklere de ki: “Allah dışında ilah olduklarını sandığınız putları imdada çağırınız bakalım. Onlar, başınızdaki belayı ne giderebilirler ve ne de başka birine aktarabilirler. ”

57- İmdada çağrılan bu ilahların Allah’a en yakın o/anları dahil olmak üzere hepsi Allah’a yaklaşmanın yolunu ararlar. O’nun rahmetini diler ve azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı korkunçtur.

Mümin Suresi:

60- Rabbiniz şöyle dedi: “Bana dua edin, duânıza cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir hâlde cehenneme gireceklerdir.”

Ahkaf Suresi
5- ALLAH'ı bırakıp ta kıyamet gününe kadar cevap veremeyecek olan, kendisine yapılan dualardan habersiz kalan şeylere ibadet edenlerden daha sapık kim olabilir? Kıyamet Günü insanlar haşrolununca, onlar kendilerine yalvarıp yakaranlara düşman olurlar ve kendilerine yapılmış olan ibadetleri reddederler.

Hac Suresi

73- Ey insanlar! İşte size bir örnek veriliyor, onu dinleyin şimdi. Sizin ALLAH 'tan başka yalvarıp yakardığınız bütün o düzmece varlıklar, hepsi bir araya gelseler dahi, asla bir sinek bile yaratamazlar. Hatta bir sinek, onlardan birşey kapacak olsa, onu bile geri alamazlar. İsteyen ( yani puta tapanda) aciz ve güçsüz, istenen (put veya putlaştırılan şahsiyet) de ne kadar güçsüz.

Bakara Suresi

186- Resulüm( Ey Peygamber)! Kullarım sana BENİ sorunca haber ver ki, BEN onlara çok yakınım. BENDEN isteyenin, duâ ettiğinde duâsını kabul ederim. Öyleyse onlar da benim dâvetime uysunlar ve BANA iman etsinler ki doğru yolu bulsunlar.

Zümer Suresi

36- ALLAH, kuluna yetmez mi?

Zannediyorum bu ayetler yeterince açıklayıcı

-------------------------------------------------------

Aynı zamanda Rasulullah(sav):

“Allah'ın laneti yahudiler ile hristiyan ların üzerine olsun. Çünkü onlar Peygamber lerinin mezarlarını mescid edinmişlerdir.”

(Buhari, bu hadisi, birden çok yerde zikredmiş: Bkz. Kitab El-Salah, bab: 55, H. No: 435, 436; Müslim, Mescidler ve namazlıklar kitabı, Bab: Mezarlar üzerine bina yapmanın yasaklanm ası, H. No: 531.)

“Allah yahudiler ile hristiyan ların canını alsın! Onlar peygamber lerinin mezarlarını mescid edindiler .”

(Buharî, Namaz, kitabı, Bab: 55, H. No: 437; Müslim, Kitab, Mescidler; bab: Mezarlar üzerine bina (türbe) yapmanın yasaklığı, H. No: 530.)

Görüldüğü gibi Peygamber imiz, ömrünün son günlerinde mezarları mescid edinmeyi yasaklamış ve yine bu son günlerinde yahudi ile hristiyan ları bu yoldaki davranışları yüzünden lanetleye rek ümmetini onlar gibi yapmamala rı hususunda uyarmak istemiştir.

Ahmed İbn Hanbel'in “Müsned” adlı hadis kaynağında Abdullah b. Mesud'a dayanarak bildirdiğine göre Peygamber imiz (salât ve selâm üzerine olsun) şöyle buyuruyor:

“İnsanların en kötüleri kıyamet koptuğu anda hayatta olanlar ile Peygamber lerin mezarlarını mescid (mabed) edinenler dir.” (Ahmed, El-Müsned, c. 1, s. 435.)

İmam-ı Ahmed'in, Ebu Davud'un, Tirmizî'nin ve Nesaî'nin bildirdiğine göre de ünlü sahabi İbn-i Abbas (Allah ondan razı olsun) diyor ki:

“Peygamber imiz mezarları ziyaret eden kadınları oraların üzerine mescid inşa edenleri ve kandil yakanları lânetlemiştir.”

(Ahmed, El-Müsned, c. 1, s. 229, 287, 324, 337; Ebu Davud, Kitab Cenazeler, bab, Kadınların mezarlıkları ziyaret etmeleri, H. No: 3236, Tirmizi, Kitab, Namaz, Bab, kabirleri mescit edinmenin keraheti-çirkinliği, sakıncası-, H. No: 320, Tirmizi, İbn Abbas'ın bu hadisini “hasen” olarak tanımlamaktadır. Hadisin bütün rivayet kanallarına ve rivayet edenlerin e baktığımızda hadis, hemen hemen sahihlik derecesin e erişir.)

Bunlar inşALLAH yeterli olmuştur.

Allah'tan başkasından yardım dilemek?

4-Enes (r.a.) anlatıyor:
İnsanlar,İsmail Peygamberden sonra da İslâm üzereydiler. Şeytan, insanları İslâm"dan uzaklaştırmak için onlara birtakım şeyler vesvese ediyordu ve sonunda onların Telbiyelerine şu ibareleri sızdırdı:
Ey Allah"ım, nidânı duydum, koştum da geldim.
Senin ortağın yoktur. Bunu, bildim de geldim.
Ortağın var ise de, Sen ona sahibsindir. ''''''''Bu kısmı müşrikler söylerdi
O ortağın hem kendisi, hem de malı Senindir. ''''''''Bu kısmı müşrikler söylerdi
Ravi,şöyle devam ediyor:
— İşte şeytan, bu şekilde insanın ayaklarını kaydırıncaya kadar devam etmiştir!
--------------
şimdi buradaki ortağın kelimesini şunlarla değiştirip okuyalım
"herşeyi duymada ortağın" çünkü şirk koşulanın yardım edebilmesi için onu duyması gerekir
"herşeyi görmede ortağın" çünkü şirk koşulanın yardım edebilmesi için onu görmesi gerekir
"herşeye gücü yetmede ortağın" çünkü şirk koşulanın yardım edebilmesi için o istenilen işlere güç yetirebilmesi gerekir
"herşeyi bilmede ortağın" çünkü şirk koşulanın yardım edebilmesi için o konuda ve nasl kurtulacağı konusunda bilgi sahibi olması gerekir
"herşeyi hükmünde ortağın" çünkü şirk koşulanın Allah'ın bir hükmünü değiştirmesi gerekir ki bu
yardım başkasından istendiğinde aslında Allah'ın emrettiği bir işi hükmü ve kararı Allahtan başksının değiştirebilmesi anlamına gelir
"herşeyin sahibi olmada ortağın" çünkü şirk koşulanın hiç birşeyin sahibi değilken yardım edebilmesi mümkün değildir

eğer kişi başkasına dua ederek rızık isterse herşeye rızkını vermede ortağın gibi bu artarda gider eğer kafası hala almayan varsa Allah'ın 99 ismini bu şekilde değiştirerek okusun o müşriklerin telbiyesini. işte bunlar öyle demelerinden dolayı müşrik olmuşlarda bizim tarikatçılar şirkin kralını yaparken sarıkları ve şalvarlarının onları kurtaracağınımı sanıyorlar..Dini kendine uydurmak kolaydır, dine kendini uydurmak zordur. La demeden ilahe illAllah demek kurtuluşu sağlamaz.Önce LA önce la sonra ilahe illallah
selam ve dua ile

dua

insan bir sevdiğinden bir kardeşinden bir müslümandan dua talebinde bulunabilir dua et de şu işim de Allah bana yardım etsin diye burada ondan dua talep etmiştir vesilede böyledir. Bilip bilmeyen kulaktan dolma hakkına birşey okumamış sağdan soldan duyduğuyla tevessüle evliyadan himmet istemeye şirk diyor tam bir anlayışsızlık cahil işi ve hemen etiketi yapıştırıyor şirk diye. Neden bilmemekten kaynaklanıyor. Tasavvuf hakkında bilgisi yok duyduğuna gördüğüne hemen inanıyor halbuki araştırma yapmak gerekir çünki yapıştırılan etiket çok ağır. Yanılıyorsa küfre düşer Neden böyle bir şeye şirk demek yapanı küfürle suçlamaktır bu durumda ikisinden biri küfre girmiştir. Tevessül ve himmet konusuna gelince şundan farkı yoktur ey kardeşim benim şu işimde Allahın bana yardım etmesi için bana dua et budur.o yardımı yaratan Allahtır. O insan da bir nevi vesile olmuştur gerçekleşmesine.yoksa mürşidim şunu yarat değildir bu şirktir işte. iyi anlamak lazım. Birde şöyle dienler var Allahtan başkasından yardım istenmez o zaman birşey taşıyosun mesela birinden yardım istiyosun bu da şirk olur. Mezardaki önemli bir zatsa eğer Mesela Mevlana hazretleri büyük bir mütefekkir. Dersin Allahım bana bu zatın hatırı için yardım et bunda bir beis yoktur.

tevessül

Bismillah,ALLAH resulu size neyi verdiyse onu alın neyi yasakladıysa ondan sakının umulurki rahmet olunursunuz. ayeti ve numarasını bilmiyorum ama meal olarakböyle peygamber efendimizin sav veli kullardan isteyin diye bir hadisini duyan varsa istediği gibi tevessül etsin

günde 48 defa fatiha suresini

günde 48 defa fatiha suresini okuyupta onu anlamayan ve uygulamayan tüm cahiller allah hepinize fatiha suresini okuyup anlayıp iyice araştırıp hidayet versin

şeriat

arkadaşlar evet cenabı allah`tan istiyoruz.biz insanlar çok günakarız ne yediğimiz ne içtiğimiz belli bunun evlilara ihtiyacımız var.evliyaları duvaya vesile etmek gerekir,eğer tevesül caiiz olmasaydı hazreti adem as af olmasi için ya rabbi oğlum muhammed hürmeti için bu babaya merhamet et deyince duvası kabul oldu.kaynak mevahib ve envar kitabların başinda yaziyor.dikkat kiyamet alimlerin üzerinden kopucak ehli sünet alimlerin yolundan ayrılmayın. şevahidülhak 153 sayfada ibni mace hadisinde şöyle buyuruyor ya rabbi senden isteyipte verdiğin hatrı için senden istiyorum,sakın cüppeli hocamızı,cevat akşit hocamızı,nihat hatib oğlu hocalarımızın yolundan ayrılmayın bunlar ehli sünnet alimleridir.

sayin kardes

Allah razi olsun kardes, hep arada sirada yazip islam'da vesile oldugunu soyluyorsunuz, ama bilki: Allah'im fulancanin hakki icin senden sunu istiyorum, demek alimler arasinda ihtilafli bir meseledir.
Ama sunu demek ise: Ey fulanca Seyh, gel bana yardim et, ve buna benzer seklinde Allah'a yapilan Dua'yi baskasina yapmak, iste bu alimlerin icma'si ile Sirk'tir, ve ben yazilarimda bu meseleyi acikladim, muracaat edilebilir.

Ama bu iki konuda farkli konulardir, karistirmayalim.

Birde simdi ben senin o zikrettigin hadis hakkinda bazi bilgiler vermek istiyorum:

Bilki o hadisi imam Hakim Mustedrek adli eserinde rivayet etmistir, ama imam Hakim hadis tashihinde guvenilir degildir, bu nedenle kitabindaki bir suru hadisi alimler zayiflamistir.

Ve ben simdi senin bu zikrettigin hadis hakkindaki alimlerin sozlerini aktariyorum:

1-imam Zehebi Uydurma demistir(Telhisu El-mustedrek), baska bir yerde: Batil'dir demistir(El-mizan).

2-imam ibni teymiyye uydurma demistir(Er-raddu ala El-bekri).

3-imam ibni Abdulhadi uydurma demistir(Es-sarimulmenki).

4-Hafiz ibni Kesir zayif oldugunu zikretmistir, ve imam Beyhaki'nin hadisi zayifladigini bildirmistir ve onun sozlerini aktarmistir(El-bidaye ve En-nihaye).

5-imam Suyuti ine zayif oldugunu belirtmistir(Menahilussafa).

Simdi bak kardes: bu nedenle oyle her gordugun hadis, sahihmi zayifmi diye bilmeden alinip Kabul edilmez, heleki itikadi konularda hadisin sahih olmasi gerekir.

Wesselamu aleykum.

tevessül

Bir takım insanlar, tevessülü kabul ediyorlar. Bir takım insanlar tevessülü inkar ediyorlar. Hepsinin kendine göre delilleri var. Ancak şu farkla ki, ikincileri birincilerini şirkle suçluyorlar. Yani düpedüz kafir diyorlar. Arkadaş, birine kafir demek bu kadar kolay mı ya gerçekten? Ne bu cesaret! Peygamberimiz ne buyuruyor: "Herhangi bir kimse, din kardeşine “Ey kafir!” derse, bu tekfir sebebiyle ikisinden biri muhakkak küfre döner. Eğer o kimse dediği gibi ise ne ala. Aksi takdirde sözü kendi aleyhine döner." (Müslim 1/319) Ki bu şahıslar bir kişiyi değil, tevessülü kabul edenlerin topunu birden tekfir ediyorlar. Kim bilir, belki tevessülü kabul edenler içerisinde ne Peygamberler, ne evliyalar, ne salih mü'minler var da siz farkında değilsiniz. Tevessül olayını sanki daha dün birileri tarafından uydurulmuş bir şey gibi lanse ediyorsunuz. Bir de Kur'an-ı Kerimde putperestler için indirilen ayetikerimeleri sanki evliyaya tevessülü nehyetmek için indirilmiş gibi göstermeye çalışıyorsunuz. çok acınası duruma düşüyorsunuz..
Allah şüphesiz rasülünü ve diğer evliyayı benden kat kat daha çok seviyor. Neden ben günahlarımın mağfireti için onları vesile kılmayacakmışım. Onların ahirette şefaati haktır. Onların dünyada da ahirette de Allahın izniyle tasarruf hakkı vardır. Neden ben hastalığımın şifası için doktoru vesile kılabiliyorum da Allah'ın bizzat Kuranıkeriminde "diridirler" diye buyurduğu mübarek zaatları işlerimde vesile kılamıcakmışım.

Siz tekfire devam edin. Allah kimin haklı kimin haksız olduğunu ahirette meydana çıkaracaktır.

Asıl soru şu: Peygamberimiz

Asıl soru şu: Peygamberimiz veya sahabeler hiç vefat etmiş kişilerden tevessül etmişlermi? Mesela Nebi (sav) hiç dua ederken Hz İbrahimin yüzü suyu hürmetine demişmi? Hz Ömer Hz Abbas'dan yağmur için dua istediğini biliyoruz fakat Rasülullah hemen yakınında yeşil hadra'da yatarken neden onu tevessül etmiyor? mesala doktora şifa için başvurulmasını tavsiye hatta emreden eden rivayet var, Allah kevni kanunlarında bunu yaratmış ve rasülün dilinden de belirtmiş, eğer ibadetle ve Allahın isimleriyle değilde ölülerle tevessülün Rasülullah ve sahabe-i kiramın uygulamasında varmı? mantıki ve ihtimali delilden ziyade bu konuda sahih rivayet varsa çok memnun olurum.

evet, gorecegiz insallah kim hakli diye...

Allah'tan baskasina dua etmeyin derken Allah, sizler hala Allah'tan baskasina dua edin bakalim, ayet ve hadisten uzak bir durumda iken sonrada kim hakli gorecegiz deyin...

hak yodsa iseniz hani ayetler hadisler alimlerin sozleri???

ayrica Vesile ayri bir sey kardes, ama Allah'tan baskasina dua ayri bir sey.

o senin evliya diye sandigin adamlar herseyi vesile gibi gosterip kandiriyorlar insanlari.

bak ardes: vesile ise su sekildedir: Allah'im ben Muhammed'in s.a.v. hakki icin senden sunu istiyorum, ve boyle demeyi bazi alimler caiz gormus, bazi alimler haram gormustur, yani hitilafli konudur.

ama soyle demek: Ey fulanca (bu fulanca kim olursa olsun) gel bana yardim et, benim sunumu gider bunumu gider... iste boyle demek ise Icma ile sirktir.

iste eger iki meseleyide karistirmassak, olayi sanirim anlamis oluruz.
wesselamu aleykum

bakara 154.

Allah yolunda öldürülenlere de ölü demeyin. Onlar diridir ama siz anlamazsınız.(Bakara 154.)
Yüce Rabbimiz onlara ölüler demeyiniz onlar diridir ama siz anlayamazsınız diyor.Ama siz anlamışsınız galiba onların ne şekilde diri olduklarını.Kuran-ı Kerim'de bu ayet varken kimse bu konuda boşa konuşup ahkam kesmesin.Ölü olsun diri olsun bir insandan medet uman yardım dileyen şifa dileyenin kiliseye gidip günah çıkartan hristiyandan farkı yoktur sonuçta oda rahibin aracılığıyla Allah'tan bağşlanmasını istemektedir.

la ilahe illallah onların

la ilahe illallah onların allah yolunda öldüne dair bir delilin mi var elinde saçma sapan konuşma birsürü ayet var ölülerden yardım istenmeyeceğine dair bie evliya tutturmuş gidiyorsunuz arkadaş evliya cennetlemi müjdelendirildi adamı hemen cennete koyuyonuz o daha cenneti garantilemedi sana nasıl cenneti garantilettirsin bu sizin yaptığınız hz isayı ilahlaştıran hristiyanların yaptığıyla aynı derece birşey peygamber efendimiz öz kızına ey zeynep eğer namaz kılmazsan vallahi cennete giremezsin diyor. Saçmalamanın alemi yok !!!!

biraz daha gayret etseniz

biraz daha gayret etseniz uçacaksınız... ne biçim din anlayışınız var sizin anlayamıyorum güya müslümansınız ama kuranda (lat ,uzza,menat.)için iyi insanlardı ama insanlar onları sevdikleri için onlarla allahdan yardım istemeye başladılar ve müşrik oldular diyor.aslında o müşriklerin allah inancı vardı ama onları vasıta yapıyorlardı sizin hiçmi aklınız basmıyor allah bu misalleri kuranda neden veriyor diye hiçmi düşünmüyorsunuz ama tabi şeyhi olanın mezhebi olmaz diyen sizlere şeyhlerin kitaplarını kuranın önüne geçirmekten hiç tereddüt etmiyorsunuz ve kırk dereden su getirerek bu sapık fikirlerinizi insanlara inandırmaya çalışıyorsunuz ,yahudi mantığı ile dini ruhbanlaştırdınız yolundan sapıtırmaya çalışıyorsunuz.söylediklerinizin yüzde doksanı dine tevhide allah inancına kurana ve insanın fıtratındaki islama ters düşüyor yıllarca ismailağa cemaatinin içinde onları anlamaya çalıştım ama malesef dinle hiç bir alakanız yok hatta kurslarınız lezbiyen dolu bu yüzden kurstan kaçtım tiksinerek.tamamen kuru kafalar okuttuğunuz insanlar, at gözlüğü takmış papağanlar neden verdiğiniz dersler öğrencilerin boğazında aşağı inmiyor neden çarşaflı kızlarınız fatih camiinin bahçesinde erkeklerin kucağında oturuyor biri değil çoğu neden derslerinizde lut a.s kavmini anlattığınız halde kurslarda sevicilik ön planda bunun izahı ne ile yapılır.bütün tarikat kursları aynı durumda buda çarpık ve sapık anlayışınızın eseridir ve tevhid inancı ne sizde nede talebelerinizde yok hoclarınız bile tevhidin ne olduğunu bilmiyorlar çok zavallı o çocuklar.allah hidayet versin

güzel kardeşim. Allahu alem

güzel kardeşim. Allahu alem İslam akıl üstü bir dindir. Kısıtlı, basit aklımızla dini açıklayamaz ve yaşayamayız. Rabbimin akıldan daha üstün olarak insana bağışladığı melekelerden biri de kalptir. Kalbin kavrayışı, basireti, anlayışı akıldan daha ÜSTÜNDÜR.Gaip'e inanma anlayışı da buna bir örnektir. Akıldan daha çok kalp referans alınmalı. Çünkü akıl, kalbe göre çok noksan. Selim akıl'a ulaşmadığımız için de, selim akıl sahipleri peygamberlerin ve onların varisleri müctehidlerin, evliyaların görüşlerine; yani kıyas-ı fukaha'ya muhtacız. Eksik aklımızla tartmayalım, sadece akıl ile İslam'ı anladığını sanan gafillerden de uzak duralım.

sayin kardes

kiyasi fukaha dedigin seyin manasini tam anlamamissin.
Kiyas'in uygulanmasi icin sartlari gerekir, en onemliside, kuranda ve Sunnetde ve icma'da delil bulamamaktir.
eger delil bulamazsan, o zaman Kiyas ungulanir.
boyleikle, konumuz olan, olulerden yardim istemenin sirk olmasi ise, kuran ve Sunnet ve Icma ile sabittir, ve bu konuda hic bir alim Kiyas yapmamistir, eger varsa bilmedigimiz gosterebilirsin.
bundan sonra bu meselede acaba hangi kiyas'tan bahsediyorsun.
ama fukahaya ihtiyacimiz elbette vardir, zaten bu meselede icma oldugunu soyleyenler alimlerdir.

Şimdiye kadar ki yorumları

Şimdiye kadar ki yorumları okudum; Ölüden yardım istemek şirktir diyenler Kuran-Kerim'den delil getiriyorlar (ayetleri yanlış yorumluyor diyebilirsiniz ama Kuran'dan delil getiriyorlar sonuçta)
Ölüden yardım istenir diyenlerin Kuran ve sünnetten inandırıcı delilleri bulunmamaktadır.Allah hepimizi, tüm yorumcuları affetsin doğru yoldan ayırmasın

yardım

Ben ercişden-bağlanıyorum çadırımızı evimizin önünde kurduk diye hiç bir şekilde_yardım almadık.Çdırımızı su bastı üstünde oturacak bir şey yok.Lütfen bize bir çahre bulun Teşekürler..?

allah'tan baska yardim eden varmi

. evet kardes ne demek istedigini sanirim anladim yani demek istedigin eger gercekten velilerden yardim dileniyorsa bende dileyim onlarda bana yardim etsin demek istedin sanirim , bu soruyu belki bilmek icin belkide insanlarda soru isareti birakmak icin sordun , diyorumki kardes allah'a tevekkulunu et ardindanda elinden ne gelirse ugras ve yapmaya calis , ve bilki kesinlikle olulerden bir sey istemek caiz degildir ve sanada hic bir faydasi yoktur , cunku bu allahin sadece kadir olan gucunu baskasina sarf etmektir , o yuzdende sirktir , delili ise coktur kisaca mesela su ayet(eger onlar denizde gemiye binerlerde (korktuklari an) direk sadece allaha ihlasli bir sekilde dua ederler , ve onlari karaya cikartip kurtarincada onlar allaha sirk kosarlar) burdaki sirkten kasid nedir acaba??? Sende sanirim anladinki sirkten kasid allahtan baskasindan bir sey istemek , habuki simdikiler malesef gorursun onlar ucakta bile duserken allaha halis bir sekilde dua edeceklerine adamlar gawsi evliyalari falan cagiriyorlar, simdi bunlar daha buyuk musrik yoksa eskilermi??? Sorunun cevabini benden once verecek kisi sanirim sensin:evet simdikiler daha musriklerdir. Halbuki bunlarin hristiyanlarin zor anlarinda hz isayi cagarmalarindan ne farki kaldi peki??? Allah onlari islah etsin. Bilki kardes ortaya boyle suphe atanlar senin kafani karistirmasinlar lutfen canim kardesim , allah icin belki biliyorsundur bilmiyorsanda bir bakarsan mesela peygamberleyin hayatina sahbelerin hayatina kesinlikle peygamberimiz sav olunce sahabe ondan yardim dilememislerdi , kardes vallahi yazilacak o kadar seyler varki ciltler dolusu kitaplar cikar ,ama iste kisaca diyeceklerim umarim anlamaniz icin yeterli olur, alimlerimiz ozellikle hanefi alimlerimiz tarih boyuca oluden bir sey istemek yani ey fulanca evliya bana yardim et gibi sozler insani dinden cikaracagini , soylemislerdir. ,
mesela sadece hizlica sana bir tane ornek veriyimki kafan karismasin ve icinde suphe kalmasin ve muvahhid olarak ol insaAllah: peygamberimiz sav vefat ettiginde hz Omer hilafeti doneminde yagmur kesilince ne dedi: ALLAHIM BIZ SENIN RASULUN MUHAMMED SAV ILE SANA TEVESSUL EDIYORDUK , VE SIMDIDE SANA ONUN AMCASI ABBAS ILE TEVESSUL EDIYORUZ. gordunmu kardesim eger olulerden istemek caiz olsa idi neden hz omer direk peygamberimizi cagirmadi'da yasayan birisinden gitti tevessul diledi yani dua istedi.
halbuki hatta hz omer kabrin yaninda idi peygamberimizin sav kabrine gidip ya bize yagmur indirtsene falan neden demed'de yasayan birisine gitti ve bizim icin dua et dedi???
Alimlerin hadisin serhinde bu hadisteki tevessul kelimesi'nin yani omerin abbastan r.a. dan tevessul etmesini dua etmesi dir sdiye serh etmislerdi , bu hadis buharide gecmistir ,istedigin buharinin serhini ac istiska kitabini ac ve serhe bakabilirsin.
iste bu delil gibi onlarca delil var, ama malesef insanlar kendi sehvetlerine tabi olduklarii icin hakki goremyorlar… ve bilki bu sorulara cevap vemereyecekelrdir , allah hidayet etsin. .
fetava bezaziyyede(hanefilerin fetva kitaplarindandir) soyle gecer: alimlerimiz demisdirlerki: kim derseki hocalarimizin ruhlari yanimizdadir isitiyorlar kafir olmustur. bu fetvayi el-bahrurraik'de ve mecmeul-enhur fi serhi multekal-ebhur. waalahu alem , buna benzer bir suru fetva vardir , arayan bulur insallah.
allah seni ve senin gibi muslumanlari korusun ve hak yoldan ayirmasin , amin. kardesiniz ebu ubeyde
umarim herseye kadir olan allah sizin yardimciniz olsun...

CVP:allah'tan baska yardim eden varmi

Anlayamadığımız nokta şu, yardım sadece Allah'tan istenir.. Bir büyük zaatın vesilesi dendiği zaman da yine Allahtan yardım istenmektedir. Tıpkı:

ALLAHIM BIZ SENIN RASULUN MUHAMMED SAV ILE SANA TEVESSUL EDIYORDUK , VE SIMDIDE SANA ONUN AMCASI ABBAS ILE TEVESSUL EDIYORUZ.

Burada olduğu gibi.. Neden direk Allahım bize yağmur yağdır denmiyor? Ne gerek var lafı uzatmaya.. Burada biz rasülünün ümmetiyiz. biz ona tabi olanlardanız, bizi yağmurundan mahrum etme ya rab anlamı çıkmıyor mu?

Evet biz günahkar aciz kullarız ancak senin sevgili rasülünün ümmetiyiz. Sana kul olmuş falanca zaatın talebesiyiz ya rab.. bizleri affet ya rab..

Sen şirk koşuyorlar diyorsun ya.. Bu yazınla bana ey kardeşim sen müşriksin diyorsun. Yani kafirsin diyorsun. Ona buna değil BANA diyorsun..

Dinden çıkarmaya ne kadar meyillisin. Peki ya müşrik değilsem, peki ya kafir olmuyorsam? Senin halin nice olur? Bir toplumu yanlış anlamanın faturasını kendi imanınla ödemek üzerine olduğunun farkındamısın?

sayin fatura

sayin kardes , ilk once sunu soylemk isterimki benim dedigimi anlayamamissin malesef , ve o yuzden olayi buyutmusssun , simdi soyleyeceklerimi lutfen cok dikkatli okursun umarimki ne dedigimi anlarsin guzel kardesim:
Ben burada seninle vesile meselesini konusmadim farkindaysan guzel kardesim, behsettigim konu iman ve sirk meselesi idi , insani dinden cikaran seyler , sen ise bana burada baska bir seyden bahsediyorsun .
Senin Kasd ettigin sey sunun gibi mesela: ey allahim hz muhammed sav hakki icin bana sunu ver , veya fulancanin senin yanindaki mekanetin'in hakki icin beni cennete koy vb , bu sekilde dua etmek alimler arasinda ihtilafli bir meseledir , ve eger yazimi okursan benim bu meseleyi kasd etmedigimi umarim iyi anlarsin, cok net bir sekilde tekrar diyorumki: eger birisi allahtan isteme yerine olulerden , allahi birakipta bir sey isterse , iste bu zaman o adam sirke girmis olur. Benim kasd ettigim bu , mesela su anda malesef bazilarindada goruyoruz mesela , basina bir zorluk gelince hic allaha dua etmez ve direk hocasindan yardim ister , benim cok tanidiklarim var ey hocam bana sunu ver beni kurtar ne olur falan filan iste sirk olan sey budur.
Dikkat et kardesim : allahim hocamin hakki icin senden … demiyor , diyorki : hocam ne olur senden sunu istiyorum ..beni kurtar… vb ikisinin arasindaki cok buyuk bir fark var simdi anladinmi canim kardesim???
Zikrettigim hadisi mesela sende zikretmissin , sadece o hadisi ben olulerden yardim istenmedigini soylemek babindan zikrettim o kadar, yani sirk islenmemesi gerektigini aciklamak icin, ve senin hadisten cikardigin dua stillerinin sirk olmadigini biraz oncede soyledim ve simdide soyluyorum , lutfen canim kardesim ikisinin arasini sakin karistirma , allah katindaki birsinin hakki icin veya bir evliyanin hakki icin mesela allaha yalvarmak ile , direk evliyadan yardim istemek cok farkli seyler , iste direk allahtan baskasindan istemek sirktir , zaten boyle bir sey yaparsa mekke musriklerinden bir farki kalmaz onlarda putlardan istiyor buda hocalarindan isityor . veya hz nuhun kavmine bakarsak , onlarin taptiklari butlar aslinda ne idi? Salih insanlarin resimleri idi ilk once dedilerki: ya bu vefat eden salih evliyalarin resimlerini cizelim'de onlari gorunce onlar bize allahi hatirlatsin , sonrada yavas yavas seytan aralarina girdi ve bi muddet sonra bunlar o resimlerden bir seyler istemeye basladilar ve o resimlerini yaptikalari putlardan ve onlarin ruhundan bir seyler istemeye kalktilar iste boyle yapinca allahda onlara hz nuhu gonderdi , iste buyle yapanlar ile direk kendi hocalarin veya allahin salih kullarindanda bir sey isteyenler arasinda bir fark yoktur iste kasd ettigim sey budur.
Tekrar tekrar tekrarliyorum hocamin veya evliyanin hakki icin ey yucca ALLAHIM bana sunu ver demek ile ey yuce HOCAM veya EY YUCE FULANCA EVLIYA vb gibi sozleri soyleyerek allaha dua etmek yerine o kisilere dua etmek, iste ikisinin arasinda daglar kadar fark vardir birisi hocayi ve evliyayi allah yerine koymak, iste sirk olan budur.
Simdi umarim anlarsin ne demk istedigimi ve oyle rast gele dinden cikarmadigimi , ve o sekildede dinden cikarmanin dogru olmadigina inandigimin farkina varmissindir insallah.
ne cabuk kafir dedigimi zannettigin icin soyledigin son cumelerin icin'de allah senden razi olsun diyorum , hepimiz musluman oldugumuz icin kardeslerimize kotu zan ile degil husnu zan ile bakmamiz lazim , ve bende sana husnu zan ile bakiyorum canim kardesim ve yanlis anladigin icin yazimi yanlis yorumlamissin ve simdi ne dedigimi anlayinca umarim boyle deyecegini tekrar sanmiyorum.
Herseyin en dogrusunu suphesiz tek olan yuce allah bilir, kardesin: ebu ubeyde elmerasli

CVP:sayin fatura

"Meded ya seyyid abdulkadir geylani"

böyle demek senin tabirin ile şirk oluyor. Çünkü ben Allah'tan değil sana göre ölmüş birinden istiyorum yardımı..

Ben bu cümleyi kullanıyorum. Senin itikadına göre yukarıda bahsettiğim şekilde müşrik oluyorum. Çünkü sana göre ortak koşuyorum. Senin algına göre ben ölmüş Abdulkadir geylani hz.lerini TANRILAŞTIRIYOR, PUTLAŞTIRIYORUM!!

Sen öyle söylüyorsun. Çevrende de gördüğün o bir çok kişiden biriyim yani..

Ölmüş biri nasıl gelsin ki değil mi?

Ben Allah dostlarının ölümünü beden aramızdan ayrılması olarak görüyor ve öyle inanıyorum.. Onların kıyamet sabahına kadar müslümanların yardımlarına koşacaklarına inanıyorum... Çanakkalede, kurtuluş savaşında daha nice yerlerde o ölü dediğiniz büyük insanların da askerlerimize yardımcı olduklarına inanıyorum..

Yavuz sultan selim mısıra giderken bizzat rasülullah efendimizin ordunun başında ilerlediğine inanıyorum..

"Sakın Allahü teâlânın yolunda şehid olanları ölüler sanmayınız! Doğrusu onlar, Rableri katında diridirler. Öyle ki, Allahü teâlânın kendilerine verdiği, ihsan ettiği şehidlik mertebesiyle, hepsi de sevinerek, Cennet nimetleriyle rızıklanırlar.
Arkalarından şehidlikle henüz kendilerine katılamayanlar hakkında da; "Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır" diye müjde vermek isterler. Onlar, Allahü teâlâdan gelen bir nimetle, hatta daha fazlasıyla sevinirler, Allahü teâlânın, mü'minlere olan mükafatını zayi etmeyeceği müjdesi ile neş'elenirler." (Al-i İmran suresi: 169-171)

Ben medem ya seyyid abdulkadir geylani dediğimde.. O büyük zaat rabbimin izni ile yardıma koşacağına da inanıyorum.. Ya da o zaatın vesilesi ile sorunlarımızın çözüleceğine inanıyorum..

Senin itikadına göre "ENEL HAK" diyen hallacı mansur da müşriktir.. "Meded ya .." diyen müminlerde müşriktir..

Bu bir inanç meselesidir. Ben ve benim gibi düşünenler böyle inanıyor.. Nasıl ki "enel hak" "Ene Alal Hak" manasına ise Buradaki mededte "vesile" anlamındadır..

Ercisten yardım isteyen kişi için de bu yazdıklarımızın hiç önemi yok.. O sadece akşam sofrasındaki iki lokma ekmeğini düşünüyor.

YAVUZ KARDEŞLERİNİ VE

YAVUZ KARDEŞLERİNİ VE YEĞENLERİNİ KATLETTİRİRKENDE Mİ ALLAH RESULÜ ÖNÜNDEYDİ? Dini kavmiyetçiliğe alet etmeyin,Ümeyye oğulları gibi olursunuz? Biri bir yalan uyduruyor sonra kendi de inanıyor.Sizin menkıbelerin mantığı bu......

CVP:YAVUZ KARDEŞLERİNİ VE

Bedir de uhutta da Allah Rasülü en önde idi.. Mekkeliler medinelilerin kardeşleri değiller miydi? Aynı kandan aynı soydan gelmiyorlarmıydı?

Dini mübin için..

Devletin bekası için yapılanları sorgulayanlar bugün rahat yataklarında uyuyor olmalarına onlara borçlular..

sayin fatura''''''''''

Belliki cok kizmissin , sebebide : ya anlamamissin yada anlamak istemiyorsun , ve sen benim verdigim delillere hicde cevap vermedin??? Sadece konusuyorsun??? Neden acaba??? Simdi ben senin sorularina rakamli olarak cevap verecegim ve sana soru soracagim, eger sen hakki istiyorsan ve kendini hak uzere goruyorsan ve ikna olmadi isen , ilmi bir sekilde benim numaraladigim sorulara gore tek tek cevabini ver , veya ikna olursan'da soyle.
Ama kardesim lutfen cevaplarinda sinirlenme sanirim ikimizde hakki ariyoruz , hangimiz hak isek umarim rabbim onun onunu acar ve ikimizide hak'ka tabii olmamizi nasip eder, amin
Simdi senin delillerini ele alalim:
1- ilk once kardes , hukumleri nereden aliriz buna dikkat etmek lazim , yani delilimizi nereden getiririz? Seri hukumlerde istinbat (yani delil cikarma) dort seyden olur: kuran-sunnet-icma-kiyas. Ve sen bana su savasta soyle olmus boyle olmus diye delil getiriyorsun , boyle seyler seriatda delil olurmu hic? Bunlar ne ayet nede sunnet nede icma nede kiyas? Peki daha sihhatini bile bilmedigin , olsada seriatda delil olmayan seylerle neden delil getiriyorsun? Meseleyi daha iyi anlmak icin usulu fikih kitaplarini muracaat ede bilirsin.
2- ali Imran ayetindeki getirdigin ayet ise , konumuzla ne alakasi var acaba? Burada sehitlerin allah katinda diri olduklarini soyluyor rabbimiz, bizim yanimizda diridirler demiyor? Ayni zamanda rabbimiz onlardan oldukten sonra beni birakin ey kullarinm gidin bir seyler isteyin'de bu sehidler'den'de demiyor, Ayni zamanda istedigin tefsir kitabini ac ve muracaat et , hic bir tanesi senin yorumladigin sekilde bu ayeti yorumlamismi?
'''''''zikredecegimiz deliller"""""""
3-ilk once kurandan deliller, mesela:
A: (Andolsun ki onlara: "O gökleri ve yeri kim yarattı?" diye soracak olsan: "Elbette Allah!" diyeceklerdir. O halde gördünüz ya Allah'tan başka çağırdıklarınızı! Eğer Allah bana bir zarar vermek isterse, onlar O'nun zararını giderebilirler mi? Yahut bana bir rahmet dilerse, onlar O'nun rahmetini tutabilirler mi? De ki: "Allah, bana yeter." Tevekkül edenler, hep O'na dayanırlar.) zumer38. ayetin arapcasindan direk terceme ettigimiz zaman : allahtan baskasina dua ettiginizi = cagirdiklarinizi, manasi cikiyor.
Ibni kesir diyorki: «Andolsun ki onlara: Gökleri ve yeri yaratan kimdir? diye sorsan; muhakkak, Allah'tır, diyecekler.» Müşrikler Allah'ın her şeyi yaratan olduğunu itiraf ediyor, bununla birlikte hiç bir zarar ve faydaya gücü yetmeyen Allah'tan başka şeylere tapınıyorlardı. Bu sebepledir ki şöy­le buyrulur: «De ki: öyleyse söyleyin bakalım; Allah bana bir zarar vermek isterse, O'nu bırakıp ta taptıklarınız O'nun verdiği zararı giderebilir mi? Yahut bana bir rahmet dilerse, O'nun rahmetini önleye­bilir mi?» Elbette bunlardan hiç birine güç yetiremezler.
B: Hatırla ki; Bir zaman İbrahim şöyle demişti: "Rabbim! Bu şehri güvenli kıl! Beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut
Rabbim! Çünkü onlar (putlar) insanlardan birçoğunun sapmasına sebep oldular. Şimdi kim bana uyarsa, o bendendir; kim bana karşı gelirse, artık sen gerçekten çok bağışlayan ve çok merhamet edensin. Ibrahim 35-36. Ibni teymiyye bu ayetin tefsirinde derki: puta tapanlar'dan hic biri putlarin yeri ve gogu yarattiklarina inanmiyorlardi , halbuki bunlari sadece sefaatci ve vasitaci olarak kullaniyorlardi…(ettevessul velvesile 156)
C: Andolsun ki onlara, "Gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı buyruğu altında tutan kimdir?" diye sorsan "Allah" derler. O halde nasıl (haktan) çevrilip döndürülüyorlar? . Ankebut61. Ve buna benzer ayetler ayni tarzda kuranda bu ayetle birlikte alti yerde gecmistir. Ayetin tefsirlerini yer kaplamasin diye aktarmiyorum , okuyucu ibni kesire = nasir essadiye = taberi'ye vb bakarsa umarim ayeti kerimeyi daha iyi anlar.
D: (Onlar mı hayırlı) yoksa, kendine yalvardığı zaman bunalmışa karşılık veren ve başındaki sıkıntıyı gideren, sizi yeryüzünün hakimleri yapan mı? Allah'ın yanında başka bir ilâh mı var? Ne kıt düşünüyorsunuz! Neml 62.
Bu ayetin tefsirinde ibni kesir ikrarci bir sekilde bir hikaye zikretmistir: Hafız îbn Asâkir, birisinin hâl tercemesinde … Dimaşk'dan Zebedânî ülkesine katırımla ücretli yolcu taşı­yordum. Bir keresinde bir adam katırıma bindi. Yolun bir kısmında gi­rilmeyen bir yola uğradık. Bana: Şu yolu tut, orası en yakın yoldur, de­di. Ben: O yolu bilmiyorum, dediysem de; hayır, aksine en yakın yol odur, dedi. O yola girdik. Taşlık bir yere, derin bir vâdîye ulaştık. Ora-, da bir sürü öldürülmüş kimse vardı. Bana: Katırın başını tut ki ineyim dedi. îndi, ayaklarını sıvadı, elbisesini toparladı ve yanındaki bıçağı çe­kerek üzerime yürüdü. Önünden kaçtım, peşime düştü. Allah aşkına deyip: Katın ve üzerindekileri al, dedim. O zâten benimdir, benim mak­sadım seni öldürmekktir, dedi. Onu, Allah ile ve Allah'ın çarptıracağı ceza ile korkutmak istedim, kulak asmadı. Önünde teslimiyet gösterdim ve: Beni bıraksan da iki rek'at namaz kılsam dedim. Acele et, dedi. Na­maz kılmak üzere kalktım fakat Kur'an okumada nutkum tutuldu, on­dan bir harf bile hatırıma gelmiyordu. Şaşkın bir halde dikilip kaldım. O ise: Haydi, bitir, diyordu. Allah Teâlâ benim dilimden «Yoksa, bu­nalmışa kendisine yakardığı zaman karşılık veren ve başındaki sıkın­tıyı gideren mi?...» âyetlerini akıtıverdi. Bir de gördüm ki elinde harbe olan bir atlı vâdînin girişinden çıkıverdi. Harbeyi o adam fırlattı da tam kalbine isabet ettirdi ve adam yıkılarak düştü. Atüya asılıp iliştim ve: Allah için sen kimsin? diye sordum. KENDISINE YAKARDIĞI ZAMAN BU­NALMIŞA KARŞILIK VEREN VE BAŞINDAKI SIKINTIYI GIDERENIN ELÇISIYIM, dedi. Yükü ile beraber katın aldım ve salimen döndüm, ayette acik bir sekilde zor durumda kalan'a dua edince yardim edecegini soyluyor, baskasinada dua etmek caiz olsa idi, bana ve benim velilerime dua ettiginiz zaman yetisiriz derdi, halbuki boyle demedi, hasa boyle demek allah'la baska bir seyi ortak kosmanin ta kendisidir.
Burada goruluyorki bu salih adam o anda ey allhin kullari gelin beni kurtarin dememis ve olme tehlikesi ile karsi karsi ile kalsa bile sadece allaha yalvarmis ve allah'da onu kurtarmistir.
E: İyi bil ki, halis din ancak Allah'ındır. O'ndan başka birtakım dostlar tutanlar da şöyle demektedirler: "Biz onlara sadece bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz." Şüphe yok ki Allah, onların aralarında ihtilaf edip durdukları şeyde hükmünü verecektir. Herhalde yalancı ve nankör olan kimseyi Allah doğru yola çıkarmaz. Zumer3.
Bu ayetin tefsirini ibni kesir cok guzel bir sekilde aciklamistir, derki: Allah Teâlâ putlara ibâdet eden müşriklerin: «Onlara, sırf bizi Al­lah'a yaklaştırsınlar diye ibâdet ediyoruz.» dediklerini haber verir. On­lar kendi kanılarına göre melek şeklini verdikleri putlara yönelerek bu suretlere tapınmaktadırlar. Bu suretlere tapınmalarını meleklere tapın­ma derecesinde tutmaktadırlar. Güya onlar Allah katında kendilerine yakın olan dünya işlerinde, rızıklarında ve muzaffer kılınmalarında Allah katında kendilerine şefaatçi olacaklardır. Bu inançları onları bu putlara tapınmaya sevketmektedir. Âhiret yurduna gelince; onlar zâ­ten âhiret gününü inkâr etmektedirler. Zeyd İbn Eşlem ve İbn Zeyd'-den naklen Katâde, Süddî ve Mâlik, «Sırf bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye ibâdet ediyoruz.» âyetini şöyle anlatmaktadırlar: Onlar bize şefa­at etsinler ve Allah katında derece bakımından bizi O'na yaklaştırsınlar diye ibâdet ediyoruz. Yine bu sebepledir ki onlar, câhiliyyet döneminde haccettikleri zaman telbiyelerinde şöyle demekteydiler: «Buyur Rab-bımız, senin ortağın yok. Hem kendisine ve hem de mâlik olduklarına sahip olduğun sana ait bir ortak müstesna.» Eski ve yeni zamanlarda müşriklerin dayandığı yegâne şüphe budur. Allah'ın elçileri —Allah'ın salâtı ve selâmı hepsinin üzerine olsun— onlara gelmiş; bundan ken­dilerini alıkoyup men'etmişler, ibâdeti tek ve ortağı olmayan Allah'a tahsis etmeye çağırmışlardır. Bu durum müşriklerin kendiliklerinden uydurduğu bir şeydir. Yoksa Allah ne buna izin vermiş, ne de razı ol­muştur. Aksine buna buğzetmiş ve bundan men'etmiştir. «Andolsun ki her ümmete: Allah'a ibâdet edin ve putlardan kaçının, diye peygam­berler göndermişizdir.» (Nahl, 36), «Senden önce gönderdiğimiz her peygambere; Ben'den başka tanrı yoktur, Bana kulluk edin, diye vah-yetmişizdir.» (Enbiyâ, 25)

4-Sunnetden delil ise mesela:
A: İbn Ebu Ha­tim burada Kays İbn Haccâc kanalıyla... İbn Abbâs'tan rivayet edi­len merfu bir hadisi zikreder ki şöyledir: Allah'ı (emirlerini) koru ki O da seni korusun. Allah (m emirlerini) muhafaza et ki O'nu karşında bulasn. Bollukta Allah'ı tanı ki darlıkta seni tanısın. Bir şey istediğin zaman Allah'tan iste. Yardım ve imdâd dilediğinde Allah'tan yardım dile. Bil ki bütün bir ümmet, Allah'ın senin hakkında yazmamış oldu­ğu bir zararı sana eriştirmek üzere bir araya gelseler sana zarar vere­mezler. Allah'ın senin lehine yazmamış olduğu bir faydayı sana ulaş­tırmak üzere bir araya gelseler sana hiç bir fayda veremezler. Sahife-ler kurumuş, kalemler kaldırılmıştır. Yakın üzere şükürle Allah için amel et. Bil ki, hoşlanmadığın bir şeye sabırda çok hayırlar vardır ve zafer sabırla beraber, ferahlık sıkıntıyla beraber, zorluk kolaylıkla be­raberdir. Hadis sahihtir, tirmizi'dede gecer. Goruldugu gibi bir sey istendiginde nasilki allah rasulu sav allahtan iste diyor keza yardim ve imdadida ondan istettiriyor?
B: ibni kesir derki: İmâm Ahmed der ki… onun da Hü-ceym oğulları kabilesinden birisinden rivayetinde o, şöyle anlatıyor: Ben: Ey Allah'ın elçisi, kime duâ ediyorsun? diye sordum, şöyle buyur­du: Ben O tek Allah'a duâ ediyorum ki, sana bir zarar dokunduğun­da O'na duâ edersen, senden bu zararı savıp giderir. Sen,.çöl bir arazî­de yolunu kaybedip te O'na duâ ettiğinde, yolunu sana gösterir. Sana bir kuraklık isabet ettiğinde O'na duâ edersen, sana bitki bitirir. Ben: Bana vasiyette bulun, dedim, şöyle buyurdu: Kimseye sövme. Kardeşini güler yüzle karşılaman veya su isteyen birinin kabına kovandan su bo­şaltman kadar küçük bile olsa hiç bir iyilikten uzak durma. Baldırla­rının yansına kadar elbiseni uzat. Biraz daha uzun olsun dersen, to­puklarına kadar uzat. Elbiseni yerde sürümekten sakın. Zîrâ elbiseyi yerde sürümek kibir ve kendisini beğenmektendir. Allah Teâlâ hiç bir zaman kibir ve kendini beğenmeyi sevmez. Lutfen hadisi bir dusun ve anlmaya calis nasilki sadece allahtan istenecegini guzel bir sekilde acikliyor. Bu hadisten sonrada ibni kesir hadisin baska yollarindan konusuyor ve baska yollarda sahabenin adinin sarihen zikredilgini soyluyor, muracaat edilebilir.
C: hadiste soyle rivayet olunur: adem oglu oldugunde uc sey haric butun amelleri kesilir, kesilmeyen sadaka, miras biraktigi ilim, ona dua edecek salih bir ogul. Iste bu hadiste adem oglunun dunya ile alakasinin kopacagini ve hatta uc sey haric dunya hayatindan istifade edemeyecegi cok nettir, acaba siz bu ucunun ustune birde insanlar onlara dua ettigi zaman allahi birakip, hemen insanlarin isteklerini yerine getiriyor, diye bir seydemi ekliyorsunz acaba? acaba bu hadise nasil cevap veriyorsunuz? Veya dedigimi Kabul ediyormusnuz?
5- alimlerin sozlerinden bir kismini nakil edelim:
Burada alimlerin sozlerinin cok uzun olmasi nedeni ile zikrederken manasi ile ve kisaltarak zikretmeye calisacagim ve her alimin sozunden sonra hangi kitapta gectigini nakil edecegim'ki isteyen aslina donup tafsilatli bir sekilde meseleye vakif olsun.
A:imam ebulvefa ali bin ukayl el-funun adli eserinde, kagitlarin uzerine ey mevlam fulanca benim icin sunu bunu yap demeyi veya agaca dilek adamayi , kabirleri tazim etmeyi(sirke goturecek kadar tazim edip yuceltmeyi) ve OLULERDEN HACETLERINI GIDERMEYI ISTEMELERI , gibi seyleri sirk sayip , yapaninda kafir olacagni zikretmistir.
Ayrica hafiz ibni el-cevzi , telbisu iblis adli eserinde bu nakili ikrar ederek zikretmistir , iste umarim bunu cevaplarsin? ACABA SENCE IBNI CEVZI'DE HERKESE KAFIR DEYEN BIRISIMI??? Yoksa ibni cevzi tekfirci birisimi???
B: makrizi tevhid kitabinda allahtan baskasini allah kadar sevmeyi , ona dua etmeyi vb gibi seyleri sirkten saymistir.
C: ibni nehhas essafii,kebair adli eserinde , allahtan baskasi adina dilek adamak, agaca, vb'nin ustune bir seyler baglamak , ve bununla birlikte boyle yapinca bunun sifa verdigini veya adaklarini Kabul ettigini dusunmenin sirk oldugunu aciklamistir.
D: ibni kayyim serhul-menazil adli eserinde, olulerden bir seyler istemenin sirk oldugunu zikretmistir.
E: Hafiz muhammed bin abdulhadi essarimul menki adli eserinde peygamberimiz sav'i tazim ederek taki ilah sifatlarini ona nisbet etmeye baslarlarsa bu yaptiklari sirk olup dindende cikma oldugunuda zikretmistir.
F: el-fetava el-bezaziyye adli eserde(bu eser hanefi fikih kitaplarindandir) kim hocalarin ruhunun yanimizda oldugunu ve isittigini soylerse KAFIR OLUR, demislerdir.
G: sun-allah el-halebi el-hanefi'nin, suleyman bin Abdullah teysirul-azizil-hamid adli eserinde nakil ettigi bir fetvasinda, zamanindaki olulerden bir seyler isteyenler ve olulerin oldukten sonrada fayda verecek diyenler ve buna benzeri sozleri soyleyenlerin kendi vaktinde yeni turediklerini zikrederek, boyle yapanlarinda sirke dusecegini soylemistir.
H: hafiz ibni kesir, el-bidaye ve en-nihaye adli eserinde soyle der: putlara tapmanin asli , aslinda kabirler'de ve kabirlerde olanlar'da asiriya kacmaktan turemistir. Iste gordugun gibi hafiz ibni kesir burada nasilda kabirdeki'ler hakkinda asiriya kacmak putlara tapmanin ta kendisi oldugunu aciklamis? Kabirdeki o olu olan kisi hakkinda asiriya kacmak onlar'a dua etme'nin , onlarin yardim edeceklerine inanmak asiriya kacmanin ta kendisidir.
6- meseledeki icma: ibni teymiyye bir fetvasinda allah ile kendi arasina vasita koyan, onlara tevekkul eden, dua eden, bir seyler isteyen, ICMA ILE KAFIR OLMUSTUR, fetvasini vermistir. .
Bu fetvayi Kabul edercesine kendi kitaplarinda zikreden alimler pek coktur mesela: ibni muflih elfuru adli eserinde , Aladdin ebul hasen suleyman el-mirdavi el-insaf adli fikihtaki buyuk eserinde , el-mer-I el-kermi,gayetul munteha fi elcem-i beynel ikna-i vemuntehe adli eserinde , el-haccavi,el-ikna adli eserinde vb zikretmislerdir.
7-Sayin kardes: sizin yaziniza tekrar bir donelim ve evliyalarin savaslarda donecegini soylediginiz meseleye bir goz daha atalim ,bu konuda ibni teymiyye tevessul risalesinde, uzunca guzel bir sey soyluyor: el efendim gel beni kurtar vb gibi sozlerin sirk oldugunu soyluyor, ve boyle yapan turkler ve himdilileri bildigini soyluyor, ardindanda dunlarin bu insanlari cagirip sirk isledikten sonraki olan olaylardan uzunca bahsediyor, ve bu yaptiklari dualarinin karsisinda seytanlar o adamin kiligina girerek o kisilere gelip onlara yardim ettiklerini'de soyluyor, ve hatta bazilari kendisini (yani ibni teymiyyeyi) cagirirdiktan sonra, kendisinin sekline bir seytan girip onlarin istediklerini yaptigini soyleyenlerin olduguna zikrediyor, ve bu ve benzerlerinin sadece hurafat ve seytalarin allaha sirk kossunlar diye oynadiklari oyundan ibare oldugunu belirtiyor.
8- el-hallac demissin, neden acaba hallacin kim oldugunu arastirmadan hallaci sevmissiniz anlayamadim? Sana alimlerin buyuklerinden olan hafiz semseddin ez-zehebi'nin hallac hakkindaki sozunu aktarayim, siyer alami nubela adli eserinde hallacin:…ve muvahhidlerin seni muvahhidlestirmelerindenden sana beriyim(yani seni birleyenlerden sana beriyim ben seni birleyemem) sozunu zikrettikten sonra soyle diyor: ISTE BU MUNAFIKLIGIN TA KENDISIDIR. Ve hallaci bir kac cumle sonra: PEYGAMBERLERIN DUSMANI, Diye vasiflandiriyor, ve hallac hakkinda uzunca konusuyor ve fesadlarini belirterek onun bir munafik oldugunu, dinle alakasi olmadigini, peygamberimiz sav zamanindaki munafiklardan bir farki olmadigini, kisaca kafir oldugunu belirtiyor.
Simdi soruma cevap verirseniz sevinirim, sence zehebi'de benim mezhebime gore oldugu icin zehebi'demi dalaletde acaba? Odami insanlari tekfir eden bir sapik? Yoksa gercek itikadinda sorun olan kisiler onlar degilde siz misiniz? Bu cumlelerim uzerinde uzunca dusun umarim rabbim bize hakki gosterir.
Sanirim bu kadar aciklamanin yetecegini saniyorum , ve sayin kardes eger cevap verecekseniz, her sorunun cevabini net bir sekilde numaraladigim sekilde, ayni numarayi alin ve cevap verin, kusura bakmayin belki numaralari denk getirerek cevaplamada biraz sizi yoracagim icin.
ebu ubeyde el-merasli

okunduğunu ve ne yazdığını bile anlamayanlara

YAZIYI BAŞTAN SONA OKUMADIM ZATEN DEĞERLİ VAKTİMİ BU BOŞ VE DEĞERSİZ YAZI İÇİN AYIRMAM.YAZILAN YORUMLARIN Bİ KISMIN DA ARKADAŞ SORU SORUYOR CEVAP VEREN ŞAHIS SALLIYOR GÜYA CEVAP VERİYOR ÖLMÜŞ OLANDAN YARDIM İSTENECEĞİNİ İDDAA EDİYOR SORULARA CEVABEN YOK DOKTORDAN YARDIM ALMAZMISIN YOK OKULA NİYE GİDERSİN YOK NİYE BANKADAN KREDİ ÇEKERMİŞSİN FALAN FİLAN BOŞ BOM BOŞ LAFLAR MADEM İDDİAN ÖLÜLERİN DE YARDIM EDEBİLECEĞİ OZAMAN DÜNYADA YAŞANILAN LARDAN NEDEN ÖRNEK VERİRSİNSANA TAVSİYEM KUREYŞ MÜŞRİKLERİNİ İTİKADINI OKUYUP ÖĞREN SENİNKİNE NE KADAR BENZEDİĞİNİ VE HATTA EBU CEHİLİN DAHİ SENDEN İMTİNA EDECEĞİNİ GÖRÜRSÜN.ŞİRKTE EBU CEHİLLERİ DE SOLLADINIZ

Ölülerden yardım istenmez

Ölülerden yardım istenmez elbette. Böyle saçma şey olabilir mi, olursa da şirk olur zaten, Allah korusun. Sadece onların hürmetine istenir. Allah(cc) duamızı işitir ve icabet de eder. Ama hangimiz temiz bir kalple,temiz bir niyetle, vücudumuza haram gıda karıştırmamış olarak, temiz bir dille vs. dua edebiliyoruz ki; ki duanın kabul edilmesinin vesileleri bunlar. Bu vesile şartları bende bulunmadığından, o temiz mübarekler yüzü suyu hürmetine, Allah'ım dualarımızı kabul buyur diyoruz. Kötü mü ediyoruz, saçmalıyor muyuz, edepsizlik mi yapıyoruz, şirk mi koşuyoruz??

kur'an okurken o(AS), ebu

kur'an okurken o(AS), ebu cehil de parmakları ile kulaklarını tıkamıştı. Kurana gözünü kulağını gönlünü kapatan kimin sünnetini uygular?

CVP:okunduğunu ve ne yazdığını bile anlamayanlara

Kavramların ifade şeklini değiştirirsen taşıdıkları anlamda değişecektir..

EİNSTEİN öldü.. ya da geberdi. Neyse ama onun ortaya attığı teoriler hala ayakta.. Batı bilim dünyasının imamı azamı gibi. Emin ol bir çok bilim adamı en kritik noktada MEDED YA EİNSTEİN diyordur içlerinden.. Hey einstein koş gel buraya şunun ucundan tutuver demiyorlardır korkma.. Onlar senin kadar anlama kıtlığına sahip değiller.. Eğer einstein olsa idi bu konuda nasıl değerlendirilerdi.. Ondan ilham almak.. Onu model olarak almak.. Ona değer vermek.. Onu düşünmek.. Ekol olarak seçmek..

Allah dostlarını düşünmek, onları sevmek, onların mezarlarına ziyaret etmek neden sizi bu kadar rahatsız ediyor. Sizin yazdıklarınızı da bugün arabistanda vahhebiler savunuyor.. Bizi ebu cehil deyip onun arkasına saklanıp ondan meded uman sen acaba vahhabimisin?

anlayis kardes

sayin kardes yardim basligi ile yazilan yaziya verdigim cevabi okuyun umarim meseleyi daha iyi anlarsiniz

selam, selefilik diyorlar,

selam,
selefilik diyorlar, Ebu Hanife Hz.lerin daha iyi selefi nasil bulunacak.

diger mezhep imamlari son sahabi hayata veda ettikten sonra dunya ya tesrif ettiler.ama Ebu Hanefi Hz.leri oyle degil...yuzlerce sahabi dinledi ve goren gozleriyle gordu.son sahabi vedat ederken kendisi 47 yasindaydi.

saygilar,

ALLAH(C.C.)tan başkasından

ALLAH(C.C.)tan başkasından yardım istenmez,isteyen kafir olur diye kalem oynatanlara şaşarım.Kendileri sıkışık bir durumda kaldıkları zaman bir kuldan yardım istemezlermi.Aracım bozuldu,ev taşıyacağım,hastaneye gitmem lazım gibi.Böyle bir durumda bir kişiden yardım istedikleri zaman kafirmi olurlar.Azıcık düşünseler.

Ölen bir sahabi için buna

Ölen bir sahabi için buna Allh büyük ikramlar vermiştir. Diyene Peygamberimiz ne biliyorsun diye sorar. O sahbide derki Ya rasulallah bu arkadaşımız sürekli ibadet eder ve sninle savaşlara katılır.Allah buna ikram etmiyecekte kime edecek der. Bunu üzerine Peygamberimiz : Vallahi yarın rabbimin bana ne yapacağını bilmiyorum der. Yine bir ahkaf suresi 9.ayette Allahu Teala peygamberimize şöyle söylemesini emrediyor:9- Ey Muhammed! De ki: "Ben Peygamberlerin ilki değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben ancak bana vahyedilene tabi oluyorum. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.

Pekala sayın hocam bunlara nasıl yorum katacaksın. Ayetlerin manalarını kendine göre yorulayarak insanların inançlarıyla oynamayın lütfen. Ayetlerde ne varsa ve peygamberimiz bunu nasıl anlatmışsa öyle yapın. Çünkü bizim görevimiz bu ikisini anlamktır.Yoksa kendi görüşlerimizi sunmak değil

peki birşey merak ediyorum

peki birşey merak ediyorum bu soruma lütfen biri cevap versin. yazıyı baştan sona çok dikkatli okudum. herşey tamam Allah Günahsız Bir Dille Dua Edenin Duasına İcabet Ediyorsa Bizlerde O Büyük Evliyalar Kadar Allaha Yakın Degil ve Onlar Kadar Günahsız Degiliz Diye Onları Vesile Kılıyorsak. Akla Şu Soru Gelmez Mi? " Arkadaş benim ettigim dua kabul olmuyor çünkü günah bataklıgı içindeyim. E ben bu büyük zaattan himmet şefaat istedim. Bu Zaat madem beni duyuyor ve madem Allahın sevdiği bir kulu o zaman buda benim günahkar oldugumu bilir ve Allahın duamı kabul etmedigini bilir. Allahtan benim affedilmemi veya istedigim bir işin olmasını isterken hiç utanmaz mı ? Ben zaten Allahtan istedim o bana nasip etmedi? Araya Aracı Olarak Girmeye Kim Cesaret Eder? Ve Neye Göre Cesaret Eder? Şimdi Diyeceksiniz İbadet Edip Ondan Hasıl Olan Sevabı O büyük Zaata Armagan Ettik. Onuna Hoşuna Gitti Allahtan İstedi. Zaten Ölmüş Ve Cennete Girecegi Kesin Olan Bir Evliyanın veya Peygamberin Sevaba İhtiyacı Varmıdır? Ve Birde Hasıl Olan Sevabı Başkasına Devretmekle İlgilide Bilgi İstiyorum Lütfen Bana cevap Yazsın birileri bu soruları tüm içtenligimle soruyorum.

CVP:peki birşey merak ediyorum

Ya rab imam gazali hazretlerinin yüzü suyu hürmetine bu yorum sahibine hidayet ver. ilim ver..

Anlatımlar farklı olsada imam gazali gidip benim adıma Allah'a yalvarmıyor! Siz yalvarıyorsunuz.. Fakat bu duada göremediğiniz püf nokta, acziyetinizi fark etme ve imam gazali gibi bir zaata farkına varmadan verdiğiniz değer..

Şirk ile alakası olmadığını anlayabilmek için farklı bir örnek: Günahkarım diyorsunuz. Örneğin göz zinası yaptıgını ve haram yemekten korkmadığınızı düşünelim.. yani günah işliyorsunuz. Bir gün imam gazali hazretlerin ihya kitabını buldunuz ve canınız sıkkın bir iki sayfa okuyayım dediniz. tam da günahkar oldugunuz mevzularda anlatmış anlatmış.. ve sizi ikna ediyor siz tevbe ediyorsunuz..

İmam gazali öleli bin sene olmuş. Mezarından kalkıp gelip size işlediğiniz günahın zararlarını anlatmıyor.. o eserleri ile size ışık oluyor. Ve siz onun yazdığı eser sayesinde hatanızı görüyorsunuz ve doğru yolu buluyorsunuz..

Şimdi imam gazali size ARACI oldu.. yazdığı kitap ile aracı oldu diye şirk koşmadığınız gibi dua ederken böyle mübarek bir zaata vesile kılmanız de şirk olmaz.. çünkü ayette: herkes hoşnut oldukları ile beraberdir buyuruyor rabbimiz.. Siz imam gazali gibi değerli zaatlarla haşir neşirsiniz ki dualarınızda bile olsa hatırlıyorsunuz... Bir de haşa TARKAN'ı zeki müreni düşünürken dua etseniz ne olurdu haliniz..

http://www.empoze.net/node/8

Hz Meryemden bana himmet

Hz Meryemden bana himmet etmesini istesem ne olur?

CVP:Hz Meryemden bana himmet

oldu olacak direk hz. ademden iste..

Himmet; hidayet sonrası hidayetin sürekliliğidir. Hidayete ermeyen himmet bulamaz.. Hz. Meryem ile alakalı kuranı kerimdeki kıssalar sizin hidayetiniz için vesile olabilir.. fakat himmetiniz olamaz.

Siz önce HİDAYET'e ermeniz için rabbinize bol bol dua ediniz..

Öncelikle Ettiğin Dua

Öncelikle Ettiğin Dua İçin Teşekkür Ederim. Allah Razı Olsun. Amin. Fakat Kardeşim Ben İçtenlikle Sordugumu Söyledim. ve Sen Yazıyı Tam Anlamıyla Okumadın Sanırım. Ben Türbelere Gidip veya Başı Sıkışınca Himmet İsteyen İnsanlardan Bahsediyorum. Mesela Aniden İçine Sıkıntı Girdi Bir Kaza Oldu Veya O An Yardım Dileyeceksin. Yetiş Ya Gavsi Geylani Dedin veya Yetiş Ya İmam Gazali Veya Herkimse Şeyhin Ona Yetiş Veya Dua Buyur Veya Herne Dediysen. Bu Zaatın Sana Allahın İzni İle Yetişmesi Ve Yardım Etmesi İçin SEBEB Nedir? Bunu Anlamıyorum Yoksa Senin Dediklerin Mantıklı Tabiiki O Büyük Zaatların Kitaplarını Okuyarak Hidayete Ulaşabilirsin. Bu Farklı Bir Olay. Ki Ben Bunu Soru Olarak Soruyorum Cevap Olarak Yazmıyorum Bilmedigimden Cahilligimden Yazıyorum.

Allahtan başkasından yardım dilenmez

Kardeşim burda yazılanların hepsi kuranı kerimle birebir zıttır. Sen sadece Allaha tevekkül et sadece ondan yardım iste. Allah kuluna şah damarından daha yakındır araya kimse giremez. Burda anlatılanların hiç bir delili yoktur. Bir kaç ayet ile olay kafanda daha iyi netleşir sanırım. Selam ve dua ile...

Kendisine dua ettiği zaman zorda kalmışa cevap veren ve başa gelen kötülüğü kaldıran, sizi yeryüzünün halifeleri kılan mı? Allah ile birlikte başka ilah mı var!? Ne kadar az düşünüyorsunuz! Neml-62

İyi bilin ki, halis din yalnız Allah'ındır. Onu bırakıp da başka dostlar edinenler, "Biz onlara sadece, bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz" diyorlar. Şüphesiz Allah ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez. Zümer-3

Andolsun, eğer onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan elbette, "Allah", derler. De ki: "Peki söyleyin bakalım? Allah'ı bırakıp da ibadet ettikleriniz var ya; eğer Allah bana herhangi bir zarar dokundurmak isterse, onlar Allah'ın dokundurduğu zararı kaldırabilirler mi? Yahut Allah bana bir rahmet dilese, onlar onun rahmetini engelleyebilirler mi?" De ki: "Allah bana yeter. Tevekkül edenler ancak O'na tevekkül ederler." Zümer-38

Onlar, Allah’tan başka kendilerine zarar veya fayda veremeyen birtakım nesnelere ibadet ediyor ve “Onlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir” diyorlar. De ki: Böyle bir şey olacak da Allah bilmeyecek ha! Ne o, yoksa siz Allah’a göklerde ve yerde olup da bilmediği şeylerin varlığını mı haber vereceğinizi iddia ediyorsunuz? Hâşâ! O, onların iddia ettikleri her türlü ortaktan münezzehtir, yücedir. Yunus-18

"Yalnız Sana ibadet eder, yalnız senden medet umarız." Fatiha-5

“Hiç O’ndan başka tanrı edinir miyim! Zirâ Rahman bana zarar vermek dilerse, onların şefaati fayda etmez, hem kurtaramazlar da...” Yasin-23

Tuttular, Allah’tan başka tanrılar peşine düştüler, güyâ ki yardıma nâil olacaklar!
O putlar kendilerine yardım edemezler, nasıl olur? Zaten bunlar, onlar için hazırlanmış askerler! Yasin74-75 (Şirkin asıl çelişkisi şuradadır: Müşrik, putundan yardım bekler; amma aslında müşriğin yardımı olmasa put varlığını devam ettiremez. Hazır kuvvet halinde nöbettarlık, bekçilik eden putperesttir ki, şirki devam ettirir. Yani o ona asker, öbürü buna asker! Âyet-i kerime bu iki anlamı mükemmel bir tarzda toplamaktadır.)

CVP:Allahtan başkasından yardım dilenmez

Okulda derstesin örneğin matematik dersi bir konuyu anlayamadın otur dua et Allahtan yardım iste.. Neden hocaya sorup hocam bunu anlayamadım diyorsun? Zaten neden okula gidiyorsun ki Allahtan yardım iste o sana direk yollar.. Çalışmada rızk için endişelenip gece gündüz çalışıp neden yoruluyorsun otur Allahtan iste..

Güzel kardeşim iş lafa gelince laf ebeliğinin alasını yapıyorsunuz. İki ayet yapıştırtıp kendi yorumlarınızı sayfalarca altına döküyorsunuz.. Sizin gibi düşünmeyenlere de kafir putperest vs. diye damgalıyorsunuz..

Al sana mantık sizin zeka yapınızla okula giden öğrenci de allahtan başkasından beklenti içinde oldugu için putperest oluyor.. Neden okur neden üniye gider insan? daha iyi iş sahibi olmak daha cok para kazanmak için.. Neden araba alırsın? neden bankadan yardım ister kredi çekersin? neden kreid kartı kullanırsın? neden marketten alırsın? neden yolda giden arabaya el kaldırır şöfüründen yardım isteyip hastanı acil hastaneye götürmesini istersin?

haa neden Allahtan başkasından yardım isteyip amaliyat masasına yatarsın?

buraya eklediğin yorumu sen kendin düşündüğün için yazmıyorsun senden önceki insanların ortaya attıklarını bize kopyala yapıştır yapıyorsun sadece.. Sonrada Allahtan başkasından yardım istemeyin diyorsun.. Kavramların terimlerin ırzına geçip sonra da namus dersleri veriyorsunuz..

Anlayıp kavramaya çalışmak yerine böyle kavram kargaşası yapmaya çalışıyorsunuz.. İnsanların akıllarını sulandırmaya çalışıyorsunuz. Allah akıl fikir versin.

1.Peygamber(as) Taifte

1.Peygamber(as) Taifte taşlandığında,mekkeli bir müşrikten eman istedi onun himayesinde mekkeye girdi. Peki niye kabe nin mimarı Hz. İbrahimden himmet istemedi
2. Hz. Hüseyin kerbelada okadar ehli beyt öldürülürken himmet istemedi dedesinden?
3.Hz Ali Muaviyeye karşı niye himmet istemedi?Yada savaşan bunca sahabi rabıta kurup peygambere nitye sormadı hangisi haklı diye?

CVP:1.Peygamber(as) Taifte

Rabıta yardım istemek değildir. himmet farklı şey rabıta farklı şeydir.. Rabıta sadece iç huzurdur. Kalplerin huşu bulmasıdır. Motivasyon için bir vasıtadır. Konsantrasyonu artırıcı bir etkendir. Rabıtada bunun ötesinde bir fonksiyon aramak ya da beklemek kişiyi hataya sürükler.

Himmet, hidayetin farklı bir anlamıdır. Aradaki fark ise hidayet ilk adımdır, başlangıçtır.. Himmet ise o hidayetin sürekliliği devamıdır.

Manevi olgunluk ile maddi olayların gerçekleşmesi sürecini karıştırmamak gerekiyor..

Allah'tan başkasından yardım

Allah'tan başkasından yardım dilenmez evet. Ama buradaki ölçü insanların güç yetiremeyeceği şeylerde insandan istemektir.Yanında olmayan kişiye ( yanında olmayan kişiye nasıl duyurursun? buna açıkça dua denir ) yetiş ya bilmem kim demek şirktir.Yani kuyuya düştüğünde oradan geçen birine seslenmek yardım istemek, kuyudan uzakta olan birine dua ederek yetiş demek şirk olabilir Allah korusun

CVP:Allah'tan başkasından yardım

Allah o kişiye bu yetkiyi verdi ise ne yapacaksın? Örneğin Hz. Hızır a.s. düşünelim..

Yetiş ya hızır desem ben müşrik mi olacağım? Allah ona zaten bu yetkiyi vermiş..

Boşuna mı demişler, kul dara düşmeden hızır yetişmez diye.. Nasıl ki Allah peygamberi Hızır a.s. ma böyle bir yetki verdi ise aynı şekilde Evliyalarından da kıyamet sabahına kadar yetkilendirdiği kulları da vardır. Sen o kulları inkar ettiğin için hızır a.s. mı inkar etmediğin sürece KAFİR olmazsın evet.. ama ben de inandığım için ASLA müşrik olamam.. Çünkü Allah HIZIR peygamberin hikayesini bizzat yüce kitabında anlatır.. Eğer sen bana müşrik dersen kendin dinden çıkma ihtimali ile karşı karşıya kalırsın..

Meded ya seyyid Abdulkadir geylani..

CVP:Öncelikle Ettiğin Dua

Bu konu araştırılabilir fakat altında kötü niyet aramamak lazım. Eline toplu iğne batsa insan anam der.. Çay dökülse yandım anam der.. Ölüp gitmiş olsada yaşlı anası yine ANAM der..

Bir de manevi boyutları vardır. Mesela HIZIR a.s. düşünelim. O aramızda ve vazifesi başında. Buna benzer Bazı evliyaullah için de manevi vazifelerinin olduğuna dair inanç vardır. Yaşayan bilir..

nerye bu gidiş

s.a deyerli kardeşlerim bir mümün eyer allahtan başka kayıtsiz şartsız kannun koyuculugu, birilrine verrirse sadece alllahın rab sifatını allaha şirk koşmuş olur. eyerki rızık vericiliyi allahtan başkalarını biliirse bu sıfatla allaha şirk koşmuş olur. yine aynen şifa vermeyi doktordan falandan filandan bilirsa allahın eş. şafi sıfatına eş koşmuş olur. buryakadar bir ihtirazınız varmı muahtamelen olamaz, peki ben derimki başınız dara düştüyü zaman ölülerin size yardım edeceyinize inanaırsanız o zaman allahcc zatı sıfatları olan HAYAT.İLİM İRADE SEMİ BASİR .SIFATLARINA ŞİRK KOŞMUŞ OLURSUNUZ NASILMI KAFASI ALMAYANA ANLATIRIM.

şu yazılan yazıda hangi

şu yazılan yazıda hangi ayet hangi hadis delildir ey kardeşlerim.Allah ayetinde biz kuranı ölülere indirmedik.onlar işitmez duymaz anlamazlar demiyor mu?Allah kuran da : ben size şah damarınızdan yakınım.bana dua edenin duasına icabet ederim.o halde onlar da iman etsinler derken.bize bizden daha yakın olan bize canımızdan daha yakın olan Allah kendisine dua edene icabet edeceğini buyuran Allah sizin şu saçmalığınızı kabul buyurur mu?Allah size hidayet nasip etsin

Allah yolunda

Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin. bilakis onlar diridirler, lakin siz ANLAYAMAZSINIZ.

Rabbim siz anlayamazsiniz diyor, siz tersini iddia ediyorsunuz, sizemi Rabbimemi inanayim?
ne Rasulullah saw. ne sahaba nede 4mezheb imami tewessül yaptilar, siz hangi dinin takipcilerisiniz? ben peygamberimin yaptigi ibadet tarzindan baska ibadet gelistiremem, sizde ki cesarete HEYHAT!!!!!!!!!!!

Allah sizi islah etsin.

tevssül gerçeği

slm alykm kardeşler öncelikle şunu söyliyeyim bu meseleler derin ve şer i bilgilerle açıklanması gereken alimlerin iştihatlayla cevaplanması gereken meselelerdir yukarda geçen ve delil olarak gösterilen hz. ömerin ibni abbası vesile kılması nasıl oluyorda resulullah dışındakilerlede tevessül olunuru ispat etmek için olsun esasen bu mümin lerin dualarıyla birbirlerinden yardım istemesine bir delildir ve şu arkadaşın söylediği pirim şeyhım meselesi hiç birşey bilmiyormusun şeyh büyük demek pir kurucu ve önder demektir şimdi senin söylediğin şeyhım himmet kelimesi bunlara benziyormu allah işitendir görendir eğer allah dilerse istediği herşeyle tevessül edilir lakin imamı azam ebu hanife buyuruyorki ben allah azze ve cellenin kendi sıfatlarının dışında birşeyle tevessül edilmesini çirkin buluyorum diyor dua ile tevssül caizdir vesselam

kardeslerim vehhabilermi

kardeslerim vehhabilermi selefilermi bilmem ama onlarda kabirde azabın oldugunu kabul ederler ben onlardan bazı kişilerle tartıstım ve onlara kuran ve hadislerde gecen delil bulamadım onlar delil istiyolar hangi sahabe yapmış peygamberimiz s.a.v. vefat ettikten sonra bile sahabeler yardım istememiş diyolar ve onlara verilecek delil bulamadım kuran ve hadisten siz biliyomusunuz varmı bir delil. varsa yazarmısınız

Vehhabilik sapıtmışlıktır.

Evvela selamun aleyküm. Feridun Özdal kardeşimin yaptığı doğru yorumdan dolayı tebrik eder, dualarına mazhar olmak isterim. Vehhabilik, sapıtmışlığın simgesidir. Onlara göre herkes kafir, kendileri mü'min oluyor. Bediüzzaman Hazretleri, Abdulkadir Geylani Hazretleri, İmam-ı Rabbani... Ve daha nice nice alimler onlar tarafından acımasız ithamlara tabi tutuluyor.Kabirden yardım istemek veya şefaat konusunu reddetmek onların şiarıdır. Onlara göre, bunları işleyen şirktedir. Ve ayet, hadislere belli belirsiz manalar verip olayda kendilerinin haklı gösterirler. Tabi vehhabiliğin nerden geldiğini bilmezler mi, böyle konuşmaya devam ederler?

Teşekkür ederim zehili.org.

Selam ile..

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><b><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

DOĞRULAMA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Resimde gördüğün harfleri sırayla yaz
Google
 

Anket

Sinema ve dizilerin islami yaklaşımını nasıl buluyorsunuz?:

Sünnet . islam . iman . Kur'an-ı Kerim . kıyamet alametleri . Din ve Inanc . Ehli Sünnet . Mehdi . Hadis . Dört incil . Mezhep . cennet . Hıristiyanlık . eshab-ı kiram . tevhid . iman esasları . cinler . Hıristiyanlar . mezhepsizler . cehennem . küfür . ehli sünnet alimleri . ehli sünnet itikadı . mezhepler . amel . isa'nın gökten inmesi . Mehdi'nin çıkış alametleri . ahir zaman . din tahripçileri . eshaba dil uzatmak . islam düşmanları . mezhepsizlik . islam alimleri . incillerdeki çelişkiler . peygamberler . cennetlikler . mümin . sapık fırkalar . hak mezhepler . eshabı kötülemek . eshabı kiramı sevmek . kader . Sinoptik inciller . Hz. isa'nın mucizeleri . mezhebe uymak . eshabı hayırla anmak . Allah'ın sıfatları . Kitab-ı Mukaddes . Hıristiyan inancı . inanç . incil . vehhabilik . ehli sünnet vel cemaat . hadisi şerifler . Yeni Ahid . Muharref inciller . cin . ahiret günü . Müminler . eshabı kiramın üstünlükleri . peygamberimiz . Hıristiyan dünyası . vaaz ve nasihatleri . çarmıha gerilmesi olayı . Kuran ayetleri . Mehdi’nin ortaya çıkışı . islam'ın hakimiyeti . PKK . Ermeni Sorunu . din düşmanları . şirk . ilim . ehli sünnet yolu . Kuran . kadere iman . Yahudiler . tahrifat . Yuhanna incili . Allah'a iman . Misyonerler . mirac . ashaba muhabbet . ashab . müslümanlık . mezhep imamları . itikad . Hz. isa'nın sözleri . hadisler . iman etmek . Ehli sünnet mezhebi . irade . kıyamet günü . hesap günü . kaza . hayırlı amel . Tutku filmi . insanların hayırlısı . eshabı kiramın fazileti .

Son yorumlar